Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/3611 E. , 2024/4122 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2021/3611 Karar No : 2024/4122 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/3611 E. , 2024/4122 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2021/3611 Karar No : 2024/4122 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, kendisinden haksız tahsil edilen 402.034,05-TL'nin tahsil tarihi olan 02/04/2012 tarihinden işleyecek yasal faizinin iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ve 10.000-TL maddi tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında verilen mahkeme kararı sonucunda ortaya çıkan nihai durumda, davalı idare tarafından davacıdan haksız yere tahsil edilen tutarın, tahsil tarihi olan 02/04/2012 tarihinden itibaren red ve iade olunduğu 15/08/2018 tarihine kadar hesaplanan tecil faizinin iade edilmesi gerektiğinden dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, maddi tazminat talebinin reddinde ise hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş, tecil faizinin 02/04/2012 tarihinden 15/08/2018 tarihine kadar hesaplanarak davacıya iadesine hükmedilmiş, maddi tazminat istemi yönünden ise dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Vergi kanunlarında mahkemeler tarafından vergilerin yükümlülere iadesine karar verilmesi durumunda yükümlü lehine kanuni faize hükmedilmesini öngören herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğinden dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : İdari Yargılama hukukunun yerleşik içtihatlarından biri olan "taleple bağlılık ilkesi" uyarınca, idari yargı merciilerinde açılan davalarda mahkemelerin, davacının istemi ile sınırlı inceleme yapabileceği, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği açıktır. Uyuşmazlıkta davacı tarafından, haksız olarak tahsil edildiği iddia edilen vergilerin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir. Dava dilekçelerinde talep edilen yasal faizin kanuni dayanağı gösterilmemekle birlikte bu talepten kanuni faize ilişkin özel düzenleme içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesinde düzenlenen "kanuni faiz"in anlaşılması gerekmektedir. Dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulması durumunda yargı yerince taleple bağlı kalınmayarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen tecil faizine hükmedilmesi hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenle haksız olarak tahsil edildiği tespit olunan verginin kesinti tarihinden itibaren "taleple bağlılık ilkesi" göz önünde bulundurularak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiğinden davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının faize ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği görüşüyle kararın belirtilen kısmına katılmıyorum.