Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/917 E. , 2024/3838 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/917 Karar No : 2024/3838 DAVACI: ... Eğitim Kurumları A.Ş. VEKİLİ: Av. ... DAVALI: ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... DAVANIN KONUSU : 29/05/2013 tarih ve 28661 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının, 14. maddesinin 2. fıkrasının, 17. m…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/917 E. , 2024/3838 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/917 Karar No : 2024/3838 DAVACI: ... Eğitim Kurumları A.Ş. VEKİLİ: Av. ... DAVALI: ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... DAVANIN KONUSU : 29/05/2013 tarih ve 28661 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının, 14. maddesinin 2. fıkrasının, 17. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinin, 18. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının, 20. maddesinin 1. fıkrasının, Geçici 1. ve 2. maddelerinin, 50. maddesinin ve Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-3 ve Ek-4'ün iptali istenilmiştir. DAVACININ İDDİALARI: 29/05/2013 günlü, 28661 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (ç) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının, 14. maddesinin 2. fıkrasının, 17. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinin, 18. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının, 20. maddesinin, Geçici 1. maddesinin, Geçici 2. maddesinin, 50. maddesinin ve Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-3 ve Ek-4'ün; dava konusu edilen Yönetmelik maddeleri ile 1989 yılından beri yatırım yaparak kurumsallaşmış olan kurumlarının usulsüz çalışanlar karşısında haksız rekabetle karşı karşıya bırakıldığı, Yönetmelik ve Standartlar Yönergesi’nde 24 yıldır “direksiyon eğitim alanının” yapılmasının şart olmasına karşılık, dava konusu edilen maddelerden 4/ç, 7/1, 18/2 ve 18/3. maddeleri ile 5580 sayılı Kanun, Standartlar Yönergesi’nde ve 24 yıldır uygulanan Yönetmelikte yer almamasına ve dünyada similatörle acemi bir insana direksiyon eğitimi veren bir ülke bulunmamasına rağmen “eğitim similatörü” ifadesinin getirildiği, sürücü kurslarında trafiği ve aracı hiç öğrenmemiş insanların ders aldığı, davalı idarenin direksiyon eğitim alanlarını denetleyemeyip sanal bir aletle direksiyon eğitimi verdirmeye kalktığı, davalı bakanlıkça 18/3. maddede düzenleme yapılacağı belirtilmesine rağmen bu düzenlemenin dünyadaki hangi örnek alınarak, ne zaman ve hangi bilimsel veriye göre yapılacağının belirtilmediği, Avrupa Birliği ülkelerince “B” sınıfı sürücü sertifikasının ders saati 20 ile 35 saat arasında belirlenmişken ülkemizde 12 saate indirildiği, trafiğe çıkıncaya kadar similatör veya direksiyon eğitimi alanında çalışılır gibi sanal bir ifade ile yapılan hatanın kapatılmaya çalışıldığı, Yönetmeliğin böyle uygulanması halinde trafik kazalarının bir inat uğruna %15-20’lere çıkacağı, direksiyon eğitim alanı yaptırılmadan yüzlerce yeni sürücü kursunun açılmasına vesile olunarak telafisi imkansız haksız rekabet durumlarının ortaya çıkacağı, 7/1. maddedeki değişiklikle 67 saat olan teorik ders süresinin 30 saate düşürülmesinin ülkemizdeki sürücü belgesi alanların yaklaşık %55’inin ilkokul veya ikinci kademe halk eğitim kursu mezunu olmaları sebebiyle trafik, ilkyardım, motor ve araç tekniği derslerini sadece sürücü kurslarında öğrenen bu kimselerin öğrenme imkanlarını sınırlayacağı, kurslarda çalışan yaklaşık 4000 motor ve araç tekniği öğretmenine sormadan dersliklerin ortadan kaldırılarak ve en önemlisi ders saatlerinin süresi konusunda Talim Terbiye Kurulu’nun konusunda uzman bilim adamlarına bu konuda yaptırılmış bir bilimsel çalışma olmadan düzenleme yapma yoluna gidildiği, 14/2. maddesiyle direksiyon dersine devam etmeyenlere telafi dersi getirilerek teorik derse girmeyenler için böyle bir düzenleme yapılmamasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, 17. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinin; araçlara getirilen yaş sınırının maliyetlerini attıracağı, araçların yetkili kuruluşlarca muayenesi yapılacağından yaş sınırı konulmasının gerekmediği, kursu Yönetmeliğe uygun hale getirmenin 400 ile 600 bin TL arasında yatırımı gerektirdiği, kursların elinde 20 yaşın üzerinde 6000'e yakın ağır vasıta bulunduğu, 20. maddede ders çalışma saatlerinin 07:00 ile 23:00 saatleri olarak düzenlendiği, her il valiliğince resmi çalışma saatlerinin ilan edileceği ve dolayısıyla resmi görevlilerin belirtilen saatlerde görev ve denetim yapabileceği, bu maddenin usulsüzlüklere davetiye çıkardığı, Yönetmelikte 4 saat gece eğitimi denildiği için saat 17:00 ye 4 saat eklenmek suretiyle eğitim süresinin saat 21:00’de sona ermesi gerektiği, Geçici 1. maddedeki düzenleme ile müktesep hakka sahip kişilerin bu haklarına tecavüz edilmesinin Anayasa’ya aykırı olduğu, Yönetmeliğin yayımı tarihinden sonra belge alanlardan böyle bir yaptırımın istenebileceği, Geçici 2. madde ile verilmiş yasal sertifikaların iptali uygulamasının getirilmesinin Anayasa ve yasalara aykırı olduğu, sertifikasını sürücü belgesine belirli sürede dönüştürmeyen kişilere yeniden telafi eğitimi getirilerek sorunun Anayasa’ya uygun olarak çözülebileceği, Yönetmelik ekinde yer alan Ek-3 ve Ek-4 ile direksiyon sınavları değerlendirilmesinin 100 tam puan üzerinden yapılacağının yürürlüğe konduğu ancak değerlendirme yapacak profesyonel sınav yapıcılarının yetiştirilmediği, şu an milli eğitim müdürlüklerinin 5 saat ders vererek sınav sorumlusu görevi verdiği okul öğretmenlerince sınavların değerlendirildiği, Avrupa Birliği’nde profesyonel sınav yapıcıların 280 saatlik eğitimden sonra sınava tabi tutularak sınav değerlendirmesinde sorumlu oldukları, davalı idarenin böyle bir çalışmasının olmadığı, Talim Terbiye Kurulu’nca da 100 puan yönünde alınmış bir kararın bulunmadığı, ülkemizde davalı idarenin sorumluluğunda yapılan hiçbir sınavda 100 puan değerlendirmesinin yapılmadığı ve 2918 ve 5580 sayılı Kanun’larda da böyle bir hüküm bulunmadığı ileri sürülerek iptalleri istenilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Usul yönünden; davacının dilekçenin konu kısmında iptalini talep ettiği maddelerin bir kısmının sonuç bölümünde iptalini istemediği gibi sonuç kısmında iptalini talep ettiği maddelerin bir kısmını da dilekçenin konu kısmında saymadığı, hangi maddenin hangi gerekçelerle hukuka aykırı olduğunu ifade etmediği, soyut ve genel bir ifade ile sadece yönetmelik değişikliğine karşı olduğunu göstermek için dava açtığı, dolayısıyla dava dilekçesinin bu hususlar nedeniyle reddine karar verilesi gerektiği savunulmaktadır. Esas yönünden ise; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 123/2. maddesi uyarınca verilen açık yetki ile sürücü kurslarını sahip olması gereken kriterleri belirleme yetkisinin bakanlıklarına ait olduğu, yönetmeliğin kamu ve özel birçok kuruluşun görüşleri alınarak kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak hazırlandığı, direksiyon eğitimi derslerinde sürücü kurslarına bir seçenek tanınarak, eskiden beri kullanılagelen direksiyon eğitimi alanları yanında similatör ile de sürücülerin eğitilmeleri imkanı getirilerek teknik değişikliklere ayak uydurulduğu, sürücü kurslarına sanal ortamda oluşturulan farklı senaryolarda etkin ve verimli eğitim verme imkanı getirilerek acemi sürücülerin verebileceği zararlara karşı trafik güvenliğini sağlamaya yönelik bir çalışma gerçekleştirildiği, yapılaşmanın giderek arttığı günümüzde kursların