T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1223 - 2026/73 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1223 KARAR NO : 2026/73 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2017 NUMARASI : 2017/98 E. - 2017/493 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahke…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1223 - 2026/73 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1223 KARAR NO : 2026/73 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/12/2017 NUMARASI : 2017/98 E. - 2017/493 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/12/2017 tarih ve 2017/98 E. - 2017/493 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, ... ... firması ile ... İmalat A.Ş. arasında 26/05/1979 tarihinde 82825 sayılı ... markası ile ilgili marka lisans anlaşmasının imzalandığını, anlaşmanın 1. maddesinin 1. bendinde "... markası Türkiye'de tescilli kaldığı sürece, şirket (... imalat A.Ş) tarafından tekel bir hak olarak kullanılması için şirkete hak tanımaktadır." denildiğini, marka lisans anlaşmasının tarafı ... İmalat A.Ş.'nin davacı müvekkili ile 10/04/2006 tarihinde marka lisans sözleşmesi imzaladığını ve iş bu anlaşma ile "..." markasıyla ilgili lisanstan doğan tüm haklarını 49 yıllığına müvekkili şirkete devrettiğini, müvekkili şirketin iş bu anlaşmaya istinaden davalı kurum nezdindeki sicildeki lisans sahibinin müvekkili ... Elektrikli Ev Aletleri İmalat San ve Tic. A.Ş. olarak düzeltilmesi için başvuruda bulunduğunu, Markalar Dairesinin başvuruyu alt lisans başvurusu olarak kabul ettiğini ve 556 sayılı KHK'nın 21. ve KHK'nın Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 20. maddesine atıfla marka sahibi ... ... firması ile ... İmalat A.Ş. arasında akdedilen sözleşmede alt lisans verilebilirlik yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle başvurularının reddedildiğini, 551 sayılı Markalar Kanunu'nun yürürlükte bulunduğu tarihte akdedilen 1979 tarihli sözleşmeye 1995 tarihli 556 sayılı KHK'nın ve bu KHK'nın uygulama yönetmeliğinin hükümleri uygulanarak başvurularının reddedildiğini, verilen kararın kanunların geriye yürümezliği ve kazanılmış hak ilkesine, beraberinde Anayasa'da yer bulan hukuki güvenlik ilkesine aykırı haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2017-M-175 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, ... ... adına "..." ibaresinin Uluslararası Nice Sınıflandırma sisteminin 07 ve 11’inci sınıfında yer alan mallarda kullanılmak üzere ilk defa 26/05/1959 tarihinde 23330 sayı ile tescil ettirdiğini, 08/03/1971 tarih ve 6058 yevmiye numaralı noter sözleşmesi ile "..." markasının münhasıran kullanma hakkını ... İmalat A.Ş.'ye verdiğini, bu hakkın on senelik bir müddet için verilmiş olduğunu, bu müddetin yine onar senelik devreler için kendiliğinden yenilenebileceğini belirttiğini, 26/05/1979 tarihinde ... ... ile ... İmalat A.Ş. arasında bir lisans sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile "..." markasının Türkiye’de tescilli kaldığı sürece ... İmalat A.Ş. tarafından tekel bir hak olarak kullanılacağının belirtildiğini, markanın daha sonra 1974 yılında 50378 sayı ile, 1984 yılında 82825 sayı ile, 1994, 2004 ve 2014 tarihinde 82825 sayı ile yenilendiğini, 17/04/2015 tarih ve 2015-GE-142865 sayılı dilekçe ile ... tarafından, ... İmalat A.Ş. ve ... Elektrikli Ev Aletleri İmalat Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında yapılan alt lisans sözleşmesinin müvekkili kuruma iletildiğini ve alt lisans işleminin Marka Siciline kaydının talep edildiğini, söz konusu talep incelendiğinde; talebin yerine getirilemeyeceğinin talepte bulunan ...’a bildirildiğini, bu karara karşı ... tarafından YİDK tarafından görüşülmesi için itiraz dilekçesi sunulduğunu, itirazın incelenmesi sonucunda da itirazın reddine karar verildiğini, Türk hukukunda geriye yürümeme ilkesinin katı bir kural olmadığını, sınai mülkiyet hukukunda da bu konuda bir düzenleme yer almadığı için 1995 tarihli 556 sayılı KHK’nın uygulanabileceğini, 1979 yılında imzalanan lisans sözleşmesinin lisans sahibi ... İmalat A.Ş.’ ye tekel hakkı tanıdığı kabul edilse dahi bu hakkın 1995 tarihli 556 sayılı KHK anlamında inhisari lisansı ifade ettiğini, inhisari lisansta da alt lisans mümkün olamayacağından davacının bu talebinin yerinde olmadığını, müvekkili kurum tarafından söz konusu işlemin alt lisans değil lisans hakkının devri olarak kabul edilse dahi sözleşmede açıkça kararlastırılmadığı sürece lisans hakkının devrinin de 556 sayılı KHK’nın 21. maddesinde ver alan "lisans sahiplerinin aksi sözleşmede kararlaştırılmadıkça lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devredemeyeceği veya alt lisans veremeyecekleri" düzenlemesi gereğince mümkün olamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, 556 sayılı KHK'nın geçici 1. maddesinde; "Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış patent başvuruları hakkında, başvuru tarihindeki kanun hükümleri uygulanır. Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış ve sicile kaydedilmiş devir, intikal ve lisans işlemlerinden dolayı kazanılmış haklar saklı kalmak üzere, bu çeşit işlemlerde meydana gelecek değişiklikler için bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır." denildiğini; 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Uygulamasına Dair Yönetmeliğin 20. maddesinde; "Marka sahibi, markasına ait malların ve/veya hizmetlerin tamamında veya bir kısmında kullanılmak üzere lisans verebilir. Lisans sözleşmesinde, Kanun Hükmünde Kararname ile konuya ilişkin diğer kanun, tüzük, yönetmelik ve tebliğlere aykırı hükümler bulunamaz." denildiğini; Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 26. maddesinde "Sözleşme özgürlüğü" başlığı adı altında, bir sözleşmenin içeriğinin, bu sözleşmenin taraflarınca kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirlenebileceği"nin düzenlendiğini; lisansın en yaygın anlamıyla; sınai ve ticari mülkiyete dahil gayrimaddi bir hakkın kullanılması yetkisinin bu kavram adı altında sözleşme ile elde edilmiş olması olarak söylenebileceğini; marka lisans sözleşmelerinin, çeşitli ayrıma tabi tutulduğu, lisanstan doğan hakkın içeriğine göre marka lisans sözleşmelerinin marka lisans sözleşmeleri, sözleşmeden doğan hakkın içeriğine göre inhisari lisans ve inhisari olmayan lisans (basit lisans) olmak üzere ikiye ayrıldığı; lisans alan tarafından tanınan lisanslara alt lisans denildiği; yani burada ilk lisans alanın lisans veren konumuna girdiği; lisans konusu hakkın sahibinin, alt lisans verecek lisans alanla yaptığı sözleşmede alt lisans verilme koşullarını belirlemiş olabileceği; nitekim, 556 sayılı KHK'nın 21/I. maddesinde de bu ayrımdan hareket edildiği; 556 sayılı KHK’nın "Lisans şartları" başlıklı 21. maddesinin 