7. Hukuk Dairesi 2023/4238 E. , 2023/5160 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/57 E., 2023/201 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında görülen mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tar…
**7. Hukuk Dairesi 2023/4238 E. , 2023/5160 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/57 E., 2023/201 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında görülen mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkiline ait 4 kapı numaralı taşınmazın davalı tarafından hiç bir akdi ilişkiye dayanmadan işgal edildiğini belirterek, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili beyan dilekçesinde, müvekkilinin ...’te bulunan dava konusu yerde hiç oturmadığını, 15 yıldır Arnavutköy’de oturduğunu belirterek, davanın husumetten reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI 1. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın husumetten reddine dair verilen 22.11.2018 tarihli karar hakkında, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalıya yapılan ilk tebligatın dava konusu yerde oturmadığı veya tanınmadığı için değil, adres kapalı olması nedeniyle iade edildiği, adres kayıt sistemine göre Arnavutköy olarak belirtilen adresin 2018 yılından sonra beyan edildiği, dosya içinde bulunan elektrik ve su aboneliklerinin davalının anne ve babasına ait olduğu belirtilerek, yeterli araştırma yapılmadığından davanın yeniden görülerek bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine gönderildiği anlaşılmıştır. 2.Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonunda, 19.11.2019 tarihli kararı ile; el atmanın önlenmesi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil yönünden taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar hakkında, davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2020 tarihli ve 2020/171 Esas, 2020/1047 Karar ... kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 28.09.2021 tarih ve 2021/3375 Esas, 1197 Karar ... ilamı ile "...Somut olayda, davacı vekili 01.02.2017 tarihli dava dilekçesinde delil olarak; dava konusu taşınmaza ait tapu kaydı, kroki, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık deliline dayanmış, mahkemece tanık listesinin sunulması istenildiğinde tek tanık ismi verilmiş ve davacı tanığı duruşmadaki beyanında, dava konusu evin kim tarafından kullanıldığını bilmediğini ifade etmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde, açıkça dava konusu taşınmazın su ve elektrik aboneliğine dayanmadığı halde, yukarıda açıklanan taraflarca getirilme ilkesine aykırı olarak, 10.04.2018 tarihli 4. celsede, mahkemece re’sen İSKİ, İGDAŞ ve BEDAŞ’a ayrı ayrı müzekkere yazılarak, dava konusu taşınmaza ait abonelik kayıtlarının kimin üzerine olduğunun bildirilmesi istenerek, bu delile göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B.Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin, 08.12.2021 tarih, 2021/475, 2021/888 E. - K. ... davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. C. İkinci Bozma Kararı Dairemizin 05.10.2022 tarihli ve 2022/1978 Esas, 2022/5850 Karar ... ilamı ile; ‘‘...Dairemizin 28.09.2021 tarih ve 2021/3375 Esas, 1197 Karar ... bozma ilamı üzerine mahkemece 11.11.2021 tarihli tensip zaptı düzenlenmiş, 08.12.2021 tarihi duruşma günü olarak tayin edilerek bu tarihte celse açılmıştır. Hem davacı hem de davalı tarafın mazeret dilekçeleri üzerine mahkemece mazeretin kabulüne karar verilmiş; ancak tarafların yokluklarında hüküm kurulmasına dair talepleri olmadığı halde esasa yönelik hüküm tesis edilmiştir. Mahkemece mazeret kabul edildiğine göre uygun bir duruşma günü belirlenerek taraflara tebliği ile geldikleri takdirde huzurlarında duruşmanın icra edilmesi gerekmektedir. Aksi hal HMK’nın 27 nci maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil edecektir. Bunun yanında, HMK’nın 373 üncü maddesi gereğince tarafların bozma kararına ilişkin beyanları tespit edilmeden hüküm kurulması da doğru değildir...’’ gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D.Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Dosya safahatinde hükümler birbiri ile çelişkili olsa da davalının taşınmazdaki haksız kullanımının sabit olduğunu, bu nedenle ecrimisilin reddinin doğru olmadığını, 2. Mahkemenin 19.11.2019 tarihli kararı ile men’i müdahale yönünden karar verilmesine yer olmadığı kararına karşı davalının temyiz veya istinafı olmadığını, bu nedenle sonradan bu talep yönünden de ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, 3. İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, 4. İkinci bozma kararı sonrası yeniden keşif ve tanık taleplerinin haksız şekilde reddedildiğini, 5. Karar verilmesine yer olmadığı kararı ile maktu vekalet ücreti hesaplanacakken iş bu red kararı ile davalı lehine gerekmediği halde nispi vekalet ücretinin hesaplanmasının mağduriyetlerine sebep olduğunu beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Temyize Cevap Davalı vekili; davalının dava konusu taşınmazda ikamet etmediğinin sabit olduğunu, davacının davasını ispat edemediğini beyanla davacının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir. D. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 30.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.