14. Hukuk Dairesi 2011/11380 E. , 2011/13501 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.04.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki …
**14. Hukuk Dairesi 2011/11380 E. , 2011/13501 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.04.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 428 parsel sayılı taşınmazı lehine, davalı 438 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Davalılar, 438 no'lu parselin geçit hakkı verilmesine elverişli olmadığı nedeniyle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce "...yeniden keşif yapılarak 428 sayılı parsel için geçit kurulabilecek tüm alternatifleri belirlemek, bu alternatifler içerisinden komşulara en az zarar veren güzergahı tespit etmek, isteği bu şekilde karşılamak olmalıdır..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyulup yeniden yapılan keşif sonucu diğer alternatiflerin geçtikleri parselleri ikiye bölecek şekilde olduğu, ayrıca tek bir parselle ilgili geçit yerinin en uygun seçenek olduğu nedeni ile davanın kabulüne, 428 parsel sayılı taşınmaz lehine, davalı 438 parsel sayılı taşınmaz aleyhine 3 metre genişliğinde geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Geçit komşulara en az zarar verecek alternatif bulunarak kurulmalıdır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu durumda mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılarak aleyhine geçit kurulan 830 m2 miktarındaki 438 sayılı parselden yüzölçümü daha büyük olan civardaki parsellerden ve bu parseller bölünmeksizin yeni alternatifler araştırılarak uygun güzergah tespit edildiğinde davada taraf olmayan parsel malikleri hakkında ayrıca dava açılarak ve bu dava ile birleştirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 14.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.