3’üncü fıkrasına göre, inhisarı lisans söz konusu olduğu zaman, lisans verenin başkasına lisans veremeyeceği ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça, kendisinin de markayı kullanamayacağı; 556 sayılı KHK’nın 21/II. maddesi uyarınca, aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa, lisansın, inhisari lisans olarak kabul edilemeyeceği, buna göre, marka lisansı sözleşmesinin inhisari lisans sözleşmesi olarak kabul edilebilmesi için lisansın inhisari nitelikte olduğunun sözleşmede açıkça belirtilmesi gerektiği; aksi halde lisans sözleşmesinin basit lisans sözleşmesi olarak kabul edileceği; ancak, taraflar yapılan sözleşmeyi inhisari lisans sözleşmesi olarak isimlendirmesine rağmen, lisans sözleşmesinde lisans verenin başka kişilere de lisans verebileceğinin öngörülmüş olması halinde, basit bir lisans sözleşmesinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği; bu halde, sözleşmenin hükümlerine göre lisans verenin sözleşmede belirlenen kimseye lisans verebileceği, ancak diğer kimselere lisans vermesi halinde sözleşmeye aykırılıktan sorumlu tutulabileceği; 556 sayılı KHK'nın 21/V. maddesine göre, inhisari lisans alanın, markanın koruma süresi içinde, markanın kullanımına ilişkin her türlü tasarrufta bulunabileceği; 556 sayılı KHK'nın 21/IV. maddesinde düzenlendiği üzere, aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa lisans sahiplerinin, lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devredemeyeceği veya alt lisans veremeyeceği, kaldı ki, lisans alanın bu hakkını başkasına tanımasının diğer bir deyişle alt lisans vermesinin inhisari lisansın niteliği ile bağdaşmayacağı; tek lisansın bu tür lisansta lisans veren tek bir lisans tanımayı taahhhüt ettiği; lisans aladan başka bir kişiye hiçbir şekilde lisans verilmeyeceği; ancak lisans verenin kendi kullanma hakkını sakıl tutabileceği; davacıya lisans hakkı tanıdığı iddia edilen ve davacı ile lisans sözleşmesi yaptığı, lisanstan doğan haklarını devir ettiği iddia edilen ... İmalat A.Ş.'nin lisans hakkının kaynağını teşkil eden 26/05/1979 tarihli sözleşmede ... İmalat A.Ş.'ye 50378 sayılı ve lisans veren ... ... adına kayıtlı markanın Türkiye'de tescilli kaldığı sürece şirket tarafından tekel bir hak olarak kullanılması için şirkete hak tanıdığı, bu hakkın Türkiye genelini kapsayan tek lisans şeklinde olduğu, bu tür lisansta lisans verenin tek bir lisans tanımayı taahhüt ettiği ve lisans alandan başka bir kişiye hiçbir şekilde lisans vermiyeceğini belirttiği, taraflar arasında düzenlenen 26/05/1979 tarihli sözleşmenin iki tarafa borç yükleyen tarafların serbest iradeleri ile düzenlenmiş bir sözleşme olduğu; sözleşmede olmayan, sözleşme ile verilmemiş bir yetkiye dayanılarak sözleşme konusu hakkın lisansın tek kullanım yetkisinin bir başkasına devrinin mümkün olmadığını, karşılıklı edimleri ihtiva eden yazılı bir sözleşmede olmayan bir hakkın devrinin söz konusu olamayacağı, şayet sözleşmede bir değişiklik yapılmış ise bunun da sözleşmenin yazılı olması nedeniyle yazılı olması gerektiği, oysa davacının dayanağını teşkil eden 10/04/2006 tarihli marka lisans sözlemesinin taraflarından olan ve ... markasının lisanstan doğan haklarının devir ettiğini bildiren ... İmalat A.