9. Hukuk Dairesi 2012/6877 E. , 2014/11816 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İZMİR 4. İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 01/12/2011 NUMARASI : 2010/417-2011/837 DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, maaş alacağı, asgari geçim indirimi, fazla mesai ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlen
**9. Hukuk Dairesi 2012/6877 E. , 2014/11816 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR 4. İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 01/12/2011 NUMARASI : 2010/417-2011/837 DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, maaş alacağı, asgari geçim indirimi, fazla mesai ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı işçi, Ocak / 2009'dan Nisan / 2010'a kadar olan 16 aylık ücretinin ödenmemesi nedeniyle hizmet akdini 12.04.2010 tarihinde feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile maaş, asgari geçim indirimi fazla mesai ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı işveren, davacının 3.550,00 TL ücret alacağı olduğunu, elinde davacının iddia ettiği 16 aylık ücretinin ödendiğine dair belge olmamakla birlikte, başka yerden bir geliri olmayan davacının, hiçbir gelir temin etmeden 16 ay boyunca işyerinde nasıl olupta çalışmaya devam ettiğinin izahı gerektiğini iddia ile dava öncesi kabullerinde olan kıdem tazminatı, yıllık izin ücretleri ve 3.550,00 TL. ücret alacağı hususlarının nihai kararda dikkate alınmasını, fazla mesai ve kabulleri dışındaki ücret alacağı isteminin reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Karar davalı tarafından temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Hukuk yargılamasında ispat araçlarından olan “Yemin” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 225 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Yasanın 225 nci maddesine göre, yeminin konusunu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar teşkil eder. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, bir işlemin geçerliliği için, kanunen iki tarafın irade açıklamalarının yeterli görülmediği hâller ve yemin edecek kimsenin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması ya da kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak konular yemin konusu olamaz (6100 sayılı Yasa Md. 226). Uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf da yemin teklif edebilir. Yemin teklif olunan kimse, yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni bir delil de gösteremez. Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır. Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır (6100 sayılı Yasa Md. 227-228). Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır. Kendisine yemin iade olunan kimse, yemin etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıa ispat edilememiş sayılır. Yeminin konusunu oluşturan vakıa, her iki tarafın değil, yalnızca kendisine yemin teklif edilen tarafın şahsından kaynaklanıyorsa yemin iade edilemez Yemin edecek taraf gerçek kişi olup, yeminden evvel ölür veya fiil ehliyetini kaybederse yemin teklif edilmemiş sayılır. Yemin, bizzat tarafa teklif olunur ve tarafça eda yahut iade olunur. Taraflardan biri tüzel kişi yahut ergin olmayan veya kısıtlı bir kimse ise onlar adına yapılmış bir işleme ilişkin vakıanın ispatı için yemin, tüzel kişiyi temsile yetkili kişi veya organ yahut kanuni mümessil tarafından eda ya da iade olunabilir (6100 sayılı Yasa Md. 229 ilâ 232). Yasanın 233 üncü maddesi uyarınca, yemin mahkeme huzurunda eda olunur. Hâkim, yeminin icrasından önce yemin edecek kimseye, hangi konuda yemin edeceğini açıklar, yeminin anlam ve önemini anlatır ve yalan yere yemin etmesi hâlinde cezalandırılacağı hususunda dikkatini çeker. Yemin edecek kimse, yemin konusunun yeterli açıklıkta olmadığını ileri sürerse; hâkim, karşı tarafın görüşünü aldıktan sonra derhâl bu konuda kararını verir. Değinilen madde gereğince yemin, "Size sorulan sorular hakkında, gerçeğe uygun cevap vereceğinize ve hiçbir şey saklamayacağınıza namusunuz, şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin eder misiniz?" şeklinde yöneltilir ve yemin teklif edilen kimse tarafından "Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." denilmek suretiyle eda edilmiş sayılır. Somut olayda yemin teklif edilen tarihte 6100 sayılı Yasa yürürlülükte olup yeminin yukarıdaki yasal düzenlemeler ve ilke kararına göre yemin merasimine uyularak yaptırılması gerekirken mahkemece, "davacı; H.. P.. Mehmet ve Ünzileden olma, 1966 doğumlu , yemin edecek olan davacıya, hangi koınuda yemin edeceği açıklandı yeminin önemi ve yalan yere yemin etmesi halinde cezalandırılacağı yönünde dikkati çekildi davacıdan soruldu; 16 aylık ücretli iznimi kullanmadım fazla çalışma ücretimi almadım, asgari geçim indirimi ücretlerimi almadım, namusum şerefim , kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ederim dedi beyanı okundu imzası alındı " şeklinde yemin teklifinin icra edilmesi ve ayrıca davalı yemin teklifi metninde 16 aylık maaşını almadığına ilişkin yemin teklifinde bulunmasına karşın davacının yemininde bu hususta beyanda bulunmaması ve hususun sorulmaması hatalı olup hükmün bozulması gerekmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 08.04.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.