7. Hukuk Dairesi 2014/1032 E. , 2014/7968 K. "" Mahkemesi : Kadirli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 30/07/2013 Numarası : 2013/64-2013/450 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık iz…
**7. Hukuk Dairesi 2014/1032 E. , 2014/7968 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Kadirli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 30/07/2013 Numarası : 2013/64-2013/450 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin genel ve hafta tatili alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı işveren ise , davacının verilen görevleri yerine getirmemesi, çalışma saatlerinde görevini aksatıp sürekli telefon görüşmesi yapması, çalışma arkadaşlarıyla problemler yaşaması, öğretmenlere karşı olumsuz tepkileri, öğrencilerin özbakımları ile yeterince ilgilenmemesi ve velilerin şikayetleri üzerine birçok kez sözlü olarak uyarıldığını, ancak yapılan tüm uyarılara rağmen davacının olumsuz hareketlerine devam ettiğini, veli, öğretmen ve çalışan personelde 2011-2012 eğitim-öğretim döneminde davacı ile çalışılmasının iş verimini olumsuz yönde etkileyeceği ve çalışma huzurunu bozacağı kanaati hasıl olduğundan kendisine yeniden iş başvurusunda bulunmamasının sözlü olarak iletildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğu, aksinin kabulü halinde dahi davacının çalıştığı mesai arkadaşlarıyla yaşadığı uyumsuzluk ve okul idaresinin velilerden aldığı davacıya ilişkin şikayetler sebebiyle davacı ile yeniden sözleşme yapmak istememesi halinin haklı fesih sebebi olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Öncelikle sözleşmenin belirli süreli mi yoksa belirsiz süreli iş sözleşmesi mi olduğnuun tespiti gerekmektedir. Belirli süreli iş sözleşmesinden söz edilebilmesi için sözleşmenin açık veya örtülü olarak süreye bağlanması ve bunun için objektif nedenlerin varlığı gerekir. Borçlar Kanununun 338 inci maddesinde, “Hizmet akdi, muayyen bir müddet için yapılmış yahut böyle bir müddet işin maksut olan gayesinden anlaşılmakta bulunmuş ise, hilafı mukavele edilmiş olmadıkça feshi ihbara hacet olmaksızın bu müddetin müruriyle, akit nihayet bulur” kuralı mevcuttur. Anılan hükme göre tarafların belirli süreli iş sözleşmesi yapma konusunda iradelerinin birleşmesi yeterli görüldüğü halde, 1475 sayılı Yasa uygulamasında, Yargıtay kararları doğrultusunda belirli süreli iş sözleşmelerine sınırlama getirilmiş ve sürekli yenilenen sözleşmeler bakımından ikiden fazla yenilenme halinde, sözleşmenin belirsiz süreli hale dönüşeceği kabul edilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 430 uncu maddesinde, esaslı nedenlerin varlığı yenilemeler için öngörülmüş ve on yıldan uzun süreli belirli süreli iş sözleşmesi yapılamayacağı kabul edilmiştir.