1. Hukuk Dairesi 2009/291 E. , 2009/2133 K. "" MAHKEMESİ : BOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/10/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakanları R. Ö.'ın maliki olduğu 3 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümün 1/2 payını mirastan mal kaçırmak amacıyla davalı ikinci eşine satış suretiyle muvazaalı temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptali isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, iddiaların yersiz olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur. Mah…
**1. Hukuk Dairesi 2009/291 E. , 2009/2133 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BOLU 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/10/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakanları R. Ö.'ın maliki olduğu 3 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölümün 1/2 payını mirastan mal kaçırmak amacıyla davalı ikinci eşine satış suretiyle muvazaalı temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptali isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, iddiaların yersiz olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temliki işlemin mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillere göre çekişme konusu 3 parsel sayılı taşınmazdaki 1 nolu bağımsız bölüm miras bırakan R.’a ait iken, ½ payını 02.6.2000 tarihinde, ikinci eşi olan davalıya satış suretiyle devrettiği görülmektedir. Davacılar, temliki işlemin mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı biçimde gerçekleştirildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmışlar; davalı ise miras bırakanın, kendisi ile evlenmeden önce tüm mirasçılarına taşınmazlar verdiğini, paylaştırma amacıyla hareket ettiğini, muvazaa bulunmadığını savunmuştur. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l–4–1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.