8. Hukuk Dairesi 2021/13614 E. , 2023/6426 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi DAVA TARİHİ : 31.12.1981 KARAR : Davanın kısmen kabulüne TEMYİZ EDEN : Davacı-karşı davalı ... vekili, davalılar-birleşen dosya davacıları Hazine vekili, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekili Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı ... ve arkadaşlarının davasının reddine, davacılar Hazine, .
**8. Hukuk Dairesi 2021/13614 E. , 2023/6426 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi DAVA TARİHİ : 31.12.1981 KARAR : Davanın kısmen kabulüne TEMYİZ EDEN : Davacı-karşı davalı ... vekili, davalılar-birleşen dosya davacıları Hazine vekili, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekili Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı ... ve arkadaşlarının davasının reddine, davacılar Hazine, ... Belediye Başkanlığı ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile asli müdahil...ve arkadaşlarının davalarının kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı-karşı davalı ..., davalı birleşen dosya davacıları Hazine vekili, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R İlk Derece Mahkemesinin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “hükmün 3. bendinde dava konusu 738 parsel sayılı taşınmaz mera olarak sınırlandırıldığı halde, 5. bendinde aynı taşınmazın bilirkişi raporunda (a) harfi ile gösterilen 20.700,00 metrekarelik yüzölçümlü bölümü hakkında infazda tereddüt oluşturacak şekilde ve davanın tarafı dahi olmayan kişileri de kapsayacak şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu, yapılan araştırma ve soruşturmanın da hüküm vermeye yeterli bulunmadığı belirtilerek; öncelikle katılan davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavüllerinin, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik haritanın Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtildikten sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü ve taraf tanıklarının katılımıyla taşınmazlar başında yeniden yapılacak keşif sırasında, dayanılan tapu kayıtlarının yerel bilirkişi yardımı ve uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanması, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulması, bilirkişi ve tanık beyanlarının komşu parsellerin dayanak kayıtları ile kayıt bulunamaması halinde tutanak içerikleriyle denetlenmesi; uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınması; dava konusu taşınmazın davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamasız saptanması, dava konusu taşınmazın kayıtların kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde kadim mera olup olmadığının belirlenmesi, mera olmadığının belirlenmesi durumunda ise zilyetlik araştırmasının yapılması; bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "davacı ... ve arkadaşlarının dayandıkları Temmuz 1926 tarihli ve 11 ile 12 sıra numaralı kök tapu kayıtlarında taşınmazın türünün mera olarak belirtildiği, tarif edilen sınır yerlerinin istikamet gösteren nokta sınır yerlerinde olduğu, dayanılan tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri ve kayıtların oluşma nedenleri dikkate alındığında belli bir geometrik durum oluşturmadığı ve tapu kayıtlarının tapu tekniğine uygun olmadığı dosya içeriği ve siciller üzerinde yapılan inceleme ile belirlendiği, davacıların tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsamasının olanaksız olduğu, davacıların bir önceki mahkeme kararına karşı temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, davacılar açısından kararın aleyhe olmak üzere kesinleştiği; asli müdahil ... oğlu ...ve müştereklerinin dayandığı 7/926 tarihli ve 28 sıra numaralı tapu kaydının 190 dönüm olduğu, tapu kaydının 2 kısma ifraz olduğu, ifraz sonucu oluşan 05/1950 tarihli ve 67 sıra numaralı tapu kaydının 285 ve 302 sayılı parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğü, ifraz sonucu oluşan 05/1950 tarihli ve 89 sıra numaralı tapu kaydının ise 310 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü, 310 parsel sayılı taşınmazın tapu miktarında 9.216,50 metrekarelik eksiklik olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/559 Esas, 1984/686 Karar sayılı ilamı gereği 285 ve 302 parsel sayılı taşınmazların tapu miktarı az olduğundan 11.733 metrekarelik alanın 310 parsel sayılı taşınmazdan tamamlandığı, bu tamamlama nedeni ile de 310 parsel sayılı taşınmazın alanında eksilme meydana geldiği, 285, 302 ve 310 parsel sayılı taşınmazlar arasında kök tapu kaydına göre yol olmadığı ve yolun sonradan açıldığı, 2.700,00 metrekare olan yolun da tapu kaydının içerisinde kaldığı, asli müdahil ... oğlu ...ve müştereklerinin dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünü kapsadığı, bu kısmın ...ve müştereklerinin ve önceden de murislerinin zilyet ve tasarrufunda tarla olarak kullanılan yer olduğu, tapu kayıt uygulamaları yapıldığında 310 parsel parsel sayılı taşınmazın kuzeyi çayır olarak yazıldığından miktar fazlasının ayrıldığı ve 738 sayılı mera parseline katıldığı, dava konusu 738 parsel sayılı taşınmaza komşu olan 314 ve 315 parsel sayılı taşınmazların kök kayıtlarındaki hudutların 310 nolu parselin maliki evvellerini komşu olarak okumadığı, bu kısmı buzağlık olarak okumakta olduğu, komşu 312 parsel sayılı taşınmazda aynı şekilde kuzey yönünü buzağlık olarak okumakta olduğu, komşu kaydın ve asli müdahillerin dayandıkları tapu kaydının sınırının çayırlık/buzağılık okuması, bu sınırın da genişlemeye ve değişmeye müsait olması sebebiyle asli müdahillerin dayandığı tapu kaydının miktarı ile geçerli olduğu ve bu sınırlara göre de bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın mera (Buzağılık) olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle davacı ... ve arkadaşlarının davasının reddine, davacılar Hazine, ... Belediye Başkanlığı ve ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile asli müdahil...ve arkadaşlarının davalarının kısmen kabulüne, çekişmeli 738 parsel sayılı taşınmazın 22.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 9.216,50 metrekarelik bölümünün eşit paylarla asli müdahiller ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline; taşınmazın kalan 68.216,50 metrekarelik bölümünün ise mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ..., davalı birleşen dosya davacıları Hazine vekili, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ..., davalı birleşen dosya davacıları Hazine vekili, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili ve ... Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 44,40'ar TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan harcın 225,45 TL'nin temyiz edenlerden davacı-karşı davalı ... ve davacı-karşı davalı ... Belediye Başkanlığından ayrı ayrı alınmasına, 35,90 TL peşin harcın da onama harcına mahsubu ile kalan 233,95 TL'nin temyiz eden davacı-karşı davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınmasına, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. GK/Karşılaştırıldı. Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.