Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki çerçevesinde yapılan ticari alışverişten kaynaklanan cari hesaba istinaden davalının müvekkili şirkete borçlu olduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle davalı şirket hakkında ----- sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, ancak borçlu şirketin icra takibine ------------ projesi için üretilen camlarda ayıplı olduğu gerekçesiyle zarara uğradığını, davacı şirkete olan cari hesap borcunun üstünde alaca
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin uzun yıllar ilaç yapımında kullanılmak üzere Sağlık Bakanlığı'na akrep ve akrep zehiri temin ettiğini, Sağılık Bakanlığının bu işten vazgeçmesi eli müvekkilinin uzmanlaştığı bu konuda proje hazırladığını, bu projenin çeşitli yatırımcıların ilgi gösterdiğini, Melek yatırım ağı müvekkilinin şirket ortağı çerçevesinde kurulacak şirketin %51 i nin taahhüt edildiğini ancak daha sonra 26/12/2016 tarihinde imzalanan hissedarlar sözleşmesinde müvekkilinin %5 paya razı olduğunu, proje girişimcilerine %51 pay verilmesi ile proje 'melek yatırım ağı' niteliğini kaybetmiş olsada şirkete hissedar olarak Türkiye nin önde gelen iş insanlarının dahil olmasının müvekkilinin bu razı gelişine etkili olduğunu, daha sonra müvekkilinin çeşitli baskılara maruz bırakılarak, hissedarlar sözleşmesinden kaynaklanan edimlerini yerine getirmesi için yaptığı başvurulara dahi cevap verilmediğini, daha sonra 19/09/2018 tarihli sicil gazetesinde yayınlanan genel kurul kararı ile müvekkilinin hissesinin %2 ye düşürüldüğünü, müvekkilinin kendisine ait projeden bu şekilde dışlanmasına ve kendi projesine dayalı olarak kurulan şirkette hissesinin giderek azaltılmasına karşı itirazda bulunmuş olsada bunlara yanıt alamadığını, ve daha sonra 26/03/2019 tarihli genel kurulda alınan karar ile müvekkilinin hissesinin %1,46 ya düşürüldüğünü, ve ayrıca yönetim kurulu üyeliğine seçme konusunda azınlığa imtiyaz tanınmış ve yine hisselerin devri zorlaştırılmak suretiyle bu devrin ancak yönetim kurulu üyelerinin onayına tabi olacağı kararı alındığını, Genel kurulda müvekkilin karşı çıkmasına rağmen kararların alındığını, sermaye artırım ihtiyacı olmadığı halde sadece müvekkilin hisse oranının düşürülmesi amacıyla yapılan sermaye artırımının iyi niyet kuralına aykırı olduğunu, sermaye artırımın hangi gerekçelerle yapıldığının tam olarak somut bir şekilde davalı tarafından ortaya konulması gerektiğini, müvekkil ile davalı şirket hissedarları arasında yapılan hissedarlık sözleşmesi uyarınca yapılacak sermaye artışlarından müvekkilin hisse oranı sabit tutulması gerekirken, diğer bazı hissedarların hisse oranları korunarak sermaye artışından muaf tutulması hissedarlık sözleşmesine ve TTK 'da öngörülen eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, hisse devrinin yönetim kurulunun onayına bağlanmasına ilişkin kararların da davalı şirketin hissedarlarının müvekkile karşı olan taahhütlerini yerine getirmemeleri sürekli müvekkili hisse oranının düşürmeye çalışmaları nedeniyle iyi niyet kuralı ile bağdaşmadığından iptali gerektiğini beyan ederek davalı şirketin 26/03/2019 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda alınan sermaye artırımına ve hisse devrinin yönetim kurulunun onayına bağlanmasına ilişkin kararların butlanının tespitine mahkeme aksi kanaatte ise iptaline karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.