T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1145 Esas KARAR NO: 2026/46 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 09/02/2024 ve 04/03/2024 Tarihli Ek Karar NUMARASI: 2022/205 Esas, 2024/23 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1145 Esas KARAR NO: 2026/46 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 09/02/2024 ve 04/03/2024 Tarihli Ek Karar NUMARASI: 2022/205 Esas, 2024/23 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılardan... ve .... Şti.'nin ..../09/2005 tarihinde kurulduğunu, "her türlü oyuncak alımı, satımı, pazarlaması, ithali, ihracı ve dahili ticaretini yapmak" faaliyet alanında iştigal eden bir firma olduğunu, davacılardan ... LTD.'nin .....’da mukim bir şirket olduğunu, zihin çalıştırıcı eğlence sunan ve akıl yürütme becerileri, uzamsal mantık ve .... ..... ile ilişkili diğer becerilerin yanı sıra sözlü ifade, el becerisi ve sağlıklı sosyal etkileşim geliştirmeye yardımcı olan oyuncaklar ve oyunlar üreten, dağıtan, satış ve pazarlamasını yapan ...... bir şirket olduğunu, davacılardan ... ........ yılında kurulmuş, ... menşeili bir şirket olduğunu, oyunlar, oyuncaklar, giysiler ve aksesuarlar ile ev eşyaları tasarlamakta, üretmekte ve ithal etmekte olduğunu, dava konusu olan ürünler-oyunlar üzerinde davacı müvekkilleri ... ve ... şirketlerinin münhasır lisans hakkı sahibi olduğunu, diğer müvekkili...’ı bu ürünlere ilişkin ürün hattı bakımından Türkiye’de münhasır distribütör olarak yetkilendirildiğini, davacıların üzerinde hak sahibi olduğu dava konusu ürünlerin "..." ve "..." ismi (markası) özgün nitelikteki ........ oyunlarından olup her birinin FSEK kapsamında korunmaya değer bir "eser" olduğunu, oyunun bütününü oluşturmak eser sahibinin fikri çabasının, hususiyetinin sonucu olduğunu, ... ve ... oyunlarının her biri FSEK'in ilmi ve edebi eser kategorisine dahil birer eser olarak korunduklarını, orijinal olan "..." ve "..." oyunlarının, davalılar tarafından belirtilen adreste ve internet ortamında ..., ... isimleri-markaları ile ticari amaçla üretildiğini ve satılmakta olduğunu öğrendiklerini, davalılar... ve ...'nün... Eğitimi logosu taşıyan yine telif hakkı davacı müvekkillerine ait ... ve ... oyunlarının taklidi "...", "..." isimli oyunların da iş yerinde satışını yaptıklarının ve müvekkillerinin marka hakkına tecavüz ettiklerinin Bakırköy ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/....değişik iş sayılı dosyasından tespit edilmiş ise de talep olmadığından bu eylem ile müvekkillerinin telif haklarını ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin tespit edilmediğini, ... ve ...; "...", "..." oyunlarının piyasaya sürülmeden önce davalı... .... firması tarafından satışa sunulduğunu, bu nedenle davacı şirketlerin marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz edildiğinden Sınai Mülkiyet Kanunu 30/1 md. uyarınca davalı ... ve... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, bunun üzerine aynı oyunların isimlerini ve tasarımlarını değiştirip hatta TPE nezdinde marka tescillerini......... isimli kişi adına de yaparak "...", "..." markası altında satışa sunduklarını, her iki yeni oyunla ilgili davanın Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/... esasında devam ettiğini, suç duyurusu sonrası Bakırköy .. Fikri Ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi 2020/.... Esasında devam eden davada davalıların "...", "..." kendilerinin üretmediğini, ürünleri........'dan alıp satışa sunduklarını ifade ettiklerini, dosyada tanık olarak dinlenen davalı ...'ın "..." ve "..." oyunlarını eşi ... adına kayıtlı .........Oyuncaklar (...) firması bünyesinde kendisinin ürettiğini ifade ettiğini, internet ortamında ... ve ... isimli oyunların kutuları üzerinden... ....... logosu kaldırılarak ... isimli ...'a ait firma tarafından satışa sunulduğunun görüldüğünü ileri sürerek davalıların davacı müvekkillerinin eser üzerindeki mali ver manevi tüm haklarına yönelik tecavüzün tespitine, FSEK 69. maddesi uyarınca tecavüzün önlenmesine, hali hazırda tecavüz devam ettiğinden FSEK 66. maddesi uyarınca tecavüzün ortadan kaldırılmasına, TPE nezdinde "Oyun ve Oyuncaklar" sınıfında marka kaydı olan "..." markası ile aynı sınıfta kayıtlı ve aynı oyun için kullanılan ... ve ... markasının kullanımı ile müvekkilinin marka hakkına yönelik tecavüz fiillerinin durulması ve kaldırılmasına, "...” markasına tecavüz teşkil edecek derecede benzer olan "..." markasını ve ... markasına tecavüz teşkil edecek derecede benzer olan ... taşıyan diğer ürünlerin yanı sıra bunların üretiminde kullanılan her türlü kalıp, klişe, desen, kılıf, ambalaj, kutu, çıkartma, deri, kâğıt veya plastik etiket vb. gibi alet, edevat vs. sair malzemelerin de ibaresi yazan her türlü evrakın toplanması ve imhasına, davalının her türlü dokümanda, reklam, ilan sair duyurularda her türlü yazışmada “...” ve "..." ibaresini kullanmasının engellenmesine, mevcut kayıtların kaldırılmasına, silinmesine, “...” ve "..." ibareleri bulunan her türlü materyalin toplanmasına, imhasına, davalı tarafından her ne şekilde olursa olsun kullanmasının engellenmesine, davalıların ihlal içeren faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturduğunun TTK' nın 56 ve devamı maddeleri uyarınca tespitine ve önlenmesine, davalının tecavüze konu ürünleri "..." ve "..." ya da başka isimlerle-markalarla üretmesinin, internet ortamı dahil satmasının, pazarlamasının, tanıtımını ve reklamını yapmasının, ticari olarak elinde bulundurmasının önlenmesine ve durdurulmasına, tecavüze ve haksız rekabete konu belirtilen isimleri-markaları ya da başka bir isimi-markayı taşıyan aynı ürünlerin üretildikleri, satıldıkları, piyasaya sunuldukları ve ticari amaçlarla bulunduruldukları her yerde toplanmasına, bu ürünlere el konulmasına ve imhasına, bunların imalinde kullanılan makine, kalıp, alet vs. teçhizata el konulmasına, mümkünse imhalarına ya da müvekkilinin...’a teslimlerine, tecavüz ve haksız rekabet konusu ürünlerle ilgili her türlü tanıtım ve reklam vasıtasının da aynı şekilde imhasına veya müvekkiline teslimine ve işbu dilekçemizde belirtilen ve re’sen tespit edilecek tüm linklere erişimin engellenmesine hükmedilmesini, mahkeme kararının masrafı davalılarından alınarak Türkiye genelinde tirajı en yüksek 3 gazetesinde birer kez ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin gıyabında tek taraflı deliller üzerinden yapılan delil tespiti ve .../10/2022 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, itiraz dilekçelerinde de belirtildiği üzere alınan bilirkişi raporunun tek taraflı beyan ve deliller üzerinden hazırlandığından inceleme eksiklikleri içerdiğini, açık hukuka aykırılıklar da ihtiva ettiğini, bu sebeple itiraz edilen, müvekkilleri yönünden kesinleşmeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının olanaksız olduğunu, davacı ... Limited Şirketi'nin .......... nolu "..." ve ....... nolu "..." ibareli markanın maliki olmadığı gibi, bu markaların münhasır lisans sahibi de olmadığını, keza her ne kadar davacılar lehine FSEK kapsamında herhangi bir hak sahipliği bulunmamakta ise de, eser sahibinin hangi davacı olduğu açıklanmadığı gibi, FSEK 52. Maddesi kapsamında eser sahibi ile diğer davalılar arasında hangi mali hakların ne şekilde devredildiğine, hangi mali haklar üzerinde kime ne kapsamda lisans verildiğine dair yapılmış ve dosyaya sunulmuş bir sözleşme de bulunmadığını, dosyaya ibraz edilen yetki belgeleri, noter tasdiki, imzası ve yetki verenin kimliği noterin denetiminden geçmiş belgeler olmadığını, ......... şirketinin Türkiye distribütörü olması halinde dahi, marka maliki ve münhasır lisans sahibi olmadığından, SMK 7 ve 24. Maddeleri ve FSEK hükümleri uyarınca, tek başına hukuki yollara müracaat etme hakkı olmadığını, delil tespiti dilekçesinde Av. ..... tarafından her ne kadar, ... Ltd. ve ........ adına da delil tespiti müracaatı yapılmış ise de, Av. ....... tarafından ... Ltd. ve .......... adına mahkemeler nezdinde işlem yapma yetkisini içeren bir vekaletname ibraz edilmeden usulsüz delil tespiti müracaatı yapıldığını, markaların maliki, eser sahibi yahut münhasır lisans sahibi tarafından yetkili vekil ile yapılmış bir delil tespiti müracaatı bulunmadığını, dava açılmadığını, ihtiyati tedbir müracaatı bulunmadığı gibi, ........ ve ... ...... Ltd. Şti kendi nam ve hesabına marka haklarına, FSEK'ten kaynaklanan haklara dayalı olarak dava açmak vb. hukuki işlemler yapmak yetkisine haiz olmadığından, huzurdaki delil tespiti müracaatına, ihtiyati tedbir istemine ve davaya karşı öncelikle aktif husumet ehliyetinin mevcut olmaması sebebi ile itiraz ettiklerini, akraba olduğu için mahalde bulunan kişilere husumet ve sorumluluk yöneltilmesinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, işletme sahibinin kim olduğu, mahalde fotoğraflanan vergi levhası ile sabit olduğunu, ... ve ...'ın olay ile herhangi bir ilgi ve alakası olmadığını, bu çerçevede müvekkilleri ... ve ... yönünden pasif husumet itirazı olduğunu, davacının ... şirket olduğunu, yabancılık teminatı itirazında bulunduklarını, davacının yabancı dildeki delillerin, apostil şerhli noter tasdikli yeminli tercümelerini sunması gerektiğini, davacı tarafın fsek kapsamında korunabilecek bir hakkı olmadığını, davacının kendisi tarafından oluşturulduğu iddia edilen oyunlar FSEK 2 vd. maddelerinde sayılan eser kategorilerinin hiçbirine girmediğini, dava konusu oyunların bilgisayar oyunu olmadığını, ....... ....... olarak tabir edilen masa üstü oyunu olup, FSEK'te sayılan hiçbir eser kategorisinde yer almadığını, söz konusu oyunların ve benzerlerinin uzun yıllardır yurt dışında satılan oyunlar olduğunu, harcı alem kuralları olduğunu, sahibinin hususiyetini yansıtmadığını, müvekkillerinin herhangi bir marka tecavüzü eylemi olmadığını, müvekkillerinin kendi marklarını kullandığını, davacı tarafın daha evvel marka tecavüzü iddiası ile müvekkilleri ... ve... hakkında yaptığı şikayet ile ilgili müvekkilleri hakkında beraat kararı verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, haksız rekabet iddiası izaha ve ispata muhtaç olup, kanıtlanmadığını, açıklanan nedenlerle, husumet, hukuki menfaat yokluğu ve sair itirazları çerçevesinde öncelikle usuli sebeplerle ve her halükarda esasa yönelik savunmaları çerçevesinde davanın reddine, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../02/2024 tarih, 2022/205 Esas, 2024/23 Karar sayılı kararıyla; "...Dava, davalının, davacı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan ve markalardan kaynaklanan haklarına tecavüzün tespiti, men'i, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talebine yöneliktir. FSEK 1/B maddesine göre eser sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleridir. Buna göre bir ürünün eser vasfını haiz olabilmesi için subjektif unsura (sahibinin hususiyetini taşıması) ve objektif unsura (kanunda sınıflandırılan eser gruplarından birine dahil olma) bir arada sahip olmalıdır.Davaya konu ürünler kutulu masa oyunlarıdır. Söz konusu oyunların anonim olmayan kuralları ile hazırlanmış olan parçaların ve ürünlerin sahibinin hususiyetini taşıyacağı endüstriyel eser mahiyetinde ilmi eser niteliğinin bulunması ve tasarım özelliğinden kaynaklanan güzel sanat eseri formunda kaligrafisinin yapılarak derleme eser mahiyetine kavuştuğu, ayrıca FSEK 6.maddesi düzenlenmesi karşısında da ürünün özgün mantığını yazılı ve görsel şemalarla açıklayan, belirli tarifleri içeren oyun