4. Ceza Dairesi 2020/1475 E. , 2020/15629 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü: 1-Kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin miktar yönünden temyiz edilemez olması nedeniyle, Yerel Mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 13/06/2014 gün ve 2013/319 esas, 2014/327 sayı…
**4. Ceza Dairesi 2020/1475 E. , 2020/15629 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü: 1-Kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin miktar yönünden temyiz edilemez olması nedeniyle, Yerel Mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin 13/06/2014 gün ve 2013/319 esas, 2014/327 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, Yerel Mahkemenin redde ilişkin ek kararının ONANMASINA, 2-Tehdit suçuna ilişkin hükme yönelik temyize gelince; Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olmayan TCK'nın 86/3-a maddesinde düzenlenen yaralama suçuyla birlikte işlendiği belirlenerek yapılan incelemede; a)Sanığın annesi olan tanık ...’ın 14/06/2014 tarihli duruşmada, CMK’nın 45. maddesi kapsamında tanıklık yapmaktan çekindiğini belirterek beyanda bulunmamasına rağmen, adı geçen tanığın beyanının, soruşturma aşamasındaki ifadesine de atıf yapılarak hükme esas alınması, b)Sanığın suçlamayı kabul etmemesi, kovuşturma evresinde dinlenen tanık Selim’in hakaret ve tehdit sözleri duymadığı şeklindeki anlatımı karşısında, ifadeler arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve hangi anlatıma hangi nedenlerle üstünlük tanındığı açıklanıp sonucuna göre tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, c)Sanık ve katılan maktül ... arasında ailevi meseleden kaynaklanan anlaşmazlık olduğunun anlaşılması karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK'nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, d)17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiştir. Ancak bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle, 5271 sayılı CMK'ya eklenen geçici 5. maddenin (d) bendi ile; "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" hükmü getirilmiştir. Konuyu somut norm denetimi yoluyla inceleyen Anayasa Mahkemesi (25.06.2020,2020/16,2020/33; R.G. 19.08.2020, sayı: 31218), sözü geçen geçici 5/d maddesindeki hükmün, "kovuşturma evresine geçilmiş" ibaresinin aynı bentte yer alan, "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görerek iptaline karar vermiştir.