11. Hukuk Dairesi 2009/9571 E. , 2010/10342 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.05.2009 tarih ve 2007/434 - 2009/285 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2009/9571 E. , 2010/10342 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.05.2009 tarih ve 2007/434 - 2009/285 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin sigorta brokerliği alanında faaliyet gösterdiğini, Dünya’da ve Türkiye’de tanınan bir şirket olduğunu, ilk üç davalı gerçek kişinin 20.07.2004 tarihli hizmet sözleşmesi ile 5 yıl süreli olarak deniz sigortaları departmanında çalıştırılmak üzere işe başlatıldıklarını, dördüncü davalı gerçek kişinin ise, müvekkilinin en büyük hissedarı Marsh İnc. ABD şirketinde deniz sigortaları alanında çalışmak ve Türkiye ile ABD arasında müşteri ve brokerlik bağlantılarını sağlamak amacıyla 01.08.2004 tarihli sözleşme ile işe alındığını, çalışmaya başladıklarını, tavsiyeleri ile başka kişilerin de aynı departmana işe alındıklarını, ilk dört davalının hizmet sözleşmelerinin bitmelerine yaklaşık 32 ay kalmasına rağmen haklı neden olmaksızın işten ayrıldıklarını, daha sonra aynı departmandaki neredeyse tüm ekibin işten ayrılmasına neden olduklarını, bu arada davalı gerçek kişilerin tavsiyeleri sonucu deniz sigortaları ve acenteliği alanında faaliyet göstermek üzere, 2004 yılında müvekkilde hizmet sözleşmeleri ile çalışan üç kişi ve davalı ...’un ağabeyinin ortaklığı ile diğer davalı şirketi kurduklarını, özellikle 16.11.2006 tarihinden itibaren geçerli olacakları belirtilen ve önceden müvekkil şirketin portföyünde bulunan 85 adet broker atama mektubunun aynı hafta müvekkili şirkete gönderildiğini, bu mektuplarda broker olarak davalı şirketin atandığını, takiben başka müşterilerin müvekkili portföyünden ayrıldıklarını, davalı gerçek kişilerin işten ayrılmadan haksız rekabet teşkil edecek eylemlere başlayarak devam ettiklerini, hizmet sözleşmelerine aykırı davrandıklarını, sır saklama ve sadakat yükümlülüklerini ihlal ettiklerini, sözleşmede belirtilen rekabet yasağına uymadıklarını, eylemlerinin TTK'nun 56 ve devamı maddelerinde açıklanan haksız rekabeti oluşturduğunu ileri sürerek, davalılar tarafından yapılan haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, 8.126.000 ABD Doları zararın davalılardan tahsiline, ayrıca tahsilde tekerrür olmaması kaydıyla anılan meblağın hizmet sözleşmesine aykırılıktan dolayı ilk üç davalıdan alınmasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, esastan da davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar daha önce ara kararla görev itirazı reddedilmiş ise de görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan bu ara kararından dönüldüğü, ilk üç davalı ile davacı arasında hizmet akdi bulunduğu, davalıların bu akit kapsamında sadakat yükümlülüğünü ihlal edip etmedikleri, rekabet yasağına uyup uymadıklarının tartışılması gerektiği, her ne kadar BK'nun 348 ve 352. maddeleri mutlak ticari dava sayılsa da HGK'nun 22.09.2008 gün 2008/9-517 Esas ve 2008/576 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi bu davaların da iş mahkemesinde görüleceği, davalı işçilerin eylem ve sorumluluklarının tartışılacağı, anılan hususların iş mahkemesince çözümleneceği, diğer davalılar işçi değil ise de, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğu, yargılamanın birliği ve usul ekonomisi kuralları dikkate alındığında tüm davalılar hakkında görevsizlik kararı verildiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İstanbul İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere, davacı tarafın gerçek kişi bazı davalıların aralarındaki hizmet sözleşmesini ihlal ettiklerini iddia etmiş olmasına, davanın bu yönüyle ihtisas mahkemesi niteliğinde bulunan iş mahkemesince bakılmasının gerekmesine, her ne kadar mahkemenin davacının işçisi olan davalılar ile diğer davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğu yönündeki kabulü doğru görülmemiş ise de tüm davalıların birlikte hareket ederek zarara neden olduklarının iddia edilmiş bulunmasına, usul ekonomisi ve yargılamanın ucuzluğu ilkeleri uyarınca bağlantılı davanın ihtisas mahkemesinde bakılmasının yerinde olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.