8. Hukuk Dairesi 2015/13403 E. , 2015/22215 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/06/2009 NUMARASI : DAVACI : Hazine DAVALI : Y.. A.. vs. DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin Hazine ile Y.. A.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının reddine dair Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.06.2009 gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; do…
**8. Hukuk Dairesi 2015/13403 E. , 2015/22215 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/06/2009 NUMARASI : DAVACI : Hazine DAVALI : Y.. A.. vs. DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Terkin Hazine ile Y.. A.. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve terkin davasının reddine dair Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.06.2009 gün ve ... sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine vekili, dava konusu 439 parsel sayılı ölü Kaya Adıgüzel mirasçıları adına kayıtlı taşınmazın 20800 m2 lik kısmının Akşehir Gölü kıyı kenar çizgisinin göl tarafında kaldığını, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini açıklayarak, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile kıyı olarak kamuya terkinine karar verilmesini istemiştir. Mahkemenin 2006/...Esas sayılı dosyasında, dava konusu 439 parsel sayılı taşınmazda pay sahibi olan diğer maliklere karşı dava açıldığından, eldeki dava ile birleştirilmiştir. Bir kısım davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, Mahkemenin kararı 5841 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanun'un 2. ve 3. maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur. 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 2.maddesi ile 3402 sayılı Kanun'un 12.maddesinin 3.fıkrasına eklenen cümlede: “bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet ve diğer Kamu Tüzel Kişileri dâhil tarafların sıfatına bakılmaksızın" ve 3.maddesi ile aynı Kanun'a eklenen Geçici 10. maddesinde ise; “Bu Kanun'un 12.maddesinin 3. fıkrası hükmü devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.” şeklindedir. Bu değişiklik nedeniyle bu yasanın yürürlük tarihinden sonra Hazine'nin açtığı davalarda da 10 yıllık hak düşürücü süre uygulanmaya başlanmıştır. Ne var ki, Yerel Mahkeme kararının temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesi’nin 12.05.2011 gün ve 2009/31 E. 2011/77 K. sayılı kararıyla; “25.02.2009 gün ve 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 2. maddesiyle 21.06.1987 günlü ..//.. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen cümlenin ve 3.maddesiyle 3402 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 10. maddenin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline” karar verilmiş ve bu iptal kararı 23.07.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları ile idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır.