T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/481 Esas KARAR NO: 2026/9 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 20/10/2021 NUMARASI: 2018/1238 Esas, 2021/800 Karar DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 08/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/481 Esas KARAR NO: 2026/9 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 20/10/2021 NUMARASI: 2018/1238 Esas, 2021/800 Karar DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 08/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ...A.Ş'nin müvekkili bankadan kullandığı kredi borcunu ödememesi üzerine Kartal ... Noterliğinin 14....2018 tarihli ihtarnamesi ile kat ihtarı keşide edildiğini, kat ihtarına rağmen borcun ödenmediğini ve davalının temerrüde düştüğünü, davalının kullandığı krediler sebebi ile iflas tarihi itibari ile çek taahhüt riskinden kaynaklanan 1.880,00 TL gayri nakit alacakları ve 931,07 TL masraf alacakları olmak üzere toplam 2.881,07 TL alacakları olduğunu; yine dava dışı ...A.Ş'ye kredi kullandırılmış olup, davalı ...A.Ş'nin kredi sözleşmelerini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, asıl borçlu ...Dış Tic.A.Ş'ye kullandırılan kredilerden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine Kartal ... Noterliğinin 14.../2018 tarihli ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, ihtarname tebliğine rağmen borcun ödenmediğini ve temerrütün gerçekleştiğini, iflas tarihi itibariyle 25.478.020,19 TL ana para, 2.416.194,18 TL işlemiş faiz, 120.809,71 TL BSMV, 8.564,41 TL masraf olmak üzere toplam 28.023.588,49 TL nakit, teminat mektuplarından kaynaklanan 3.285.962,35 TL gayrinakit ve çek taahhüt riskinden kaynaklanan 4.800,00 TL gayrinakit alacak olmak üzere toplam 31.314.350,84 TL alacakları bulunduğunu, böylelikle müflisten asaleten ve kefaleten toplam 31.317.161,91 TL alacakları bulundunu, davalının İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/222 Esas sayılı dosyası ile 18/04/2018 tarihinde iflasına karar verildiğini, 31.317.161,91 TL alacağın masaya kaydına karar verilmesini talep etmişlerse de, gerekçesiz bir şekilde alacağın tamamen reddedildiğini ileri sürerek toplam 31.317.161,91 TL tutarlı alacağın 28.026.399,56 TL'sinin iflas masasına kayıt ve kabulüne, teminat mektubu riskinden kaynaklanan 3.285.962,35 TL ve çek taahhüt riskinden kaynaklanan 4.800,00 TL gayri nakit alacağının taliki şarta bağlı alacak olarak kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevabında; alacağın zaman aşımına uğramış olması halinde davanın reddedilmesi gerektiğini, davacı hesap kat ihtarnamesini, davalının iflas tarihinden sonra keşide ettiğinden bu hesap kat ihtarnamesi esas alınarak hüküm kurulmasının mümkün olmadığını, davacı müflis şirketi temerrüte düşürmediğinden, temerrüt faizi talep etme hakkı bulunmadığını, bu nedenle dava tarihinden önce işlemiş temerrüt faizine itiraz ettiklerini, davacının iflas masasına kaydını talep ettiği alacaklardan gayri nakdi alacak ve masraf alacağına itiraz ettiklerini, kefalet nedeniyle doğan alacağı kabul etmemekle birlikte alacağın varlığına kanaat getirilirse, aynı alacak için dava dışı asıl borçlu ...Dış Tic. A.Ş. aleyhine de İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1233 E. sayılı dosyası ile dava açıldığından, tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde hüküm kurulması gerektiğini, faiz oranı sözleşme ile kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi, sözleşmede akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte, temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa, akdi faiz oranına göre temerrüt faizinin belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 18.11.2016 tarihinde davacı banka ile davalı ...A.Ş ve dava dışı ... A.Ş arasında protokol akdedildiği, protokolde nakit kredilerden kaynaklanan anapara alacağının 20.467.845,62 TL olarak belirlendiği, protokole göre belirlenen ödemeler yapılmadığından, davacı bankanın 14/05/2018 tarihli ihtarname keşide ettiği, ancak davalının ihtarnameden önce 18/04/2018 tarihinde iflasına karar verildiği, bu nedenle davalının temerrüt tarihinin iflas tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, bu hesaplamalara göre, asıl borçlu dava dışı ...A.Ş'nin bankaya protokol tarihi itibariyle 20.467.845,62 TL nakit kredi borcu bulunduğu, bu kredi borcuna protokol tarihi 18/11/2016 tarihinden, iflas tarihi 18/04/2018 tarihine kadar yıllık %15 akdi faiz ve %5 gider vergisi uygulanması gerekeceği, buna göre davacının, müflisin iflas tarihi itibariyle 20.467.845,62 TL ana para, 2.416.194,18 TL işlemiş faiz, 120.809,71 TL BSMV olmak üzere toplam 23.004.849,51 TL nakdi alacağının iflas masasına kaydını talep edebileceği, davacı bankanın temlik etmediği gayri nakdi alacaklar yönünden davayı takip etmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık süre içinde davanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 23.004.849,51 TL nakdi alacağın davalı müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin nakdi alacak talebinin reddine, temlik edilmeyen teminat mektubundan kaynaklanan 3.285.962,35 TL ve çek taahhüdü riskinden kaynaklanan 4.800,00 TL gayri nakit alacaklar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde alacağı kısmen temlik alan davacı ...AŞ vekili ile davalı müflis şirket iflas masası vekili tarafından istinaf edilmiştir.Alacağı kısmen temlik alan davacı vekili istinaf nedenleri olarak; ihtarname tarihine kadar işleyen akdi faizin gözardı edildiğini, kök