19. Ceza Dairesi 2016/5897 E. , 2017/3398 K. "" Marka hakkına tecavüz suçundan sanık ...'ın, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 52. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2015 tarihli ve 2015/45…
**19. Ceza Dairesi 2016/5897 E. , 2017/3398 K.** **"İçtihat Metni"** Marka hakkına tecavüz suçundan sanık ...'ın, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 52. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 Türk Lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kütahya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2015 tarihli ve 2015/456 esas, 2015/510 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/01/2016 tarihli ve 2016/2 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 11/04/2016 gün ve 2702 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/04/2016 gün ve KYB. 2016-154576 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede, Sanık hakkında 556 sayılı Kararname hükümlerine göre cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de kararın gerekçe kısmında sanığın 506 sayılı Kanun'un 61/1-a maddesi hükümlerine göre cezalandırıldığının belirtilerek kararname numarasının yanlış yazılmasının yazım hatası olduğu ve mahallinde düzeltilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarih ve 2013/15 sayılı ve Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 12/09/2013 tarihli ve 2012/28099 esas, 2013/22065 sayılı ilamlarında, mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hallerde dahi itiraz merciinin hem maddi olay hem de hukuki yönden inceleme yapabileceğinin belirtildiği, Yine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09/09/2015 tarihli ve 2015/17216 esas, 2015/24958 sayılı ilamında da, vekalet ücretine hükmedilmemesi sebebiyle yapılan itirazın merciin sınırlı denetim yapma yetkisi bulunduğundan bahisle reddedilmesi üzerine söz konusu bu hükmün bozulmasına karar verildiği, Ayrıca Anayasa Mahkemesinin 26/02/2015 tarihli ve 2013/6217 başvuru sayılı kararında "Kanuni düzenlemeler ve içtihat karşısında başvurucu lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, ilgili yasal mevzuatın lafız ve amacına açıkça aykırı olup, başvurucunun Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir." şeklinde belirtildiği,