8. Hukuk Dairesi 2018/9622 E. , 2019/10445 K. DAVA TÜRÜ : Evlat Edinmede Ana-Baba Rızasının Aranmaması MAHKEMESİ : Bakırköy 11. Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bakırköy 11. Aile Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararın…
**8. Hukuk Dairesi 2018/9622 E. , 2019/10445 K.** **"İçtihat Metni"** DAVA TÜRÜ : Evlat Edinmede Ana-Baba Rızasının Aranmaması MAHKEMESİ : Bakırköy 11. Aile Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Bakırköy 11. Aile Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Dava dilekçesinde, ... ...'in evlat edinilmesinde ana ve babanın rızasının aranmamasına karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesince "evlat edinmede ana baba rızası aranmaması kararının ilerde açılabilecek evlat edinme davası içinde istenebileceği" gerekçesiyle "dinlenebilme koşulu olmayan davanın reddine" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince "davanın usulden reddi gerektiği halde yazılı şekilde reddedildiği" gerekçesiyle "istinaf talebinin ilk derece mahkeme kararının hüküm kısmının 'davanın usulden reddine' şeklinde düzeltilmesi sureti ile reddine" karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, HMK’nin 353/1-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, ilk derece mahkeme kararının düzeltilmek suretiyle istinaf isteminin reddine karar verilmesi imkanı bulunmamaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece kararının hukuka uygun bulunmaması durumunda ilk derece mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve tüm hükümlerin yeniden kurulması gerekir. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK’nin 297. ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir. Bu nedenle, somut olayda, yukarıda açıklandığı şekilde istinaf başvurusu kabul edilmeksizin İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek onamaya benzer şekilde değiştirilmesi doğru olmamış, hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 25.11.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi