17. Hukuk Dairesi 2019/3506 E. , 2020/4953 K. "" MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili şirkete zorunlu mali mesuliyet sigortalı, davalının da kiracı sıfatıyla işl…
**17. Hukuk Dairesi 2019/3506 E. , 2020/4953 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili şirkete zorunlu mali mesuliyet sigortalı, davalının da kiracı sıfatıyla işleteni olduğu aracın, 05.05.2013 tarihinde dava dışı alkollü sürücü idaresindeyken gerçekleşen tek taraflı kazasında araçta yolcu olarak bulunan Özgür Toy'un vefat ettiğini, bu nedenle de mirasçılarına 11.11.2013 tarihinde 70.628,59 TL ödeme yapıldığını belirterek 70.628,59 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 70.628,59 TL'nin 11.11.2013-ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta (ZMSS) poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartlarının B.4/2 maddesinde “Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” hükmü mevcuttur. Şu halde, davacı sigortacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Somut olayda; davalı şirket, aracı uzun süreli kiraladığından dolayı 3.kişinin zararları yönünden işleten sıfatına sahip olsa da, sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddi doğru görülmemiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itiralarının incelenmesine gerek görülmemiştir.