11. Hukuk Dairesi 2013/18389 E. , 2014/7522 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ VEKİLİ : AV. ... VEKİLİ : AV. ... Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/09/2013 tarih ve 2012/212-2013/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki
**11. Hukuk Dairesi 2013/18389 E. , 2014/7522 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ VEKİLİ : AV. ... VEKİLİ : AV. ... Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/09/2013 tarih ve 2012/212-2013/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 2007 yılında dava dışı... Çalışgüven firmasına oto yedek parçası satarak karşılığında ... Pozcu Şubesi'ne ait 19.000 TL değerli iki çek aldığını, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine yapılan suç duyurusu sonunda çek keşidecisi gözüken... Çalışgüven'in 1980 yılında öldüğünün tespit edildiği, 3167 sayılı Yasa'nın 2. maddesi gereği bankanın gerekli dikkat ve özeni göstermeden çek karnesi verdiğini ileri sürerek 19.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin üzerine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının özel yasalarla imtiyazlandırılmış para hüviyetinde olan çek basma yetkisi verilmiş olması nedeniyle, gerek Bankacılık Yasası, gerek Çek Yasası ve gerekse TTK'nın 20. maddesi gereğince davacıya göre daha büyük bir sorumluluk altına alındığı ve kendisine sunulan belgeler üzerine rutin inceleme yaparak sonucu gidip çek karnesi vermiş ise de bilahare çek karnesi verilen kişinin çek karnesinin verildiği tarihten 17 yıl önce vefat ettiği, bu haliyle bankanın gerekli istihbarat çalışmasını elindeki tüm imkan ve personeli göz ardı ederek yapmadığı, sunulan belgelerde TC Kimlik numarasının elle yazılmış olmasının şüphe oluşturmasına rağmen bunun peşinden gidilmediği ve yetersiz araştırma ile çek karnesini ölmüş bir kişi adına düzenleyerek çekin tüm yasal yolları tüketildikten sonra sabit olan karşılıksız kalmasına ve davacının zarara uğramasına sebep olduğu ve bu zarardan sorumlu olması, sorumluluğun çoğunun da kendisinde olması gerektiği, davalıya göre daha zayıf ve daha az imkana sahip olan davacının da ticari ilişkiye girdiği kişilere yönelik belli bir araştırma yükümlülüğü bulunduğu, buradan hareketle davacının da 17 yıl önce ölmüş bir kişi adına düzenlenmiş çeki teslim almasında kusurlu olduğu, çalıştığı iş koluna istinaden esnaf arasında yapacağı bir araştırma ile çek sahibine ilişkin bir kısım bilgilere ulaşabileceği, ancak bunda ihmali bulunduğu, ihmalinin ise bankaya göre daha az olması gerektiği, bu itibarla emsal karar da göz önünde bulundurularak davacının 1/4, davalının da 3/4 kusur izafesi ile meydana gelen zararda sorumlu oldukları gerekçesiyle, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davalı bankanın kusur oranına karşılık gelen miktar olan 14.250,00 TL'nin davalıdan tahsiline, manevi tazminat istemi yönünden karar kesinleşmiş olduğundan infazda tereddüt oluşmaması nedeniyle bu kararın da aynı şekilde kararda yeri verilmesi gerektiğinden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 730,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.