kuralları kitapçığının tercüme (işleme) eser olarak kabulünün gerektiği hukuki kanaatine ulaşılmıştır.Eser sahipliği yönünden yapılan değerlendirmede ise; FSEK 8/1 uyarınca "Eserin sahibi onu meydana getirendir." Kanuni düzenlemeler ve yüksek mahkeme içtihatlarına göre ancak gerçek kişiler eser sahibi olabilirler. Tüzel kişiler ise eserden doğan hakların devri yolu ile bu haklara tecavüz halinde dava açma hak ve ehliyetine sahip olabilirler. Somut olayda ... isimli eser vasfındaki oyunun eser sahibi dava dışı ........'in davacılardan ...'a eserden doğan haklarını devrettiğine ilişkin .../09/2020 tarihli lisans sözleşmesinin ve ... isimli oyunun sahibi dava dışı ........'in davacılardan ...'a eserden doğan haklarını devrettiğine ilişkin .../08/2019 tarihli lisans sözleşmesinin ve davacılardan...'ın ... ve ........'ın Türkiye çapında distribütörü olduğu ve telif hakları ile marka haklarına ilişkin lisans ve yetki sözleşmelerinin dava dilekçesinin ekinde sunulmuş olduğu, bu itibarla FSEK çerçevesinde açılan davada davalı yanın aktif dava ehliyeti itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalılar vekilinin, davalılardan ... ve ... yönünden yapmış olduğu pasif husumet itirazlarının değerlendirilmesinde; davalılar ... ve ... ile ... ve ...'nün karı-koca oldukları, ...'ın üzerine kayıtlı işletmede bilirkişi raporları ile tespit olunan ... ve ... isimli ürünlerin üretiminin yapıldığının davalı ...'ın ../01/2024 tarihli duruşmadaki beyanları ile sabit olduğu, yine aynı davalının duruşmadaki beyanlarında eşinin işletmeye nadir uğradığını, kendisinin işletmede bulunduğunu beyan etmesi; ayrıca Bakırköy ..... Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2020/123 esas sayılı dosyasının ../11/2021 tarihli duruşmasında "... isimli firma eşim ... adına kayıtlıdır, ancak kendisi ev hanımıdır, o sebeple ben işletirim, davaya konu ürünlerin üretimin ben yapıyorum, ürünlerin patent kurumunda tescili vardır, buna istinaden üretim yapmaktayız, sanıklara da ürünü ben sattım, daha doğrusu sanıklardan ... ile ticaretim vardır, ... iş yerinde olmaz, sanık müdafinin sunmuş olduğu fatura doğrudur ve bana aittir, ben sanık ......'in talebi üzerine kendi markalarımızın ismini içeren ürün üretip sanığın talebi üzerine... ibaresini de yazdık, ama bunun haricinde bu ürünlerin üretimini sadece biz yapıyoruz, ve büyük firmalar bizden bu yönde üretim isteği zaman dış ambalajlarına da firmanın adını yazabiliyoruz, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde ifade vermesi karşısında, diğer davalı eşinin yanında sadece sigortalı bir çalışan olduğu iddiasına dayalı pasif husumet itirazının inandırıcı ve yerinde bulunmadığı, aynı şekilde diğer davalı ...'nün de eşinin adına kayıtlı işyerinde yalnızca sigortalı bir çalışan olduğu iddiasının, duruşmada alınan "Ben emekli olurken kendi adıma olan işyerimi eşime devrettim ve sonrasında emekli oldum, eşim de emekli oldu ve o haliyle kaldı. Senelerdir bu işyerini işletiyoruz. Biz üretici bir firma değiliz. Sadece ürünleri alıp satıyoruz. Davaya konu edilen ürünleri de diğer davalılar ... ve ...'ın işletmesinden satın aldık" şeklindeki beyanları ile Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2020/123 esas sayılı dosyasının.../04/2021 tarihli duruşmasında alınan "Aramanın yapıldığı ......... kırtasiye bana aittir, fiilen ben işletirim ancak resmi olarak eşim olan... adınadır, kendisi ev hanımıdır, işe gelmez, bende vekaletnamesi vardır bütün işlerini ben yönetirim, arama ele geçirilen ürünleri ...firmasında ...'dan faturalı olarak aldım" şeklindeki savunmaları ile açıkça çelişen mahiyette olduğu ve pasif husumet itirazlarının yerinde olmadığı hukuki ve vicdani kanaatine ulaşılmıştır. Yine aynı davalıların aşamalarda alınan ve yukarıda yer alan beyan ve savunmaları ile davalılar ... ve ...'