9. Ceza Dairesi 2023/13577 E. , 2024/6706 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/209 E., 2023/142 K. SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; o yer Cumhuriyet savcısının herhangi bir temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile süre tutum talebinde bulunduğu, gerekçeli temyiz dilekçesini ise yasal süresinden sonra verdiği belirlenmiştir. Katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz i
**9. Ceza Dairesi 2023/13577 E. , 2024/6706 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/209 E., 2023/142 K. SUÇ : Reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; o yer Cumhuriyet savcısının herhangi bir temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile süre tutum talebinde bulunduğu, gerekçeli temyiz dilekçesini ise yasal süresinden sonra verdiği belirlenmiştir. Katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Temyiz İncelemesinin Kapsamına Göre 1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2020 tarihli ve 2019/807 Esas, 2020/117 Karar sayılı kararıyla sanığın atılı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 43/1 ve 62.maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2020/1737 Esas, 2020/1410 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurularının esastan reddine dair kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.03.2022 tarihli ve 2021/19059 Esas, 2022/2110 Karar sayılı kararıyla hükmün "...İlk derece mahkemesince gerçekleştirilen yargılama sırasında sanık müdafisinin mağdurenin gönderdiği bir mesajında on dokuz yaşında olduğunu söylediğini belirterek, kemik yaşının tespitini talep etmesi ve olay sonrası mağdure ile sanık arasında gönderilen mesajlarla ilgili olarak ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/104259 soruşturmalı sayılı dosyasında yürütülen tahkikatta sunulan mesaj içerikleri nazara alınarak öncelikle sanık ... mağdurenin temini ile anılan mesajlar okunarak bununla ilgili beyanlarının alınması ve suç vasfının tayini açısından mağdurenin resmi kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozma üzerine Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla sanığın değişen suç vasfına göre reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Kanun'un 104/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın atılı suçtan üst sınırdan ve takdiri indirim hükümleri uygulanmadan cezalandırılması gerektiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, atılı suçun işlendiğine dair dosya kapsamında delil olmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. GEREKÇE A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesindeki "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır." ve aynı Kanun'un 295/1. maddesindeki "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir. Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz isteğinin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtir." şeklindeki kanuni düzenlemeler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, o yer Cumhuriyet savcısının kararın yüzüne karşı verilmesinden sonra süresinde 16.03.2023 tarihinde herhangi bir temyiz sebebi içermeyen dilekçe ile süre tutum talebinde bulunduğu, gerekçeli kararın 28.03.2023 tarihinde elektronik imzaların tamamlanması ile UYAP üzerinden görüldü ekranına düşmesine karşın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından yedi günlük kanuni sürenin bitiminden sonra 05.04.2023 tarihinde gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.06.2022 tarihli ve 2021/(Kapatılan)16-3 Esas, 2022/397 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere Cumhuriyet savcılığı yönünden 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesindeki hususların ihtarının zorunlu olmadığı da anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle anılan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Bursa 14. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar verildi.