11. Hukuk Dairesi 2009/1571 E. , 2010/8172 K. MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 11.09.2008 tarih ve 2007/230 - 2008/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma …
**11. Hukuk Dairesi 2009/1571 E. , 2010/8172 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 11.09.2008 tarih ve 2007/230 - 2008/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin İtalya’dan davalı gemiye tam ve eksiksiz olarak yüklediği buğday kepeği emtiasının İzmir’de 62 M/T eksik teslim edildiğini ileri sürerek, hasar miktarı 10.230 USD’nin faiziyle birlikte tahsilini ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilin taşıma sırasında gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, malların yüklenmesi, istifi, taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılması sırasında basiretli bir taşıyan gibi davrandığını, tahliye sonrasında ambarın boş olduğunu, eksikliğin dökme yükün kendiliğinden eksilmesinden, gizli ayıplarından veya kendine has tabii cins ve mahiyetinden kaynaklanabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafından taşınan yükün tahliye sonrasında 62 M/T eksik olduğu, 21/11/2006 tarihli konşimentoda “C&F FREE OUT İZMİR” kaydından navlun sözleşmesinin satıcı tarafından yapıldığı, navlunun semene dahil olduğu, geminin boşaltılmasına ilişkin masraf ve sorumlulukların alıcıya ait olduğu, FIOST kayıtları içinde de karşılaşılan “FREE OUT” kaydı nedeniyle boşaltmanın sorumluluğunun gönderilene geçtiği, TTK'nun 1061. maddesine göre yükün teslim edildiği anın geminin ambar kapaklarının açıldığı ve yükün zilyetliğin gönderilene terk edildiği an olduğu, davalının boşaltma sırasında yükte meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı ve boşaltmadan önce eksiklik olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, taşımadan kaynaklandığı iddia olunan tazminatın tahsiline ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacıya ait dökme kepek yükünün davalının donatanı bulunduğu gemiyle İtalya'dan, İzmir'e taşındığı, davalının aynı zamanda taşıyan olduğu ve yükün İzmir'de yapılan gümrük tartısına göre eksik çıktığı ve boşaltmanın davacı gönderilene ait olduğu ve eksikliğin süresinde ihbar edildiği hususları yanlar arasında çekişmesizdir. İhtilafın halli ise esas itibariyle davalının bu eksiklikten sorumlu olup olmadığı notkasında toplanmaktadır. Hükme dayanak yapılan çoğunluk bilirkişi raporunda konişmentoda "C&F FREE OUT İZMİR" kaydının bulunduğu ve bu sebeple boşaltmanın tüm sorumluluğunun gönderilene ait olduğu ve TTK'nun 1061. maddesine göre yükün teslim anının boşaltma limanında anbar kapaklarının açıldığı an olduğu ve yükün zilyetliğinin bu anda gönderilene geçtiği, boşaltmadan önce eksiklik tespit edilmediği ve TTK'nun 1066. maddesi uyarınca tahliyeden önce bildirilmediği ve bu nedenle davalı taşıyanın eksiklikten sorumlu olmadığı ifade edilmiştir. Azlık bilirkişi raporunda belirtildiği ve yanlar arasında çekişmesiz olduğu üzere davalı yükleme limanında temiz konişmento düzenlediği yükle ilgili olarak tahliyeden önce herhangi bir tartı işlemi yapılmadığı gibi boşaltma gönderilene ait olsa bile boşaltmaya nezaret görevi bulunan kaptanın eksikliğin tahliye esnasında olduğuna dair bir tesbiti de söz konusu değildir. Ayrıca davalı tarafta davada bu yönde bir savunmada bulunmamış, aksine gözetim firmasınca düzenlenen "Teftiş Sertifikasına" tahliyede denize ve rıhtıma dökülme olmadığının kayıtlandırıldığı anlaşılmıştır. Açıklanan tüm bu nedenlerle mahkemece boşaltmada yükün eksik teslim edildiğinin usulünce kanıtlandığı ve süresinde ihbar (TTK 1066 m) yapıldığı, eksikliğin tahliye sırasında olduğunun savunulup kanıtlanmadığı nazara alınarak dökme olarak taşınan yükteki fire oranı araştırılıp neticesine göre saptanan eksiklik bedeline hükmedilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.