T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/217 Esas KARAR NO : 2026/115 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/12/2018 KARAR TARİHİ : 09/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 21/12/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; 15.09.2012 tarihinde ...' de, sürücü ...' in kullandığı ..…
T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/217 Esas KARAR NO : 2026/115 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/12/2018 KARAR TARİHİ : 09/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 21/12/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; 15.09.2012 tarihinde ...' de, sürücü ...' in kullandığı ... Plakalı araçla, müvekkili ...' ın kullandığı ... Plakalı araca çarptığını, kazada müvekkilinin ağır yaralandığını, müvekkilinin uzun süre tedavi gördüğünü, kaza sonrasında bedensel ve psikolojik sorunların olduğunu, maluliyet tazminatı talebi, bakıcı ve tedavi gideri talebi ile manevi tazminat, faiz talebinin bulunduğunu beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 25/02/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından Sosyal Güverilik Kurumuna geçiçi İş göremezlik ödeğnesi olarak 28.12.2012 tarihinde 1.066,56 TL ödeme yapıldığını, dosyada yapılan medikal inceleme neticesinde sağlık kurulu raporunda özür oranı bildiriminde bulunulduğunu kazazedenin geçirdiği trafik kazası arasında nedensellik bağının bulunmadığını, davacının davadan önce müvekkili şirkete başvuruda bulunduğunu, talep sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, davanın reddine, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -Aktüerya bilirkişi ...'ın sunduğu 03/12/2025 tarihli bilirkişi raporu, -ATK 2.Üst Kurulu'nun 04/08/2025 tarih ... sayılı maluliyet raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava; 15/09/2012 tarihinde gerçekleşen trafik kazasına bağlı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı, tedavi gideri tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Mahkememizin ... sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü kısmen reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi'nin 2022/1449 Esas - 2025/235 Karar sayılı 13/02/2025 tarihli kararı ile Mahkememiz kararı "..Mahkemenin hükme esas aldığı ATK maluliyet raporunda bakıcıya ihtiyacı olup olmadığı hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacının başka birinin yardımına ihtiyaç duyup duymayacağı konusunda ATK'dan rapor alınması gerektiği halde doktor bilirkişi raporu ile yetinilerek geçici bakıcı giderinin talebinin reddine karar verilmesi, davacının ücretinin araştırılmamış olmaması, geçici iş göremezlik tazminat raporunun aktüerya bilirkişi yerine bu konuda uzmanlığı olmayan doktor bilirkişiden alınması doğru olmamıştır.. Manevi tazminatın belirlenmesinde kriterlerden biri de yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile maluliyet oranıdır. Daire kararının kapsam ve şekline göre; maluliyet raporu alınması gerekmekte olup bu halde maluliyet netleşmeden manevi tazminatın belirlenmesi eksik incelemeye dayalı olduğundan manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf itirazı yerinde görüldüğü..." gerekçesiyle kaldırılmış ve yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkememize gönderilmiştir. Bozma kararı doğrultusunda Mahkememizce verilen 25/03/2025 tarihli tensip ara kararı gereğince, davacı asilin maluliyetinin tespiti için dosyanın ATK'ya gönderilmesine karar verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan 04/08/2025 tarih ... sayılı ATK 2. İhtisas Dairesi raporunda: ".... kızı 02/06/1978 doğumlu, ...’nın 15/09/2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı,..." yönünde kanaat bildirilmiştir. Dosya kapsamında yer alan 06/01/2020 tarih 16328 sayılı ATK Trafik İhtisas Kurulu raporunda: "...Davalı sürücü ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı ... ...'ın kusursuz olduğu ..." sonucuna varılmıştır. Mahkememizce re'sen seçilen Aktüerya uzmanı ... tarafından hazırlanan 03/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...15.09.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'nın Geçici iş göremezlik dönemindeki maddi zararının = 1.909,25 TL. olduğu,(hüküm altına alınan 1.890,52 TL) ATK tarafından kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı %0 olarak belirlendiğinden, davacının sürekli iş göremezlik dönemi için maddi zararının söz konusu olmayacağı, ATK tarafından kazalının bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden bakıcı gideri nedeniyle maddi zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, Belirlenen zarar tutarının zorunlu trafik sigorta poliçesi limitleri içinde kaldığı, BAM kararından önce hekim bilirkişi tarafından düzenlen raporda davacının tedavi gideri zararının 800,00 TL olarak belirlenerek hüküm kurulduğu ve bu hususun kaldırma kararı dışında kaldığı, Sayın Mahkemece sigorta şirketi yönünden 03.07.2018 temerrüt tarihinden, sürücü yönünden 15.09.2012 kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olup, bu hususun BAM kaldırma kararı dışında kaldığı,.." yönünde rapor alınmış, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere, maluliyet ve kusur raporlarına da uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış, hesaplanan maddi zararından davalı sigorta şirketi tarafından karşılanan 1.066,56TL geçici iş göremezlik tazminat mahsup edilerek, 1.909,25TL geçici maluliyet ve 800,00TL tedavi giderinin olduğu belirtilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış aşağıdaki şekilde maddi tazminata hükmedilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. Maddesi, ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalı yakınlarına verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez ve yine 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde gözönünde bulundurulması gerekir. Bu açıklamalar ışığında somut olayda, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, maluliyetin tespit tarihi, tarafların kusur durumları ile davacının %0 maluliyet oranı dikkate alınarak davacı lehine 3.000,00TL manevi tazminata hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile; a) 1.909,25TL geçici maluliyet tazminatının ZMMS tarife limitiyle sınırlı sorumlu ... Sigorta A.Ş'den 03/07/2018 tarihinden, diğer davalı ...'den kaza tarihi olan 15/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, b) 800,00TL tedavi giderinin ZMMS tarife limitiyle sınırlı sorumlu ... Sigorta A.Ş'den 03/07/2018 tarihinden, diğer davalı ...'den kaza tarihi olan 15/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, c) Bakıcı gideri tazminatı talebinin REDDİNE, d) Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE, e) Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 3.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15/09/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-)Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 76,85TL harç ile 9,26TL ıslah harcı olmak üzere toplam 86,11TL harcın mahsubu ile bakiye 645,89 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 3-)Manevi tazminat yönünden alınması gerekli harç miktarı 732,00TL olup, peşin alınan 76,85TL harcın mahsubu bakiye 655,15TL harcın ...'den alınarak davacıya verilmesine, 4-)Bozma sonrası davacı tarafından yapılan 7.000,00TL bilirkişi ücreti, 5.850,00TL ATK rapor ücreti, 2.107,5TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 14.957,50TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 7.100,32TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, manevi tazminat yönünden AAÜT gereğince hesaplanan 3.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 6-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, maddi tazminat yönünden AAÜT gereğince hesaplanan 2.709,25TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-)Davalı Sigorta Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Maddi tazminat yönünden AAÜT 13/3 maddesi gereğince hesaplanan 2.709,25TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak mezkur davalıya verilmesine, 8-)Dosyada artan gider avansının kararın kesinleşmesi ve istek halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/02/2026 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır