(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6731 E. , 2008/7880 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 07.06.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar inc…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/6731 E. , 2008/7880 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 07.06.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, davacılara ait 232 m2 yüzölçümündeki 147 ada 12 parselin dayanak tapu kaydında 275 m2 yüzölçümünde olduğu belirtilerek, 43 m2’lik eksikliğin davalıya ait 147 ada 13 parselden iptal ve tescili istemiyle açılmıştır. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 33,65 m2’lik kısmın 13 parselden iptali ile 12 parsele ilavesi suretiyle davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davada, davacılara ait 12 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinde esas alınan 26.07.1982 tarih 48 sıra numaralı tapu kaydına dayanılmıştır. Mahkemece, dayanak tapu kaydı ilk tesisinden tüm tedavülleri ile birlikte eksiksiz olarak getirilmediği gibi kaydın harita, plan ve krokiye dayanıp dayanmadığı araştırılmamış, kayıt mevcut hali ile de yapılan keşifte uygulanmamıştır. Bundan ayrı çekişme konusu parsele sınır teşkil eden taşınmazlardan kayıt ve belgeye dayanılarak revizyon görenlerin kayıt ve belgeleri de eksiksiz getirilmemiş, Göle Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/146 E. 1974/170 K. sayılı men’i müdahale davasının fen bilirkişi krokisi üzerinde durulmamış ve yapılan keşifte uygulanmamıştır. Salt davacı tanığının sözleri yeterli kabul edilerek dava kabul edilmiştir. Gerçekten harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Türk Medeni Kanunun 719, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddeleri uyarınca harita ve krokisine göre kapsam belirlenmelidir. Ancak böyle bir harita ve kroki yoksa veya uygulanabilir nitelik taşımıyorsa kapsamları az yukarıda söylendiği üzere tapu kaydının ilk tesisinden itibaren bütün gittileri ile birlikte sağlanarak yüzölçümlerinde veya sınırlarında değişiklik varsa nedenleri incelenip doğru esasa dayandığı sonucuna ulaşılırsa ilk tesisindeki sınırlara itibar edilerek tayin edilmeli, bu uygulamada da civar parsel kayıtlarından yararlanılmalıdır. Kuşkusuz, bu doğrultuda inceleme ve araştırma yapılırken, keşif yerinde yöreyi iyi bilen yaşlı ve taraflarla ilgisiz bilirkişi veya bilirkişiler sözlerinden faydalanmak gerekir. Yine bu uygulama sırasında kayıt kapsamının sağlıklı tayini için bilirkişilere tek tek dayanılan kayıtlardaki sınırlar sorulmalı, bunların arz üzerindeki yerlerinin nereler olduğu arazide gösterilmeli, hazır bulundurulacak fenni bilirkişiye de düzenleyeceği krokide yerleri işaret ettirilmelidir. Bilirkişi veya bilirkişilerin kayıtlardaki bazı sınırları bilememesi durumunda o sınır yönünden tarafların tanık dinletme hakları bulunduğundan taraflara da gerek görülürse bu hakları hatırlatılmalıdır. Dayanılan kayıtların ilk tesisinde veya bunların gitti kayıtlarında değişebilir nitelikte sınırlar varsa veya kayıtlar taşınmazı geometrik olarak tüm sınırları ile kapsamamakta ise kayda değişmez nitelikteki sınırlarla bağlantı kesilmemek suretiyle miktarına göre değer tanınmalı, bütün yapılacak uygulama Yargıtay denetimine elverişli olarak fenni krokiye yansıtılmalıdır. Mahkemece yukarıdan beri sıralanan ilkeler bir yana bırakılarak eksik inceleme ve araştırmaya dayalı kurulan hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 16.06.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.