raporda nakdi alacak 25.088.461,77 TL tespit edilmesine rağmen, ek raporda bilirkişinin hatalı olarak talep edilebilecek tutar olarak belirttiği 23.004.849,51 TL'ye hükmedildiğini, asıl borçlu hakkındaki kayıt kabul davasında 25.289.971,86 TL alacağın masaya kaydına karar verildiğini, bu nedenle kefil olan müflis şirketin de aynı tutardan sorumlu olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın tamamen kabulüne, aksi halde 25.289.971,86 TL alacak yönünden davanın kabulüne, mümkün olmadığı takdirde 25.088.461,77 TL alacağın masaya kaydına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; asıl borçlunun kredi kullanımına ilişkin belgelerin dosyada bulunmadığını, asıl borç faiz oranı bilinmediğinden işlemiş faiz hesabının hatalı olduğunu, davacı bankanın alacağı temlik ettiği ve varlık şirketinin BMSV'den istisna olduğu gözetilmeden BMSV alacağına hükmedildiğini, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, iflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir(İİK 223. Madde). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesi'nin 30/10/2018 tarihli cevabı yazısı ve eklerinden; alacağı kısmen temlik eden davacı bankanın 31.317.161,91 TL'nin masaya kaydını talep ettiği, iflas idaresinin ihtilaflı olarak alacağı sıraya kaydettiği, davacı bankanın masraf verdiği, iflas idaresi kararının 09/10/2018 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacının 15 günlük hak düşürücü süre içinde, 22/10/2018 tarihinde alacağın masaya kaydı için eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.Mahkemece; nakdi alacak yönünden davanın kısmen kabulü ile 23.004.849,51 TL nakdi alacağın davalı müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne, gayri nakit alacaklar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Karar yasal süresinde alacağı kısmen temlik alan davacı ...AŞ vekili ile davalı müflis şirket iflas masası vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dairemizce yapılan incelemeye göre İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/320 Esas, 2023/749 Karar sayılı kararında davalı müflis şirketin iflas içi konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2023/1607 Esas2024/563 Karar sayılı kararı ile müdahillerin istinaf başvurusunun reddedildiği, Dairemiz kararının da temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. HD'nin 10.10.2014 tarih ve 2024/2071 Esas, 2024/3351 Karar sayılı kararı ile kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. UYAP sistemi üzerinden iflas dosyasının incelenmesinde ise, davalı müflis şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verilmesi üzerine iflas idaresinin, iflasın kaldırılması için İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurduğu, Mahkemenin 2025/4 Esas, 2025/3 Karar sayılı kararı ile iflasın kaldırıldığı, hükmün istinaf edilmesi nedeniyle dosyanın istinaf incelemesi için İstanbul BAM 45. HD'nde bulunduğu anlaşılmaktadır.İİK'nın 309/5 maddesi; "Konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmesi üzerine iflâs idaresi iflâsa hükmeden mahkemeden iflâsın kaldırılmasını ister." hükmünü, İİK'nın 182. maddesi; "Borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunun konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir." hükmünü düzenlemektedir.İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile, alacağı müflis tarafından kabul edilmeyen (m.230) bir alacaklının masa (iflas idaresi) aleyhine açmış olduğu sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasına (m.235/2) borçluya karşı devam edilebilir (Aynı doğrultuda Baki Kuru, İcra İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, sh. 1384)"Kanaatimizce iflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile borçlu hiç iflas etmemiş gibi tasarruf yetkisi geri geleceğinden borçlu davayı benimsemese dahi tebligat yapılarak davaya devam edilmesi usul ekonomisine uygun olur. Aksi halde alacaklıya yeni bir dava açması ve kayıt kabul davasının aksine nispi harç harç yatırması külfeti yüklenmiş olur" (Adnan Değnekli, Haciz ve İflasta Sıra Cetveli, 3. Baskı, sh 641, 642) İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesiyle iflasın açılması ile meydana gelen bütün hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı, borçlunun müflis sıfatının kalkacağı ve malları üzerinde serbestçe tasarruf etme yetkisi kazanacağı, iflas idaresinin de görevinin sona ereceği tabidir. İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile müflis şirket adına iflas idaresi veya iflas dairesinin davayı takip yetkisi kalmayacaktır. Bu durumda somut olayda İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/4 Esas, 2025/3 Karar sayılı kararı ile davalı şirket hakkındaki iflas kararının kaldırılması karşısında, Mahkemece iflasın kaldırılması kararının kesinleşmesinin beklenmesi, kararın kesinleşmesi halinde borçluya tebligat yapılarak alacak davası olarak davaya devam edilmesi, alacak davasında tasdik edilen konkordato projesi gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesinin karar tarihinden sonra yaşanan süreç dikkate alınarak taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1238 Esas, 2021/800 Karar ve 20/10/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı ...Anonim Şirketi tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın adı geçen davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı .....Anonim Şirketi tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın adı geçen davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/01/2026