Ş.'nin böyle bir devir yetkisinin olmadığı, ... markasını Türkiye'de tek kullanım hakkının olduğu, bu hakkın devri yönünde sözleşmenin dayanağını teşkil eden 26/05/1979 tarihli sözleşmede böyle bir hakkın ve devir yetkisinin bulunmadığı, olmayan bir yetkiye dayanarak yapılan devirle ilgili işlemin sözleşemin geçerli olmadığı, sözleşmede tanınan haktan fazlasını kullanma ve devir etme hakkının bulunmadığı, inhisari nitelikte lisansa göre alt lisans vermenin de ayrıca mümkün olmadığı, lisans hakkının devrinin mümkün olmadığı kabul edilerek ve 556 sayılı KHK'nın yürürlüğe girmesinden önce yapılmış ve sicile işlenmiş devir, intikal ve lisans işlemlerinden dolayı kazanılmış haklar saklı kalmak üzere bu çeşit işlemlerde meydana gelecek değişilikler için bu kanun hükmünde kararname hükümleri uygulanır hükmü uyarınca da ayrıca aksi sözleşmede kararlaştırılmamışsa lisans sahiplerinin lisanstan doğan haklarını üçüncü kişilere devir edemeyeceğiden yine yapılan sözlemenin uygulanabilirliğinin olmadığı ve bu sözleşmeye dayanarak bir hak iddia edilemeyceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 1979 tarihli sözleşmeye o anda yürürlükte olan 551 sayılı Markalar Kanunu'nun uygulanmasının "kanunların geriye yürümezliği" ilkesinin gereği olduğunu, bu ilkeye riayet edilmediğini, lisans sözleşmesi ayrımının 1995 yılında yürürlüğe giren 556 sayılı KHK ile getirildiğini, sözleşmede, ilgili sözleşmeden kaynaklanan hakların üçüncü kişilere devir ve temlik edilemeyeceği yönünde bir madde veya ibare bulunmadığını, yazmayan hükümlerin yasaklandığının kabul edilemeyeceğini, müvekkili ile ... İmalat A.Ş. arasında imzalanan 10.04.2006 tarihli marka lisans sözleşmesinin bir alt lisans sözleşmesi değil, lisans haklarının devri işlemi olduğunu, 1995 tarihinde yürürlüğe giren 556 sayılı KHK’nın geçici 1. maddesinde "Bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış marka başvuruları hakkında, başvuru tarihindeki Kanun Hükümleri uygulanır." hükmünün bulunduğunu, davalı ... tarafından geçersiz sayılan sözleşme hükümlerine göre 2003 yılında ... İmalat A.Ş. adına lisans tescili yapıldığını ve bu tescile güvenen müvekkili tarafından da lisansın devrinin alındığını, davalının öncesinde geçerli saydığı bir sözleşmeye göre tescil yapıp sonradan sözleşmeyi geçersiz kabul ederek tescilden kaçınmasının hukuki belirlilik ilkesine ve beraberinde hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "..." markasının lisans hakkını devraldığını iddia ettiği dava dışı ... İmalat A.Ş. ile ... ... arasında imzalanan 26/05/1979 tarihli sözleşme ile ... İmalat A.Ş.'ye tek lisans verildiği, bu sözleşmeye göre "..." markasının Türkiye'de tek kullanım hakkının ... İmalat A.Ş.'ye ait olduğu, sözleşme ile ayrıca ... İmalat A.Ş.'ye markayı yenileme ve lisans veren şirketin muvafakatini alarak markanın şeklini değiştirme yetkisi verildiği, sözleşme kapsamında ... İmalat A.Ş.'ye alt lisans verme yetkisinin ise tanınmış olmadığı; her ne kadar davacı şirket, ... İmalat A.Ş.'den "..." markasının lisans haklarını devralmak üzere 2006 tarihli sözleşmeyi imzalamış ise de, ... İmalat A.Ş.'nin lisans verme hak ve yetkisinin bulunmadığı, dava dışı şirketin olmayan bir yetkiye dayanarak lisans hakkını devredemeyeceği; öte yandan, ... ... tarafından ... İmalat A.Ş. 'ye tek lisans verilmiş olup, inhisari lisans niteliğindeki bu tek kullanım hakkının başka bir şirkete devrinin de inhisari lisans sözleşmesinin niteliği ile bağdaşmayacağı, dava konusu YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.