Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5497 E. , 2024/4054 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5497 Karar No : 2024/4054 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ... Anabilim Dalında profesör u…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/5497 E. , 2024/4054 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/5497 Karar No : 2024/4054 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN_KONUSU : Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ... Anabilim Dalında profesör unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan davacı tarafından; özel ağız ve diş sağlığı kuruluşu sahipliğinde veya çalışanı olarak serbest meslek faaliyeti göstermek talebiyle 30/11/2018 tarihinde yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarihli ve... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesi hükmü uyarınca serbest olarak mesleğini icra ederken Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı özel hastaneler veya vakıf üniversitelerine bağlı hastanelerde hastalarının teşhis ve tedavisini yapabileceği, bunun için öncelikle serbest meslek faaliyetinde bulunmasına izin verilmesi gerektiği, aynı konuda verilen bir kararın muhalefet gerekçesinde '' (...) Bir hekimin mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmak ve özel kuruluşlarda çalışabilme hakkını elde etmesinin bu hakkın kazanılmış hak haline gelmesi sonucunu doğurduğu, kazanılmış hakkın aynı statüde olan hekim veya öğretim üyesinin, mevzuat değişikliği öncesinde mesai saatleri dışında serbest çalışıyor olmasına bağlanmasının hukuken kabul edilebilir olmadığı, mevzuat değişikliğinden önce mesai saatleri dışında mesleğini serbest icra edebilecek durumda olanlar açısından korunması gereken bir kazanılmış hak olduğu'' denilmek suretiyle fiili durumun ortaya konulduğu ileri sürülerek Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesince verilen kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 36. maddesinde, öğretim elemanlarının çalışma esasları kısmi ve tam zamanlı çalışma esasına göre belirlenmişken, yaşanan hukuki süreç sonucunda 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6514 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinde yapılan değişiklikle, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarının, maddede belirtilen ve profesör ve doçent kadrosunda olan öğretim üyeleri için getirilen bazı istisnalar hariç, mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmaları ve özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları yasaklanmış, bu kural Anayasa Mahkemesince Anayasaya uygun bulunmuştur. Diğer taraftan, aynı Kanun'un 14. maddesi ile 2547 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 64. maddede, bu maddenin yürürlüğe girdiği (18/01/2014) tarih itibarıyla mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyelerinin, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirmeleri gerektiği, bu süre içinde faaliyetlerini sona erdirmeyen öğretim üyelerinin üniversiteyle ilişiklerinin kesileceği yönünde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu maddenin Anayasa Mahkemesinin 09/04/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/6 sayılı kararı ile esas hakkında karar verilinceye kadar yürürlüğü durdurulmuş ve akabinde Anayasa Mahkemesinin 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararı ile de iptaline karar verilmiştir. Anılan karar; yargı kararları sonrası tam zamanlı çalışan öğretim üyelerinin, mesai saatleri sonrası serbest olarak çalışabilecekleri yönünde oluşan kanaat ve beklenti nedeniyle üniversite dışındaki serbest çalışmalarını planladıkları, ekonomik ve sosyal hayatlarını bu koşulları öngörmek suretiyle belirledikleri, var olan durumun devam edeceğine dair oluşan beklenti ve kanaate göre planladıkları faaliyet ve çalışmaları ile bunlar gereğince yaratılan hukuki durumlarını dava konusu kurallar gereğince sona erdirmek zorunda olmalarının hakkaniyete aykırı olduğu, öğretim üyelerinin bu statülerinin belli bir süre devam edeceğine ilişkin meşru bir beklentilerinin oluştuğu ve bu beklentinin hukuki güvenlik ilkesi gereğince korunması gerektiği, ayrıca kanun koyucunun aynı konuyla ilgili pek çok kanun çıkarmış olmasının da söz konusu öğretim üyelerinin hukuki durumları bakımından belirsizlik yarattığı, duraksamalara neden olduğu gerekçesine dayanmaktadır. Anayasa Mahkemesinin yukarıda bahsi geçen 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararının gerekçesi ile birlikte tüm hukuksal süreç değerlendirildiğinde; 2547 sayılı Kanun'un Anayasa Mahkemesince iptal edilen Geçici 64. maddesi, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla muayenehanesi bulunan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışan öğretim üyelerine ilişkin olduğundan, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihi itibarıyla meri mevzuata/usulüne uygun olarak muayenehane işletmekte olan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışan öğretim üyelerinin, Geçici 64. maddenin Anayasa Mahkemesince yürürlüğünün durdurulması ve akabinde iptali üzerine bu faaliyetlerine devam edebilecekleri sonucuna varılmaktadır. Bununla birlikte, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla muayenehanesi bulunmayan ya da özel bir sağlık kuruluşunda çalışmayan öğretim üyesi tabipler ise, Geçici 64. maddenin kapsamında olmadıklarından, bu alanda yapılan yeni düzenlemelere, yani 2547 sayılı Kanun'un 6514 sayılı Kanun'la değişik 36. maddesi hükmüne tabi olacaklardır. Buna göre de, anılan kişilerin 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihinden sonra serbest meslek icralarına hukuki olanak bulunmamaktadır. İdare Mahkemesi kararında, 2547 sayılı Kanun'un Geçici 64. maddesine ilişkin verilen Anayasa Mahkemesinin 09/04/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/6 sayılı yürürlüğün durdurulması kararı ile daha sonra verilen iptal kararının gerekçesi ile bu karar üzerine yayımlanan 05/03/2014 tarih ve 2014/8 sayılı Genelge hükümleri kapsamında, hali hazırda meslek faaliyetinde bulunanlara aynı şekilde faaliyetlerine devam etme hakkı tanındığı, yeni serbest meslek faaliyetinde bulunanlara ise bu hakkın tanınmadığı, Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde profesör olarak görev yapan davacının 26/11/2014 tarihine kadar muayenehanesinin bulunmadığı, anılan tarihe kadar Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde görev yaptığı, hukuk güvenliği açısından anılan yasal düzenlemelerden kaynaklı olarak muayene faaliyetini sonlandırmasının da söz konusu olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla, davacı tarafından, özel ağız ve diş sağlığı kuruluşu açmak veya bu hizmetin verildiği özel bir sağlık kuruluşunda diş hekimi olarak çalışmak talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmış olmasına rağmen Mahkemece sadece muayenehane açma talebi değerlendirilerek davanın reddedildiği, özel ağız ve diş sağlığı kuruluşunda çalışma talebine ilişkin olarak Mahkemece değerlendirme yapılmadığı görülmekle birlikte, 18/01/2014 tarihi itibarıyla özel ağız ve diş sağlığı kuruluşunda çalışmayan davacının, Mahkeme kararında yer alan gerekçelerle mesai saatleri dışında özel ağız ve diş sağlığı kuruluşunda da çalışamayacak olması nedeniyle bu durumun Mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; 24/05/2021 tarihli ara kararımız gereği davacı tarafından dosyaya sunulan hizmet cetveli ile birlikte dava dosyasının incelenmesinden; davacının 02/02/2005 tarihinde açıktan atama ile Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ... Anabilim Dalında araştırma görevlisi olarak göreve başladığı, 02/02/2014 tarihinde doçentlik unvanı alarak öğretim üyesi olarak çalışmaya devam ettiği, 23/02/2018 tarihinde profesörlüğe atamasının yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre; davacı 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 18/01/2014 tarihine kadar geçen süreçte yükseköğretim kurumunda öğretim üyesi olarak görev yapmamış, belli bir süre araştırma görevlisi olarak görev yaptıktan sonra öğretim üyesi olarak çalışmaya 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra 02/02/2014 tarihinde başlamıştır. Bu durumda, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihi itibarıyla yükseköğretim kurumunda öğretim üyesi olarak görev yapmayan, serbest meslek icra edebilmek bakımından öğretim üyesi olarak çalışmaya başladığı 02/02/2014 tarihinde yürürlükte olan düzenlemelere, yani 2547 sayılı Kanun'un 6514 sayılı Kanun'la değişik 36. maddesi hükmüne tabi olan davacının, muayenehane açmak veya özel bir sağlık kuruluşunda faaliyet göstermek suretiyle serbest meslek icra etmesine yasal düzenlemeler karşısında olanak bulunmamaktadır. Bu itibarla, davacının mesai saatleri sonrasında serbest meslek icrasında bulunmak üzere özel ağız ve diş sağlığı kuruluşu sahipliğinde veya çalışanı olarak faaliyet göstermek istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE, 2. Davanın reddine ilişkin ...İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2024 tarihinde esasta oy birliğiyle, gerekçede oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : Öğretim üyelerinin serbest meslek faaliyetlerinin icrasına ilişkin hukuksal süreç ve Anayasa Mahkemesinin 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde; 2547 sayılı Kanun'un geçici 64. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihte mesai sonrasında serbest meslek faaliyetinde bulunan öğretim üyeleri geçici 64. maddenin Anayasa Mahkemesince yürürlüğünün durdurulması ve akabinde iptali üzerine bu faaliyetlerine devam edebilecekleri açıktır. Bununla birlikte, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süreçte serbest meslek icra etme hakkı olan öğretim üyelerinden, serbest meslek icra etmekte olanlar ile serbest meslek icra etmeyenler mesai saatleri sonrası serbest olarak çalışabilmeleri bakımından hukuksal olarak eşit statüdedirler. Bu nedenle, anılan süreçte serbest meslek icra eden öğretim üyeleri gibi serbest meslek icra etmeyen öğretim üyelerinin de, Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtildiği şekilde "önceki sistemin uygulanacağı ve mesai sonrası serbest olarak çalışabilme statülerinin devam edeceği yönünde" haklı bir beklentileri bulunduğunun ve bu haklı beklentilerinin korunarak 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra da serbest meslek icra edebileceklerinin hukuk devleti ilkesinin bir uzantısı olan hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkeleri gereği kabulü gerekir. Ayrıca; geçici 64. maddenin Anayasa Mahkemesince yürürlüğünün durdurulması üzerine, sadece bu maddenin yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihi itibarıyla mesai sonrası çalışan ve serbest meslek faaliyetinde bulunan öğretim üyelerinin bu faaliyetlerinin devam edeceğinin kabulü aynı hukuki statüde bulunanlara farklı uygulama yapılması sebebiyle Anayasada ifadesini bulan eşitlik ve hakkaniyet ilkelerine de aykırı olacaktır. Ancak, dosyanın incelenmesinden, davacının Tam Gün Yasası olarak anılan 5947 sayılı Kanun'un yayımlandığı 30/01/2010 tarihinden, 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 18/01/2014 tarihine kadar geçen süreçte yüksek öğretim kurumunda öğretim üyesi olarak görev yapmadığı, ilk defa 02/02/2014 tarihinde öğretim üyesi (doçent) olarak çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Buna göre, belirtilen süreçte yüksek öğretim kurumunda öğretim üyesi olarak görev yapmadığı ve dolayısıyla bu süreçte öğretim üyesi statüsünde serbest meslek icra etme hakkını elde edememiş olduğu anlaşılan davacının, "önceki sistemin uygulanacağı ve mesai sonrası serbest olarak çalışabilme statüsünün devam edeceği" yönünde hukuken korunması gereken haklı bir beklentisinin varlığından söz edilemeyecektir. Bu durumda, serbest meslek icra edebilmek bakımından, öğretim üyesi olarak çalışmaya başladığı 02/02/2014 tarihinde yürürlükte olan düzenlemelere, yani 2547 sayılı Kanun'un -6514 sayılı Kanunla değişik- 36. maddesi hükmüne tabi olan davacının, muayenehane açmak veya özel bir sağlık kuruluşunda faaliyet göstermek suretiyle serbest meslek icra etmesine mevcut yasal düzenlemeler karşısında olanak bulunmadığından, özel ağız ve diş sağlığı kuruluşu sahipliğinde veya çalışanı olarak serbest meslek faaliyeti göstermek istemiyle yaptığı başvurunun reddine dair işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından, Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.