ın davaya konu ... ve ... isimli ürünleri üreterek diğer davalılar ... ve ...'ye sattıkları, bu davalıların da ürünleri satışa arz ettikleri anlaşılmıştır. Davacılara ait "..." isimli oyun ile davalılara ait ... isimli oyun üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile, karşılaştırılan oyunlardan her ikisinin de kare şeklinde kutu oyun olduğu, oyun kutu kapaklarının yüzey grafiklerinde, benzer oyun içeriği öğelerinin farklı renk ve yerleşimde olduğu, her iki tarafta kullanılan isim/logo biçim ve yerleşimlerinin farklı olduğu, oyunun oynanmasında belirgin öğelerin ........ olduğu ve bunlarda adet, renk, biçim ve oranda belirgin benzerlik bulunduğu, davalı tarafa ait ... oyununu kutu arkasındaki oyun klavuz içeriğindeki bilgiler, kurallar ve alternatif oyun şekilleri ile davacı tarafa ait "..." oyununun klavuz kitapçığı içeriğindeki bilgiler, kurallar ve alternatif oyun şekilleri karşılaştırıldığında benzer tanımlar ve kurallar kullanılmış olduğu;Davacılara ait "..." isimli oyun ile davalılara ait ... isimli oyun üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile, karşılaştırılan oyunlardan her ikisinin de ... şeklinde farklı oranlarda kutu oyun olduğu, oyun kutu kapaklarının yüzey grafiklerinde, benzer oyun içeriği öğelerinin farklı renk ve yerleşimde olduğu, her iki tarafta kullanılan isim/logo biçim ve yerleşimlerinin farklı olduğu, davalı tarafa ait ... ... oyununun oynanabilmesi için .... parçaların birbirine monte edilmesi gerektiği, davacı tarafa ait ... oyununun parçalarının montajlı olduğu, her iki oyun da oynanacak şekilde hazırlandığında bilyeler ve hareketli parçaların adet, renk, biçim ve yerleşiminde belirgin benzerlik bulunduğu, her iki oyun da farklı malzeme ve üretim yöntemleri ile imal edilse de benzer görünümde ve harekette kullanıldığı, davalı tarafa ait ... oyununu kutu arkasındaki oyun klavuz içeriğindeki bilgiler, kurallar ve alternatif oyun şekilleri ile davacı tarafa ait ... oyununun klavuz kitapçığı içeriğindeki bilgiler, kurallar ve alternatif oyun şekilleri karşılaştırıldığında benzer tanımlar ve kurallar kullanılmış olduğu, bu itibarla davalılara ait her iki oyunun, davacılara ait eserden kaynaklı mali ve manevi haklardan işleme, çoğaltma, yayma, temsil, umuma arz, adın belirtilmesi selahiyeti, eserde değişiklik yapılmasını men etme, adın değiştirilmesini men etme, piyasaya arz zamanını ve şeklini belirleme haklarını ihlal ederek tecavüz oluşturduğu kanaatine varılmıştır. SMK'nun 6/1 md'sinde nisbi red nedeni olarak düzenlenen karıştırma ihtimali, aynı kanunun 7/2 md'sinde marka hakkına tecavüz hali olarak yer almaktadır. SMK'nun 6/1 md'sine göre, önceki marka ile tescil başvurusu yapılan marka aynı ya da benzer ise sınıflar da aynı ya da benzer ise bu başvuru itiraz üzerine red edilir. SMK'nun 25/1 md'si gereğince hem 5.md'de yazılı mutlak red nedenleri , hem de 6.md'de yazılı nisbi red nedenleri birer hükümsüzlük nedenidir. Marka koruma kapsamına ilişkin SMK'nun 7/2-b md'sine göre ise, marka sahibi "tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerde aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasını engelleyebilir ve bu durum aynı zamanda marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Davaya konu olayda, davaya dayanak "..." ibareli ......... tescil numaralı markanın dava dışı .........'e ait olduğu, dosyaya sunulan .../09/2020 tarihli lisans sözleşmesi ile haklarının davacı ...'a devredildiği, sunulan yetki belgesine göre ise davacı...'