9. Ceza Dairesi 2023/7928 E. , 2023/7229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/64 E., 2023/98 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin bi
**9. Ceza Dairesi 2023/7928 E. , 2023/7229 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/64 E., 2023/98 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli ve 2020/229 Esas, 2021/33 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdur ...'ye karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı, mağdur ...'e karşı çocuğun cinsel istismarı ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 28.09.2021 tarihli ve 2021/984 Esas, 2021/904 Karar sayılı kararı ile mağdur ...'e yönelik nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, mağdure ...'e yönelik çocuğun cinsel istismarı ve mağdure ...'ye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin yapılan incelenmesinde düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dairemizin 01.11.2022 tarihli ve 2021/27852 Esas, 2022/9793 karar sayılı kararı ile söz konusu hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma ilamı üzerine yapılan yargılamada Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli ve 2023/64 Esas, 2023/98 Karar sayılı kararı ile sanığın mağdur ...'ye yönelik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 uncu maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi ve 61 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına, mağdur ...'e yönelik ise aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi ve 61 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.05.2023 tarih ve 9-2023/53977 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Dairemize gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Alt sınırdan hüküm kurulmasının toplum vicdanını rahatsız ettiğini, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Müşahede altına alınmadan düzenlenen raporun hukuka uygun olmadığını, en ağır haliyle ceza hükmü kurulduğunu, kararın ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu ve diğer temyiz sebeplerini beyan ederek temyiz isteminde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince bozma ilamı üzerine; "... Her ne kadar sanık savunmasında eşi olan ...'in kendisine komplo kurduğunu, mağdur kızı ... ... in eşi tarafından ikna etmesi sonucu cinsel istismar eyleminde bulunduğunu savunmuş, diğer mağdur kızı ...'in ise kendisine yine eşi ile birlikte iftira attığını, kızı ...'in başka erkeklerle birlikte olup buna kızdığından dolayı tarafına iftira atıldığını savunmuş ise de; dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler, mağdurların istikrarlı tutarlı ve ayrıntı içerir beyanları, müşteki ...'in beyanları, dosya mevcut CD ve CD inceleme tutanağı, mağdur ...'ten alınan taytta sanığın DNA profiline rastlanmış olması nazara alındığında sanığın suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılan savunmasına itibar edilmemiştir. ... İstanbul ... Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesince tanzim olunan raporda mağdur ...'den ele geçen taytta 3 nolu lekeden sperm hücresi tespit edilmemesine karşın örnekte prostat spesifik antijen tespit edilip, ...'in DNA profili ile uyumlu yine tayt 1, 4 ve 5 nolu lekelerden ...'in DNA profilini içeren birden çok kişiye ait olabilecek DNA profillerinin tespit edildiğine dair rapor tanzim edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Sanığın savunmalarında aklının yerinde olmadığını beyan etmesi, müştekinin sanığın kendi kendine konuştuğu ve el kol hareketi yaptığına dair beyanı, sanık müdafisinin de bu yöndeki savunması karşısında, sanık tam teşekküllü bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesine sevkedilmiş ve TCK'nın 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetinin tam olduğu hususunda sağlık kurulu raporu alınmıştır. SANIĞIN MAĞDURLARA KARŞI EYLEMİNİN HUKUKİ NİTELENDİRMESİNDE; Mağdur ...'e yönelik eylemleri neticesinde; Mağdur ÇİM'de alınan beyanında; İlk olarak babası sanığın Şubat ayında hatırlamadığı bir gün gece yarısı kardeşleri ile birlikte yer yatağında yattığı esnada televizyon izlerken kendisini ayaklarından tutup çekmek suretiyle yanına çektiğini, pijamasını sıyırdığını, kazağını göğüslerinin yukarısına gelecek şekilde sıyırdığını, iç çamaşırını çıkarttığını, kendisinin çırılçıplak vaziyette olduğunu, geçmiş dönemde ablasına da benzer şeyleri yaptığından tedirgin olduğunu, babasının annesini sürekli dövdüğünü, olay günü babasının kulağına yaklaşarak "sesini çıkarırsan ablanı da, ahilerini de, anneni de öldürürüm" dediğini, babasının kendi ön özel bölgesini, ön özel bölgesine sürtüp bu esnada boynunu yaladığını, ara sıra göğsüne de dokunduğunu, sonra özel bölgesinin çok acıdığını, babasının cinsel organının cinsel organına girdiğini, bu git gelli bir şekilde toplam 4-5 dakika kadar sürdüğünü, sonrasında babasının kendisini ters çevirdiğini ve arka özel bölgesini elleriyle ayırarak ön özel bölgesine doğru cinsel organını soktuğunu, korkudan bir şey yapamadığını, bağırmaya çalıştığını ancak biri kendilerini öldürür diye sesini çıkartamadığını, annesinin bu sırada seslere uyandığını ve annesinin babasının kıyafetlerini aldığını, bu esnada babasının annesini tuttuğunu ve babasının annesini dövmeye başladığını, babasının bu şekilde eylemlerine haftada bir olmak üzere sürekli devam ettiğini, ilk olay olduktan sonra 3 erkek kardeşi ve ablasının yattığı odada yatmaya başladığını, ancak babasının haftanın herhangi bir günü genelde gece sabaha doğru saatlerde su isteme çay isteme gibi herhangi bir bahaneyle yanına çağırıp kendisine bu eylemleri bulunduğu odada yapmaya devam ettiğini, bu eylemleri yaparken ara sıra "hoşuna gitmiyor mu sende zevk almaya çalış’ tarzında konuşmalar yaptığını, hatta kendisine para teklif edip cinsel organını ağzına almasını istediğini ama hiç bir zaman yapmadığını, bu cinsel eylemleri gerçekleştirirken elini kendi cinsel organına götürüp tutmasını, cinsel organına sokmasını istediğini, cinsel organını özel bölgesine sokarken telefonunu ışığını açıp cinsel bölgesine doğru baktığını, karanlık odada gördüğü kadarıyla babasından sıvı da geldiğini, babasının ablası ve kendisine yönelik eylemleri yüzünden annesinin defalarca şikayette bulunduğunu, babasının tutuklanıp geri bırakıldığını, en son oturma odasında bir oyuncak bebeğin içerisine kamera yerleştirdiklerini, kamerayı yerleştirdikten sonra yine tarihini hatırlamadığı bir gece yarısı sabaha doğru babasının kendisine bu eylemleri yaptığını, bu kayıtları savcılığa verdiklerini, babasından şikayetçi olduğunu, bu kamera kaydını yapmak için çok uğraştıklarını, bu kamerayı sipariş üzerine getirttirdiklerini, ancak bu aldıkları kameranın da gece görüşünün iyi olmadığını, Babasının sabaha karşı daha ... bir ortamda kendisine yaptığı eylemlerin olduğu kaydı kameraya alınması için odada bulunan oyuncak bebeğin içerisine koyduklarını beyan etmiştir. Sanık gerek hazırılık gerekse kovuşturma aşamasında alınan savunmasında özetle, karısının kendisine komplo kurduğunu ve son olay haricindeki diğer olayları gerçekleştirmediğini, diğer mağdur kızı ...'e herhangi bir eyleminin olmadığını, son olayda karısı ...'in kendi öz kızını teklif ettiğini ve bir anlık yanılgıyla eylemi gerçekleştirdiğini savunmuştur. Dosya mevcut CD ve CD inceleme tutanağında, sanığın mağdura karşı cinsel istismar eyleminde bulunduğu ve mağdurun anlatımı ile uyumlu şekilde mağduru istismar ettiği anlaşılmıştır. Mağdur ...'in 08.10.2020 tarihli ... muayene raporunda, Hymen de eski yada yeni travmatik bulgu tespit edilemediği, Hymen intakt olduğu, ancak dokunma ve sürtünme düzeyindeki cinsel istismar olgularında mağdurun genital bölgesinde hiç bir travmatik lezyon gözlemlenmeyebileceğinin göz önünde bulundurulabileceği, fiili livata bulgusuna rastlanmadığına dair rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. Mağdure ...'ye yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı eyleminin gerçekleştirildiği kabulü ile sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de; bu husustaki mağdure ifadeleri ile hakkında aldırılan 08.10.2020 tarihli ... muayene raporu içeriğinin çelişmesi, dosya kapsamında bulunan görüntü kayıtlarında vücuda ithalin gerçekleştiğinin sabit olmaması ve savunmaya göre sanığın TCK'nın 61. maddesi de gözetilmek suretiyle sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan teşdiden cezalandırılmasına karar verilmiştir. Her ne kadar sanık kızı mağdur ... ...'e yönelik CD görüntülerinde olayı kabul etmekle birlikte diğer olayları kabul etmediğini savunmuş ise de, mağdurun kendisi ile yapılan ÇİM görüşmesinde ayrıntılı bir şekilde beyanda bulunduğu, mağdurun olay tarihi itibariyle yaşında 12 olması ve yaşından beklenilmeyecek şekilde cinsel ayrıntı içeren beyanda bulunuyor olması, mağdurun babasına iftira atmasını gerektirecek bir husumetin dosya kapsamında yer almaması, müştekinin geçmiş dönemde diğer kızı mağdur ...'e yönelik eylemleri nedeniyle çokça defa şikayette bulunuyor olması nazara alındığında, sanığın üzerine atılı mağdur ...'e karşı atılı suç yönünden cezalandırılması yoluna gidilmiş yine sanığın suça yönelik kastının yoğunluğu, suçun evde birlikte yaşadığı mağdura karşı gerçekleştirilmiş olması, mağdurun öz kızı olması ve yaşı nazara alınarak sanığın teşdiden cezalandırılması yoluna gidilmiş yine sanığın Şubat 2020 tarihinden itibaren mağdur ...'e yönelik haftada bir kez olacak şekilde cinsel istismar eyleminde bulunduğu anlaşılmakla suçun zincirleme şekilde işlendiği ve haliyle Şubat 2020 tarihinden tanık Alaattin ...'in CD görüntülerini teslim etmesine kadarki süreçte mağdurun çokça kez istismar edildiğinden TCK'nın 43 maddesi sanık hakkında teşdiden tatbik olunmuştur. Mağdur ...'e yönelik eylemleri neticesinde; Mağdur ÇİM'de alınan beyanında özetle; Babasının kendisine olan istismarını hatırladığı kadarıyla 3 yaşındayken başladığını ve istismar eyleminin ifadede bulunduğu tarihten yaklaşık 3 hafta önceye kadar devam ettiğini, 3 yaşından 7 yaşına kadar olan süreçte Adana ilinde hatırladığı kadarıyla Belediye Mahallesinde tam adresini bilmediğim bir yerde oturduklarını, bu süreçte babasının cinsel organını sürttüğünü, ancak çok küçük olduğundan kendisinden ya da babasından bir sıvı gelip gelmediğini hatırlamadığını, babasının bu eylemini 14 yaşına kadar ortalama iki gecede bir yaptığını, bu olaylara aklı ermeye başladıktan sonra babasından beyaz bir sıvı geldiğini gördüğünü, 7 yaşına geldiğinde Midyat’a taşındıklarını ve babasının eylemlerine devam ettiğini, babasının eylemlerini genellikle evin yatak odasında yaptığını, daha sonra Almanya’da yaşayan ... amcasının adresini tam hatırlamadığı ancak tarif edebileceği bir adresteki evinin anahtarını kullanması için babasına verdiğini, 13 yaşından sonra babasını kendisini bu eve çağırarak kendisi ile sürtünme yoluyla tatmin olmaya devam ettiğini, babasından korktuğu için ona karşı koyamadığını, sadece ağlayarak tepki verdiğini, babası ağladığı zaman kendisine bazen tokat attığını, yahut başta istemediğini söyleyince tokat attığını, zaten annesini her gün dövdüğünü, hatırladığı kadarıyla 14 yaşındayken babasının bu davranışlarına dayanamadığından durumu annesine anlattığını ve artık dayanamadığını söylediğini, annesinin de kendisinin okuldayken karakola giderek Midyat’da babasının bu davranışlarından dolayı şikayetçi olduğunu, bu şikayetten sonra kendisinin yurda, annesinin sığınma evine, kardeşlerinin de yurda yerleştirildiğini, uzun süre bu şekilde kaldıklarını, 2017 yılında ... amcası ... mahallesinde bulunan evlerinde babasının olmadığını söyleyerek kendisini, annesini ve kardeşini yurttan ve sığınma evinden çıkartarak bu eve yerleştirdiğini, ancak babasının daha sonra bu eve de gelmeye başladığını, 2018 yılında yine kendisi ile yine sürtünme yoluyla ilişkiye girdiğini, babasının bu eylemlerini yukarıda söylediği gibi önceleri yatak odasında yaptığını, ancak sonraları oturma odasında bulunan bir kanepenin üzerine battaniye sererek burada yapmaya başladığını, ilişki sonunda babasından beyaz renkli bir sıvı geldiğini, bu sıvı battaniyeye bulaştığını, son olarak da 2019 yılı Eylül ayı ve 2020 yılı başında ... amcasının evinde babasının kendisi ile cinsel ilişkiye girdiğini, ancak bu sefer organını vajinasına sokmak için zorladığını, canının çok acıdığını söyleyerek ağlamaya başladığını, zorla banyoya kaçtığını, bu eylemini yukarıda belirttiği gibi en son 3 hafta önce tekrarladığını ve vajinasından kan geldiğini, korkarak bunu babasına gösterdiğini, babasının ondan bir şey olmayacağını kendisine söylediğini, konuşmalarında kendisine ''sen evlenene kadar bana aitsin, seninle ben tam anlamıyla ilişkiye gireceğiz ve ikimizde mutlu olacağız'' dediğini, bu söylemlerinden korktuğu ve artık polise gidebileceğini öğrendiği için gelip şikayetçi olduğunu, 3 yaşından beri kendisini istismar eden babasından davacı ve şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. Sanık gerek hazırlık gerekse geçmiş dönem soruşturma dosyaları, gerekse huzurda alınan savunmasında özetle, eşinin kızı ile plan kurduğunu ve kendisine iftira attığını, kızı ile herhangi bir cinsel birlikte yaşamadıklarını, beyanlarının doğru olmadığını savunmuştur. ... Mağdur ... her ne kadar Mardin ATK ve İstanbul ATK'da alınan beyanlarında özetle, babasının kendisine istismarda bulunmadığını beyan etmiş ise de, beyanın alındığı tarih itibariyle mağdurun yurttan yeniden ikametine dönmüş olması, müştekinin de benzer şekilde ifadesinden döndüğü, sanığın müşteki ve mağdur üzerinde baskı kurduğu ve müştekilerin beyanlarının değişmesine sebebiyet verdiği, yine psikolojisi 2014 yılında bozuk olduğu anlaşılan mağdurun yurtta kaldığı süre ve yeniden eve dönmüş olması nedeniyle yeni bir başlangıç yapacağına ilişkin iradesinin bulunduğu, nitekim defaatle ... işleme maruz kalmış mağdurun alınan beyanında babasına yönelik istismar iddasından dönmesine karşın ailesinin barışacağına yönelik ifadesinin bulunuyor olması karşısında, mağdurun beyanları çelişkili olarak değerlendirilmemiş, mağdurun ÇİM'de alınan beyanlarına itibar edilmiş, sanığın savunmasında bahsi geçen mağdur kızının erkek arkadaşı olmasından dolayı mağdura kızmasına müteakip mağdurun kendisine iftira attığını beyan etmesi hususunun 2014 yılı itibarıyla mağdurun 14 yaşında olması ve o tarih itibariyle erkek arkadaşının olmaması nazara alındığında sanık savunmasına itibar edilmemiş, mağdurun uzun süre cinsel istismara maruz kaldığı ve yukarıda bahsi geçen şekilde kız çocuklarının bu tür durumlarda farklı ve değişken yönde cinsel eğilime sebebiyet verebileceği anlaşılmakla dosyada mevcut mesaj kayıtlarının bu durumun tezahürü olduğu değerlendirilmiş, sanığın Adana ilinde bulundukları süre zarfından 2014 yılının kasım ayına kadar öz kızı mağdura cinsel istismarda bulunduğu anlaşılmış, sanığın mağdur 18 yaşını tamamlayıncaya kadarki eylemlerinin sürtünme yoluyla çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, suçun zincirleme şekilde işlendiği ve haliyle 2005 yılı tarihinden mağdurun 18 yaşını ikmal etmesine kadarki süreçte mağdurun çokça kez istismar edildiğinden TCK'nın 43 maddesi sanık hakkında teşdiden tatbik olunmuş, mağdur ile zorla cebir ve tehdit kullanarak kendisi ve ailesini öldürmekle tehdit ettiği anlaşılmakla olayda TCK 103/4 maddesi uygulanmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." düzenlemesine göre dava konusu yapılan eylemin iddianamede açıkça ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususlarında karışıklığa neden olacağı, bu kapsamda 04.11.2020 tarihli iddianame incelendiğinde sanık hakkında mağdure ...'e karşı on sekiz yaşından sonraya yönelik eylemleri hakkında iddianamede herhangi bir anlatım olmadığı gibi, sevk maddelerinin de bulunmadığı dolayısıyla mevcut iddianameye istinaden ek savunma hakkı verilerek sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan hüküm kurulamayacağı anlaşılmakla sanığın mağdurun 18 yaşından sonraki eylemleri bakımından hüküm kurulmamış ancak suç duyurusunda bulunulmuştur. Sanığın savunmalarında aklının yerinde olmadığını beyan etmesi, müştekinin sanığın kendi kendine konuştuğu ve el kol hareketi yaptığına dair beyanı, sanık müdafisinin de bu yöndeki savunması karşısında, sanık tam teşekküllü bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesine sevkedilmiş ve TCK'nın 32. maddesi kapsamında cezai ehliyetinin tam olduğu hususunda sağlık kurulu raporu alınmıştır. Yukarıdaki tüm bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın Mağdur ...'e yönelik 2020 yılının Şubat ayından şikayet tarihine kadarki süreçte birden fazla kez evin oturma odasında ve evin diğer bölümlerinde mağdura cinsel istismar eyleminde bulunduğu, mağdur ...'e yönelik 2005 yılından 2014 yılının sonuna kadar mağdura karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği, mağdurun yurda yerleştirildiği, akabinde sanığın ve akrabalarının mağdurun annesi ve mağduru ikna etmeleri üzerine 2017 yılında mağduru yeniden eve döndüğü, mağdur ... yönünden dosyada mevcut CD görüntülerinin mağdur anlatımı doğrulaması, mağdur ... yönünden 2020 yılı Ocak ayı itibariyle mağdur ...'ten elde edilen taytta sanığın DNA profiline rastlanmış olması nazara alındığında bu delilin mağdur anlatımını doğruladığı ve sanığın her iki mağdura yönelik cinsel istismar suçlarını işlediği anlaşılmakla sanığın atılı suçlardan cezalandırılması yoluna gidilmiş, sanık inkar içerir savunması, olayın vehameti ile uzun süredir mağdurlara karşı cinsel istismar eyleminde bulunması dolayısıyla verilen cezadan olumlu ders çıkaracağı hususunda kanaatin oluşmaması hususu nazara alındığında sanık hakkında TCK'nın 62 maddesi tatbik edilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları" başlıklı 41 inci maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Aile ve çocukların korunması hakkı Anayasa ile güvence altına alınmış bir haktır. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un amaç ve temel ilkelerinin belirlenmesine ilişkin birinci maddesinden anlaşılacağı üzere bu kanun Anayasa ve Uluslararası sözleşmelere uygun olarak çıkarılmış bir kanundur. Kanun'un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği belirtilmiştir. Tüm bu kanuni düzenlemeler dikkate alındığında Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmamıştır. 2. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık hakkında kurulan hükümlerde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Midyat Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli ve 2023/64 Esas, 2023/98 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Midyat Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi.