14. Ceza Dairesi 2016/1772 E. , 2016/6446 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (suça sürüklenen çocuklardan Hüseyin için birer,... için ikişer kez), çocuğun nitelikli cinsel istismarı (suça sürüklenen çocuk ... için bir kez) HÜKÜM : Suça sürüklenen çocuk ...'in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan (bir kez) mahkûmiyetine, suça sürüklenen çocuklar ...'in zincirl
**14. Ceza Dairesi 2016/1772 E. , 2016/6446 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (suça sürüklenen çocuklardan Hüseyin için birer,... için ikişer kez), çocuğun nitelikli cinsel istismarı (suça sürüklenen çocuk ... için bir kez) HÜKÜM : Suça sürüklenen çocuk ...'in beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan (bir kez) mahkûmiyetine, suça sürüklenen çocuklar ...'in zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından (birer kez) mahkûmiyetlerine İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin suça sürüklenen çocuklar müdafileri ve katılan mağdure vekili tarafından temyiz edilmesi ve suça sürüklenen çocuklar ... müdafilerince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 15.06.2016 Çarşamba saat 13:30'a duruşma günü tayin olunarak suça sürüklenen çocuklar ... müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti. Belli günde Hâkimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği, ayrıca bir talepte de bulunmadığı, anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı. Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında 20.01.2014 tarihindeki eylemlerine yönelik açılan kamu davası hakkında zamaaşımı süresince hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Kayden 13.10.1999 doğumlu olup resmi bir kurumda doğup doğmadığı dosya kapsamından anlaşılmayan mağdurenin beyanında, suça sürüklenen çocuk ...'e onaltı yaşını doldurup onyedi yaşına gireceğini söylediğini belirtmesi, suça sürüklenen çocuğun da aşamalarda bu şekilde savunmada bulunması karşısında, suç niteliğine etkisi nazara alınarak öncelikle mağdurenin resmi bir kurumda doğup doğmadığının araştırılıp doğmadığının tespit edilmesi halinde yaş tespitine esas olacak şekilde kemik grafileri çektirilip tam teşekküllü bir hastaneden içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması, duraksama halinde Adli Tıp Kurumundan görüş alınarak gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra suç niteliği ile suça sürüklenen çocukların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, Mağdure hakkında, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen ve hükme esas alınan 20.08.2015 tarihli rapor içeriğinde “mağdurenin yapılan muayenesinde ...'yı sevdiği, onun hapishanede olmasından dolayı üzgün hissettiği, yaşadığı olaylar nedeniyle onunla bir daha arkadaşlık yapamayacağı, bu durumun kendisini çok üzdüğü,...'in hapishanede bulunması nedeniyle intihar girişiminde bulunduğu” şeklinde ibarelere yer verildiği ve raporun sonuç kısmında mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu belirtilmiş ise de; bunun suça sürüklenen çocuklardan hangisinin eylemi nedeniyle oluştuğu yönünde açıklık bulunmadığının anlaşılması karşısında, mağdurenin dava dosyasıyla birlikte Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna sevk edilip muayenesinin yaptırılarak, ruh sağlığında bozulma bulunup bulunmadığı, bozulma var ise bunun hangi eylem nedeniyle oluştuğu hususunda açıklayıcı rapor aldırılmasının ardından, suça sürüklenen çocuk ... hakkında TCK'nın 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Mağdurenin, suça sürüklenen çocuklar ...'in cinsel istismar eylemleri sırasında onbeş yaşından büyük olup fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin de gelişmiş olması karşısında, suça sürüklenen çocuklar ...'in cinsel istismar eylemlerini cebir ve tehditle gerçekleştirdikleri gerekçesiyle haklarında TCK'nın 103/4. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Mağdurenin, suça sürüklenen çocuk ...'nin evinde bulunduğu sırada... ile cinsel ilişkiye girdiği, daha sonra suça sürüklenen çocukların mağdureyi bırakıp ayrıldıkları, suça sürüklenen çocukların mağdurenin olay yerinde bulunduğu sırada ve henüz fiili kesinti gerçekleşmeden yaklaşık beş dakika kadar aynı yere gelerek sırayla mağdureyle cinsel ilişkiye girdiklerinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken uygulama yeri bulunmayan TCK'nın 43. maddesinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini, Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuklar müdafileri ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.