ın ... tarafından marka yönünden alt lisans ile yetkilendirildiği anlaşılmıştır. Davaya dayanak diğer ......... tescil numaralı "..." ibareli marka ise davacılardan ... adına tescillidir. Davacı yan markalarından "..." markası ile davalı yanın fiili markasal kullanımlarından "..."nun kıyaslanması neticesi markalar arasında asli unsur olan "..." kelime unsurunun ortak olması neticesi yüksek oranda görsel işitsel ve kavramsal benzerlik oluştuğu, davalı kullanımları ile davacı markasının tescilli olduğu emtiaların ayniyet içerdiği, bu itibarla marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Davacı yana ait "..." ve davalı yana ait "..." markalarının kıyaslanmasında taraf markalarının asli ve ayırdedici unsurunun "..." ve "..." kelime unsurları olduğu, bu unsurlarının her ikisinin de okunuşunun "..." şeklinde olması nedeniyle işitsel benzerlik bulunduğu, yine aynı kelime unsuru bakımından markalar görsel olarak da benzediği, davalı fiili kullanımları ile davacı markası arasındaki sınıfsal ayniyet göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu sınıf ve emtia bakımından özel bir eğitim ve dikkat seviyesine sahip olmayan ortalama tüketici nezdinde, bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenimde benzer olarak algılanacakları, işletmesel yahut ekonomik ilişkilendirme ihtimali bulunduğu ve marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.Davacı vekilinin, erişim engeli talebinin, davalılara ait olduğu tespit olunan link tespit edilemediğinden reddine karar vermek gerekmiş, bu talep tali talep olması dolayısıyla davalılar lehine vekalet ücreti takdiri cihetine gidilmemiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacıların davalarının KISMEN KABULÜ İLE; -Davalıların davacıların lisans sahibi olduğu eser vasfına haiz "..." ve "..." isimli oyunlardan FSEK kapsamında doğan mali ve manevi hakları ihlal ettiğinin tespitine, -Davalıların davacılardan "..." firmasının lisans sahibi olduğu ........... tescil numaralı markadan doğan haklarına ve davacılardan ...'ın sahibi olduğu ...... tescil numaralı markasından doğan haklarına tecavüzünün tespitine ve FSEK ve SMK çerçevesinde oluşan bu tecavüzün men ve ref'ine; bu kapsamda tecavüz oluşturan davalılara ait ve bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen ürünlere; münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşulu ile üretim vasıtalarına, reklam ve tanıtım vasıta ve evraklarına el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, -Davalılara ait olduğu tespit olunan link tespit edilemediğinden erişim engeli talebinin REDDİNE, -Hüküm özetinin masrafı davalılardan alınmak koşuluyla ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına,..." karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI: Bakırköy ....Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../03/2024 tarih, 2022/205 Esas, 2024/23 Karar sayılı ek kararıyla; "...Davacı vekilinin dava konusu "..." ve "..." oyun isimlerinin hükümde düzeltilmesi talebinin kabulü ile, HMK 304/1 gereğince ../02/2024 tarihli Gerekçeli Kararın Hüküm kısmında 1 nolu bentte yazılan "..." ve "..." oyun isimlerinin, "..." ve "..." olarak olarak tashihine karar vermek gerekmiş; sair taleplerin hükmün tashihi yolu ile karşılanabilecek talepler olmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacı vekili .../02/2024 tarihli dilekçesi ile hükmün tashihini talep etmiş olup, hüküm kısmında maddi hata yapıldığı ve gerekçeli kararın henüz taraflara tebliğ edilmediği anlaşılmakla, HMK 304/1 gereğince .../02/2024 tarihli Gerekçeli Kararın Hüküm kısmında; 1 nolu bentte "Davalıların davacıların lisans sahibi olduğu eser vasfına haiz "..." ve "..." isimli oyunlardan FSEK kapsamında doğan mali ve manevi hakları ihlal ettiğinin tespitine" yazılmış ise de oyun isimlerinin sehven yanlış yazıldığı anlaşılmakla, hükmün "Davalıların davacıların lisans sahibi olduğu eser vasfına haiz "..." ve "..." isimli oyunlardan FSEK kapsamında doğan mali ve manevi hakları ihlal ettiğinin tespitine" olarak tashihine, 2-Davacı vekilinin tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i talebinin