Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde mühendis olarak çalıştığını,...Sendikası üyesi olduğunu, yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını, 15.01.2018 tarihine kadar kalite kontrol primini almakta iken personel kadrolarının değiştirilmesi ve teknik kontrol değil kontrol görevi yaptığı gerekçe gösterilerek prim ödemesinin kesildiğini ancak yaptığı işte herhangi bir değişiklik olmadığını, aynı işini yapmaya devam ettiğini, kalite kontrol işi yaparak sonucu
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde mühendis olarak çalıştığını,...Sendikası üyesi olduğunu, yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını, 15.01.2018 tarihine kadar kalite kontrol primini almakta iken personel kadrolarının değiştirilmesi ve teknik kontrol değil kontrol görevi yaptığı gerekçe gösterilerek prim ödemesinin kesildiğini ancak yaptığı işte herhangi bir değişiklik olmadığını, aynı işini yapmaya devam ettiğini, kalite kontrol işi yaparak sonucu raporlamak ve raporu imzalayarak sorumluluk yüklendiğini ileri sürerek müvekkilinin toplu iş sözleşmesinin 52. maddesinin (d) bendi gereği %6 oranında (C) grubu idareci primi alması gerektiğinin tespiti ile geriye dönük olarak hak etmesine rağmen müvekkiline ödenmeyen (C) grubu idareci priminin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının,...Sendikası ile davalı işveren arasında bağıtlanan 24, 25 ve 26. Dönem Toplu İş Sözleşmeleri'nin 59. maddesinin (d) bendinde tanımlanan görevi yapıp yapmadığı, 52. maddesinin (d) bendinde düzenlenen (C) grubu prime hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dairemizin 06.03.2024 tarihli ve 2024/993 Esas, 2024/4229 Karar sayılı kararında hem toplu iş sözleşmesinin 59. maddesinin (d) bendinde tanımlanan görevi yapıp yapmadığı, hem de kalite kontrol mührüne sahip olunması hususlarının birlikte mevcut olması gerektiği belirtilmiştir. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.