TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 12/11/2025 NUMARASI : 2025/230 D.İş 2025/229 Karar TALEP :İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 12/11/2025 KARAR TARİHİ : 12/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2026 Taraflar arasındaki müdürlük yetkilerinin kaldırılması ve kayyım tayinine ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen ara kar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/3 Esas 2026/15 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/3 KARAR NO : 2026/15 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 12/11/2025 NUMARASI : 2025/230 D.İş 2025/229 Karar TALEP :İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 12/11/2025 KARAR TARİHİ : 12/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/01/2026 Taraflar arasındaki müdürlük yetkilerinin kaldırılması ve kayyım tayinine ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen ara karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden talep dilekçesinde özetle; karşı yanın şirkette bulunan temsil boşluğundan menfaat elde etmeye çalışarak ortağı ve müşterek imzayla birlikte yetkilisi oldukları dava dışı şirketi re'sen terk sürecine sürüklediğinden tedbiren karşı yanın müdürlük yetkilerinin kaldırılmasıyla şirketin Vergi Dairesi, SGK ve yargısal işlemlerini yürütmek için müşterek imzaya yetkili kılınacak mahkemece uygun görülecek bir kişinin davacı yanında imzaya yetkili olmak üzere yönetim kayyımı olarak veya kendisinin münferiden yetkili kılınması ile mahkemece uygun görülecek bir kişinin işbu işlemlerin denetimi için denetim kayyımı tayinine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; İhtiyati tedbir talep edenin, ilgili şirketi müştereken temsile yetkili bulunduğu, haklılık durumunun bu aşamada değerlendirilemediği gerekçesiyle; " ihtiyati tedbir talebinin reddine" ilişkin karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden istinaf dilekçesinde özetle; tarafların dava dışı ... ... Ltd. Şirketinin müşterek imzalı yetkilisi olduklarını, davalının yetkisini kötüye kullanarak şirketi zarara uğratması üzerine çıkan tartışma sonucu şirketten ayrılarak ve beraberinde bir kısım belge ve defterleri götürerek şirketi resen terk sürecine sürüklediğini, şirket envanterlerinin yedinde koz olarak bulundurduğunu, vergi ve SGK ödemelerine müşterek yetkisi uyarınca onay vermediğini, şirketin ticari itibarının zarara uğradığını, tedbir taleplerinin kabulü gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep, HMK'nun 389 vd. gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nun 390/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecektir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir talep eden, karşı tarafın limited şirket müdürlük sıfatından doğan temsil ve ilzam yetkisinin tedbiren sona erdirilmesini, müdür olarak kendisinin atanmasını, aksi kanaat halinde ise şirketi temsil anlamında talep eden % 60 hisseli ortak yanında imzaya yetkili olmak üzere yönetim kayyımı veya mahkemece uygun görülecek bir kişinin münferiden yetkili kılınması ile bu işlemleri denetim için denetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin reddine hükmedilmiştir. Gerek 6102 Sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda limited şirkete temsil kayyımı, atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nun 1. maddesinde "Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. TMK'nun 426. maddesinde temsil kayyımlığı, 427. maddesinde ise yönetim kayyımlığı düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanunun 426. maddesinde düzenlenen temsil kayyımlığı müessesesi, gerçek kişiler esas alınarak getirilmiş bir kurum olmakla birlikte tüzel kişiler içinde temsil kayyımı atanabileceği gerek öğretide (Türk Medeni Hukukunda Kayyımlık-Mustafa Alper Gümüş-Sh. 103) ve gerekse yargı kararlarında (Yargıtay 11.H.D. 1988 tarih 65-3848 sayı vb.) kabul görmektedir. 6102 sayılı Kanunun 630. maddesinde limited şirket müdürünün görevden alınması, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınması ve sınırlanmasının düzenlendiği, haklı nedenin varlığında her ortağın şirket müdürünün görevden alınmasını, yönetim ve temsil yetkisinin geri alınmasını ve sınırlandırılmasını mahkemeden istemesinin mümkün olduğu, somut uyuşmazlıkta da talepte bulunan ortak tarafından, bu çerçevede aynı iddia ve taleplerle Ankara 13. ATM'nin 2025/852 Esas sırasında 12/11/2025 tarihinde ve TTK 630/2 maddesi uyarınca şirketin müşterek imzayla yetkilisi olan karşı taraf ... aleyhine dava açarak işbu değişik iş dosyasında talep ettiği tedbirleri o dosyada daha önceden talep etmiş olduğu, hal böyle olunca mahkemece, işbu değişik iş dosyasındaki ihtiyati tedbir talepleri yönünden esasa ilişkin yargılamaya atıf yapmadan ve gözetmeden yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğinden bahisle talep eden tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik karar verilmesinde Dairemizce sonuç itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında sonucu itibariyle bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00-TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın talep eden taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından karşı taraf davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 12/01/2026 Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...