ne şekilde giderileceğine ilişkin tashih talebinin reddine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Davanın kısmen reddine karar verilen kısım ile ilgili olarak "Davalılara ait olduğu tespit olunan link tespit edilemediğinden erişim engeli talebinin REDDİNE" şekilinde usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, dava konusu olan ürünlerin taklit oldukları ve müvekillerinin FSEK kapsasamında mali ve mavi haklarının ihlal edildiği yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları ile net bir şekilde ortaya konulduğunu, taklit olan ürünlein yoğun bir şekilde internet ortamında satıldığını, sattıkları ürünlerin taklit olduğunu bilen kişilerin genellikle dava ve diğer yaptırımlardan kurtulmak amacı ile bu ürünleri internet ortamında pazarladıklarını, dava konusu olan ... ve ... isimli taklit oyunların satışının yapıldığı linkler olduğunu, red nedeni ile dava konusu olan taklit oyunlar internet ortamında satılmaya devam edeceğini, "Davalılara ait olduğu tespit olunan link tespit edilemediğinden " şeklinde bir gerekçe belirtilmiş ise de bu gerekçenin hukuken kabulü mümkün olmadığını, aslında taleplerinin dava konusu olan taklit ... ve ... isimli oyunların İnternet ortamı da dahil olmak üzere tüm mecralarda satışının yasaklanmasına ilişkin olduğunu, Tashih talebimize yönelik ek karar ilişkin istinaf nedenleri olarak; İlk derece Mahkemesinin kararında orijinal oyunların isimleri olan "..." ve "..." isimlerinin doğru yazılması ve infaz kabiliyeti olacak şekilde davalının tecavüze konu ürünleri olan “...”ve "..." isimlerinin kararda geçirilmesi talep edilmiş ise de ilk derece mahkemesi orijinal oyunların isimlerini düzeltmiş ancak taklit oyunların isimlerini "Davacı vekilinin tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i talebinin ne şekilde giderileceğine ilişkin tashih talebinin reddine," kararı ile reddetmiş olduğunu, Taklit oyunların isimlerinin kararda geçirilmemesi kararın icrasında sorunlar oluşturacağın -dan hükümde satışı men edilen taklit oyunların isimlerinin yazılması gerektiğini beyanla ilk derece mahkemesinin esasa ilişkin ve tavzih talebinin kısmen reddine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; gıyapta verilen delil tespiti kararı uyarınca dosyaya ....10.2022 tarihli bilirkişi raporu sunulduğunu, keza delil tespit raporu alındıktan sonra ....11.2022 tarihinde davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair karar verildiğini, delil tespiti kararına, ....10.2022 tarihli bilirkişi raporuna ve gıyapta verilen ....11.2022 tarihli ihtiyati tedbir kararına itiraz edildiğini, alınan bilirkişi raporuna, aktif ve pasif husumet itirazlarına, davacının hak sahipliğine, dava konusu oyunların eser niteliği bulunmadığına, marka tecavüzü iddiasına yönelik ileriye sürdükleri itirazların ilk derece mahkemesince yeterli incelenmediğini, bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını, HMK uyarınca yabancı dildeki belgelerin delil olarak kabul edilebilmesi için, ilgili ülkenin yetkili makamları tarafından verildiğini tasdik eden apostil şerhini ihtiva etmesi, dosyaya bu belgelerin noter tasdikli yeminli tercüman çevirilerinin ibrazı gerektiğini, bu şartlara uygun olmayan yabancı dildeki delillerin hmk uyarınca delil olarak kabulünün olanaklı olmadığını, apostil içermeyen, her halükarda yabancı dilde olup da noter tasdikli yeminli tercüman çevirisi bulunmayan belgelerin delil olarak hükme esas alınmaması gerektiğini, davalının eser tecavüzü ile tüm müvekkiller arasında somut bir illiyet bağı kuramadığı halde, davanın tüm müvekkiller yönünden kabulünün de açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından daha evvel aynı iddialar ile müvekkilleri hakkında marka tecavüzü iddiası ile şikayette bulunulduğunda marka tecavüzü iddiası üzerine Bakırköy .... Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’ nin 2020/123 E. sayılı dosyası ile görülen ceza davasında, müvekkilleri ... ve... marka tecavüzünde bulunmadığı sabit olduğundan her iki müvekkilinin de beraatına karar verildiğini, davacının istinaf isteminin reddi ile beraat kararı kesinleştiğini, kesinleşmiş beraat kararı ile müvekkillerinin marka tecavüzünde bulunmadığı sabit olduğu halde, mahkeme kararında bu hususun tartışılmaması, aleyhe hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu masa üstü oyunlarının eser niteliğinde olmadığını, FSEK kapsamında eser korumasından faydalanamayacağını, oyunun harcı alem olduğunu, davacı tarafın hususiyetini yansıtmadığını, oyun kurallarının benzerliğinden, oyun parçalarının benzerliğinden yola çıkılarak FSEK kapsamında tecavüz yahut haksız rekabet sonucuna varılması olanaksız olduğunu, müvekkillerinin kendi tescilli markalarını kullandıklarını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; Marka ve Eser sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiştir. Karara karşı, davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacılar tarafından hak sahibi oldukları "..." ve "..." oyunlarının davalılar tarafından "..." ve "..." isimleri ile ticari amaçla üretildiğini ve satıldığını iddia ederek huzurdaki davanın açıldığı, yapılan bilirkişi incelemesi ile davacıya ait markada asıl ve ayırt edici unsur olan “...” ve “...” ibaresinin, davalı adına tescilli markasında ve kullanımında benzer şekilde “...” ve “...” olarak yer almakta olduğu ve bu haliyle davalı kullanımının davacı markasına yanaşma iradesi gösterdiği, davalı kullanımının davacı markasıyla görsel, işitsel ve anlamsal açıdan ve bir bütün olarak değerlendirildiğinde benzerlik teşkil eder şekilde olduğu, ortalama tüketici zihninde yarattığı imaj nedeniyle taraf markaları arasında kavramsal bağlantı kurulabileceği ve karıştırılma ihtimali doğurabileceğinin tespit edildiği, davacının tescilde öncelik hakkı ve SMK 155. Madde hükümleri dikkate alındığında markaya tecavüzün gerçekleştiğine ilişkin ilk derece mahkeme kararının yerinde olduğu, "..." ve "..." oyunlarının eser vasfında olduğu, karşı taraf oyunları ile karşılaştırıldığında; benzer tanımlar ve kurallar kullanılmış olduğu ve ayniyet derecesinde benzer oldukları, davalılara ait her iki oyunun, davacılara ait eserden kaynaklı mali ve manevi haklardan işleme, çoğaltma, yayma, temsil, umuma arz, adın belirtilmesi selahiyeti, eserde değişiklik yapılmasını men etme, adın değiştirilmesini men etme, piyasaya arz zamanını ve şeklini belirleme haklarını ihlal ederek tecavüz oluşturduğunun tespit edildiği, sunulu bilirkişi heyet raporlarının denetime elverişli olduğu, ilk derece mahkemesince tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri yönünden yapılan değerlendirmenin yerinde olduğu, her ne kadar ceza mahkemesince davalı ... ve... hakkında beraat kararı verildiği görülmüş ise de ceza mahkemesince verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamayacağından taraf vekillerince ileri sürülen istinaf istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacı vekili tarafından her ne kadar ek karar aleyhinde istinaf talebinde bulunulmuş ise de ek kararın istinafa konu edilmeyen kısmı ile hüküm fıkrasındaki oyun isimlerinde yapılan yazım hatasının düzeltildiği, hükmün mevcut hali ile infaza elverişli olduğu, erişim engeli talep edilen linklerin ise davalı yana ait ya da onun yönetiminde olduğu hususunun ispatlanamaması karşısında davacı vekilinin ek karara ilişkin istinaf taleplerinin de reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 3-Davacılardan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davalılardan alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 5-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2026