4. Hukuk Dairesi 2012/10666 E. , 2012/16265 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı Milli Eğitim Bakanlğı'na izafeten İl Milli Eğitim Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. aleyhine 10/01/2011 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine dair verilen 22/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçes
**4. Hukuk Dairesi 2012/10666 E. , 2012/16265 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı Milli Eğitim Bakanlğı'na izafeten İl Milli Eğitim Müdürlüğü vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vdl. aleyhine 10/01/2011 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine dair verilen 22/03/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı tarafından ... programı çerçevesinde düzenlenen; "Geleceğimi Planlamak Benim Elimde" adlı hareketlilik projesi kapsamında hibe sözleşmesi uyarınca gönderilen paraların projeye uygun olarak harcanmaması nedeniyle oluşan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davalılar, davacı kurumun bir zararının olmadığını belirterek istemin reddini savunmuştur. Yerel mahkemece yapılan hibe sözleşmesine göre yararlanıcı durumundaki davacının bu zararı davah kurum görevlilerinden isteyebilmesi için öncelikle hibe sözleşmesinde "Merkez" olarak adlandırılan Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı'na ödeme yapması gerektiği, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından istemin reddine dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dosya kapsamından; Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı tarafından ... programı çerçevesinde düzenlenen projede davalıların projeyi yürütmekle sorumlu yürütme kurulu üyeleri olduğu, projenin gerçekleştirilmesi için dava dışı firmaya ihale edildiği ve firmaya proje kapsamında ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık; davacının, proje kapsamında gönderilen paraların usulsüz harcanması nedeniyle oluşan zararları projeyi yürütmekle görevli olan davalılardan isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 26713 sayılı 27/11/2007 tarihli Resmi gazetede yayınlanan; "Avrupa Birliği ve Uluslararası Kuruluşların Kaynaklarından Kamu idarelerine Proje Karşılığı Aktarılan Hibe Tutarlarının Harcanması, Muhasebeleştirilmesine ilişkin Yönetmelik" in "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında "...Kamu idaresi: Avrupa Birliği, uluslararası kuruluşlar veya uluslararası konsorsiyumlar tarafından finanse edilen, proje karşılığında hesaplarına para aktarılan, 50I8 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde sayılan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve (II) sayılı cetvelde sayılan özel bütçeli -/- -2- 2012/10666-2012/16265 idareleri..." aynı yönetmeliğin 4/1-e maddesinde proje yürütücüsünü Proje sözleşmesinde belirtilen ve kamu idaresi tarafından projenin yürütülmesinden doğrudan yetkili ve sorumlu kılınan ve proje kapsamında yapılacak harcamalar için harcama yetkisine sahip olan memuru, diğer kamu görevlisini veya iş sözleşmesine göre çalıştırılan görevli veya görevlileri...." olarak tanımladığı, diğer yandan "Proje banka hesabı, ödemelerin gerçekleştirilmesi ve sorumluluk" başlıklı 5. maddenin 2.fıkrasında ise; "...Proje yürütücüsü, harcamaların proje şartları ve amaçlarına uygun, etkin ve verimli olarak kullanılmasından, kamu idaresine ve kaynağı sağlayan kuruluşa hesabını vermekten, proje kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmamasından doğacak her türlü zararın tazmininden sorumludur..." şeklinde düzenlemelere yer verdiği anlaşılmaktadır. Yukarıdaki yönetmelik hükümlerine göre, proje yürütücüsü durumundaki davalıların projenin yürütülmesinden doğan zararlar nedeniyle davacı kamu idaresine karşı sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde aktif dava ehliyeti yokluğundan istemin reddine dair karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 07/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.