4. Hukuk Dairesi 2021/18306 E. , 2023/11521 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/294 E., 2021/726 K. HÜKÜM/KARAR : Davalılar ... ile ... Vekilinin İstinaf Başvurusunun Kabulü ile davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/319 E., 2020/188 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda …
**4. Hukuk Dairesi 2021/18306 E. , 2023/11521 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/294 E., 2021/726 K. HÜKÜM/KARAR : Davalılar ... ile ... Vekilinin İstinaf Başvurusunun Kabulü ile davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/319 E., 2020/188 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ... ile ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 23.02.2014 tarihinde davalı ...'nın kullandığı traktör ile davacı ...'in kullandığı otomobilin çarpışması sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını, aynı kazada davacının babası ...ve iki küçük yeğeninin hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'nın tam kusurlu olduğunu, sürücü ...'nın kullandığı aracın davalı ... adına tescilli olduğunu, davalının sürücü belgesinin olmadığını, kazaya neden olan traktörün zorunlu trafik sigortası olmadığının tespit edildiğini, bu nedenle ... aleyhine dava açıldığını, maddi manevi zararı bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini (... sorumlukları ve limitleri dahilinde olmak üzere), 30.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 12.09.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 96.916,78 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ın ehliyetinin bulunmadığını ancak ehliyetsizliğin bir kusur sebebi olmadığını, davalının olayda tamamen kusurlu olmadığını, davacının komada kaldığı ileri sürülmesine rağmen, böyle bir yaralanma olmadığını, iş gücü kaybının da oluşmadığını, istenilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, kişinin kendisinin sebep olduğu kazada böyle bir talepte bulunmasının yerinde olmadığını, maddi tazminat talebinin afaki bir istem olup maddi delile dayanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; diğer davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın kaza tarihi itibariyle geçerli bir zorunlu trafik poliçesinin bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, eğer bu aracın kaza tarihi itibariyle geçerli bir zorunlu trafik poliçesi yok ise davalı kurumun sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limiti olan 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumundan alınmasını talep ettiklerini, tedavi giderlerinden ve geçici iş göremezlik zararından SGK'nın sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların kusur durumları, tarafların maddi ve sosyal durumları, davacının vücut genel çalışma gücünden % 6 nispetinde kaybettiği, 9 ay süre ile geçici iş göremezlik halinde kaldığı, davacının tedavi sürecinde yaşadığı elem ve ıstırabın derecesi, hak ve nesafet kuralları, davacının kazada yakınlarını kaybetmiş olduğu dikkate alınarak manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 96.916,78 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi açısından 09.09.2014 dava tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden 23.02.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketi sigorta poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 23.02.2014 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat için fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu kaza sonucu üç kişi de hayatını kaybettiğinden davalı sürücü ile davacı hakkında Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/193 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, bu dosyada alınan Ankara ATK raporunda davalı ...'ın asli, davacının kazada hayatını kaybeden küçüklerin aracın ön ve arkasında gayrinizami şekilde yolculuk etmelerine izin verdiğinden alt düzeyde tali kusurlu bulunduğunu, % 6 oranında malul olduğu belirlenmiş ise de, kazadan önce ve sonra aynı iş yerinde çalışmaya devam ettiğini, kazanç kaybı olmadığını, maaşını almaya devam ettiğini, %6 maluliyetin davacının kazancına etkisi olmadığını, anılan iş yerinden bu hususun sorulmasını talep ettiklerini ancak mahkemece bu talebin reddedildiğini, davacı olayda alt düzeyde tali kusurlu olduğundan, küçüklerin araç içinde dedelerinin kucağında ya da arkada oturmasına izin verdiğinden tazminattan indirim yapılması gerektiğini, mahkemece davacının küçüklerin ölümünde kusurlu olduğu kendisinin yaralanmasında kusurlu olmadığı gerekçesi ile bu talebin kabul edilmediğini, kazada ölenlerin yakınları tarafından mahkemenin 2014/115 Esas sayılı dosyasında açılan destek tazminatı davasında davacı aracında 8 kişi olduğunun tespit edildiğini, küçüklerin önde oturan dedenin kucağında olduklarını, davacının bu nedenle kazayı önleyemediğini, bu nedenle davacının yaralanmasında tali kusurlu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "KTT'da davalı sürücünün dönüş ışıkları noksan traktör ile sola dönüş kurallarına uymaması, kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğu, davacının olayda kusurunun bulunmadığı belirlenmiş, ceza mahkemesinde Ankara ATK tarafından düzenlenen raporda, davalı ...'ın römork takılı traktörle kavşağa geldiğinin, sola dönüş ve doğrultu değiştirme manevralarına uymayarak kontrolsüzce soldaki tali yola dönerek, ilk geçiş hakkını davacıya vermediği, davacı aracının önünü yakın mesafeden kapattığı olayda asli kusurlu olduğu, davacının frene rağmen kazayı önleyemediği, alacağı başkaca tedbir olmadığı, küçük çocukların aracın ön ve arka koltuğunda kucakta yolculuk etmesine izin vermesi nedeniyle can güvenliklerini tehlikeye attığından alt düzeyde tali kusurlu olduğu, bu kusurun kabulü ile davalı sürücü hakkında kurulan mahkumiyet kararının derecattan geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Ceza mahkemesinde kesinleşen maddi vakıa dışında kusur oranının, kusur durumunun, beraat ve sorumlulukla ilgili kararının hukuk hakimini bağlayıcı olmaması, davacının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmaması, aynı olay sebebiyle küçük çocuklarını ve babalarını kaybeden yakınlar tarafından Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/115-2017/11 sayılı dava dosyasında açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasının yargılaması sırasında alınan KGM bilirkişi heyet raporu ve ek raporda davalı sürücünün aynı nedenlerle %100 oranında kusurlu bulunması, bu rapor hükme esas alınarak davalı taraf aleyhinde tazminata karar verilmesi, kararın istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi tarafından duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda küçük çocukları olayda ölen anne ve baba yönünden çocukların kucakta oturmalarına izin vermeleri sebebiyle zararın artmasında müterafik kusurlu olduklarının kabulü ile anne ve baba için hükmedilen tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmış olması, araçta olay anında davacı sürücü dahil 5 yetişkin insan ve 3 çocuk bulunması, 2009 doğumlu ...'ın aracın sağ ön koltuğunda oturan dede Mikdat'ın kucağında olması, ...in henüz 6-7 aylık bebek olup aracın arka koltuğunda oturan annesi Yeşim'in kucağında bulunması, davacının kızı 2013 doğumlu(kaza tarihinde 1 yaşlarında) ...'nin yine arka koltukta annesi Hatice'nin kucağında olması, bu nedenle davacının yaralanmasında müterafik kusuru bulunmadığının kabulünde isabetsizlik bulunmaması, hükme esas alınan kusur raporunun kazanın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun bulunması, denetime elverişli olması, davacının sağ humerus şaft kırığı(opere), sol ön kol çift kırığı, sağ femur cisim kırığı, sağ radial sinir arazı olacak şekilde yaralanması, %6 oranında daimi maluliyeti bulunduğunun, 9 ayda iyileşebileceğinin usul ve yöntemine uygun şekilde alınan raporla anlaşılması, davacının gelirinin maaş bordroları ile tespit edilmesi, maluliyeti nedeniyle gelirinde bir azalma olmasa dahi davacının, aynı işi yapan emsalleri ile kıyaslandığında maluliyeti oranında daha fazla efor, güç harcamak zorunda kalması, bu nedenle maluliyeti oranında tazminat hesaplanmasında bir usulsüzlük bulunmaması ve mahkemenin gerekçesine göre davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. .... Dava kısmi dava olarak açılmış olup, davacı vekili dava dilekçesinde 50.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan, 30.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalı gerçek kişilerden tahsilini talep etmiş,12.09.2019 tarihli ıslah dilekçesinde maddi tazminat talebini 46.916,78 TL daha artırarak toplam 96.91,78 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının dava/ıslah tarihinden itibaren, 30.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminini istemiştir. Bu durumda mahkemece davacı tarafın talebine uygun şekilde dava dilekçesinde talep edilen 50.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden, ıslahla artırılan 46.916,78TL'nın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, manevi tazminatın da dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere talebi aşar şekilde istinaf talebinde bulunan davalılar yönünden maddi ve manevi tazminatların kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi doğru görülmediğinden, davalı ... ve ... vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ıslah tarihinden faiz verilmesinin hatalı olduğunu, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe1 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ... Hesabına yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.