11. Hukuk Dairesi 2013/3044 E. , 2013/18382 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.10.2012 tarih ve 2011/281-2012/652 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma
**11. Hukuk Dairesi 2013/3044 E. , 2013/18382 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.10.2012 tarih ve 2011/281-2012/652 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ... Hidrolik Pnömatik Hortum San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %50'şer payla müvekkillerinin murisi ... ve davalı... tarafından kurulduğunu, muris ...'in 22.12.2008 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin murisi ...'in kullandığı banka kredisi sebebiyle dava dışı Avıva Sigorta A.Ş. tarafından 28.11.2008-28.11.2009 tarihleri arası aile güvence sigorta poliçesi yapıldığını, muris Ali'nin vefatıyla sigorta şirketi tarafından 17.4.2009 tarihinde müvekkili Gülşen''in hesabına 100.000.00 TL yatırıldığını, Gülşen'in kayınbiraderi davalı... ile kayınpederi davalı ...'in bu paranın çekilen krediye ilişkin olarak şirkete ait olduğunu söyleyerek müvekkilini aldatmak suretiyle söz konusu paranın 37.500.00 TL'sini 22.04.2009, 64.000.00 TL'sini 09.12.2009 tarihinde kendi hesaplarına geçmesini sağladıklarını, banka kayıtlarında nakit olarak ödenmiş gibi görünen paraların müvekkiline verilmeksizin davalıların hesaplarına aktarıldığını, müvekkilinin davalıların yaptığı hileye banka ve sigorta şirketi ile görüşmesi neticesinde 31.03.2011 tarihinde muttali olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydı ile 10.000.00 TL'nin hesaptan ilk çekiliş tarihi olan 22.04.2009 tarihinden itibaren; 06.06.2012 havale tarihli ıslah dilekçesinde ise 37.500,00 TL'nin 22.04.2009, 64.000,00 TL'nin 09.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Hidrolik Pnömatik Hortum San .Tic. Ltd Şti ve... vekilleri, işbölümü ve zamanaşımı itirazında bulunarak, esas yönünden; 22.04.2009 tarihinde yapılan ödemelerin sermaye payı ödemeleri olduğunu, bu tarihte başka bir nedenle herhangi bir ödeme yapılmadığını, şirket ortağı olan davacının sermaye ödemesi yaptıktan sonra bu ödemeyi kendi hesabına alacak olarak görmesi ve bunu talep etmesinin mümkün olmadığını, 09.12.2009 tarihinde ise davacı tarafından şirket adına ve şirket hesabına yapılmış herhangi bir ödemenin sözkonusu olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmişlerdir. Diğer davalı yargılamaya katılmamıştır. Mahkemece, davacıların murisi ...'in ölümü nedeniyle ferdi kaza sigortasından ödenen 100.000.00 TL'nin davacılara ait para olduğu, davalı şirket ile ilgisinin bulunmadığı, ancak davacıya sözkonusu paranın davalı şirkete ait olduğu söylenilerek yanıltıldığı, bu nedenle davacı ...'in parayı kendi banka hesabından çektiği ve paranın davalı şirketin banka hesabına aktarıldığı gerekçesiyle, 101.500.00 TL 'nin 06.05.2011 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hidrolik Pnomatik Hortum San. ve Tic. Ltd Şti'den tahsiline, diğer davalılar... ve ...'e ödeme söz konusu olmadığı gerekçesiyle, anılan davalılar yönünden açılan davanın reddinekarar verilmiştir. Kararı davacı ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir. (1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. (2) Ancak, davacı 22.04.2009 tarihinde bankadan 37.500 TL çekmiş olup, bu miktarın 18.750 TL'si davalı...'in sermaye ödemesi, bakiye 18,750 TL'si ise ...ve ...'in sermaye ödemesi olarak aynı bankanın aynı şubesinden davalı şirket hesabına havale etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davacıların murisi olan ...'in sermaye borcu bulunmakta ve bu borç mirasçıları olan davacı tarafın ödenmiş ise, davacının bu meblağın şirketten istirdatını talep edememesi gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, davalı şirketin defterleri de incelenmek suretiyle, davacı tarafından yatırılan 14.062,50 TL ile 4.687,50 TL murisin sermaye borcu için yatırılmış ise bu miktar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir. (3) Mahkemece, kendisine yapılan bir ödeme olmadığı gerekçesiyle davalı... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş ise de, 18.750,00 TL'nin ''Resul Yükselen sermaye ödemesi olarak ... tarafından yatan'' açıklaması ile davalı şirket hesabına havale edildiği anlaşılmış olmakla, bu miktarın davalı şirketten tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün taraflar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle, hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 21.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.