boş arsa bulup direksiyon eğitim alanı olarak kiralamak için fahiş ücret ödemelerinin, direksiyon eğitim alanı bulamayan kursların da kapanma tehlikesiyle karşı karşıya gelmelerinin engellendiği, eski yönetmelik ve standartlar yönergesinde similatörün bulunmadığı ileri sürülmekte ise de; bahsedilen kanun maddesi uyarınca bakanlıklarına sürücü kurslarının öğretim ve eğitim konuları ile metodu, kurs süreleri, kurlar için eğitim ve öğretimde kullanılacak bina, araç, gereç ve teçhizatın nitelik ve niceliğini belirmek görevi verildiği ve similatör uygulamasının da bu kapsamda dava konusu edilen yönetmelik düzenlemesi ile getirildiği, davacının iddiasının aksine, direksiyon eğitim alanları, dinlenme tesisleri ve direksiyon eğitim similatörüne ilişkin esasların 17.08.2012 tarih ve 8106 sayılı makam olur ile yürürlüğe giren Özel Eğitim Kurumları Standartlar Yönergesi’nin 29 v.d maddelerinde belirlendiği, Yönetmelik gereğince eğitim ve öğretim plan ve programlarının Talim Terbiye Kurulu bünyesinde faaliyet gösteren alanında uzman bilim adamlarınca kabul edildiği, sürücü kurslarından motor başta olmak üzere kurs programlarına ilişkin konuların fazla detaylı olduğu ve azaltılması gerektiği şeklinde gelen talepler neticesinde eskiden sürücülerin bilmesi gereken bir çok konunun sürücü kursları programlarından çıkarıldığı, sürücü eğitim süreleri konusunda Türkiye ile diğer ülkeler karşılaştırıldığında Türkiye’deki sürücü eğitim süresinin dava konusu yönetmelik değişikliğinden önce çok yüksek olduğu, ders saatlerinin düşürülmesi sonucu kurslarda mevcut olan bazı araç ve gereçlerin atıl duruma düştüğü ileri sürülmekte ise de; Standartlar Yönergesinde kursların sahip olması gereken asgari şartlardan söz edildiği, kursların kendi imkanları çerçevesinde yönergede yer alan standartlardan daha üstün donanıma sahip olmalarının mümkün olduğu, nüfusun, eğitim seviyesinin ve trafik bilincinin arttığı, yapılan araştırmalarda sürücü belgesi alanların %22'sinin ilkokul mezunu olduğunun tespit edildiği, teorik bilginin başka kaynaktan öğrenilmesi imkanı varken direksiyon eğitiminin niteliği gereği bizzat uygulama ile öğrenilebileceği, bu nedenle telafi programı imkanının düzenlendiği, bu şekilde belirleme yetkilerinin bulunduğu; 2918 sayılı Kanunun 123. maddesi gereğince, araçların özelliklerini belirleme yetkilerinin bulunduğu, kursların maliyeti azaltmak için hurda, trafik güvenliğini tehdit edecek araçlarla eğitim vermesinin önüne geçilmeye çalışıldığı, güvenlikli ve teknolojik araçlarla eğitim verilmesinin sağlanacağı, kurslara kayıtlı 20 yaşın üzerinde 1600 civarında araç bulunduğunun tespit edildiği, kolluk hizmetinin sürekli olduğu, direksiyon eğitimi dersi gece geç saatlerde de olsa her zaman denetim yapılabileceği, Geçici 1. madde ile ülkedeki eğitim seviyesinin artması nedeniyle kurslarda yöneticiler için lisans, eğitim personeli için ise yüksekokul mezunu olma şartının getirilerek eski yönetmelikten yeni yönetmeliğe geçerken bir geçiş hükmü getirildiği, aradan uzun zaman geçtikten sonra sertifikaların dönüştürüldüğü, bu durumun da adayların bilgi ve yeterlilikleri hususunda tereddüt oluşturduğu, dönüştürme sürecinde kapanan sürücü kursları nedeniyle sorunlar çıktığı; bu nedenle sertifikaların sürücü belgesine dönüştürülebilmeleri için süre öngörüldüğü, direksiyon eğitiminde 100 puan uygulamasının bulunmadığı, formlarda belirtildiği üzere, davranış değerlendirmesi yoluyla değerlendirme yapıldığı, sınav yapıcıların 26.08.2013 tarih ve 2203655 sayılı Genelge’nin 18. maddesi gereğince 120 saatlik eğitimden geçirildikleri, yürürlük tarihini düzenleyen 50. maddede de hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine göre Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine ısrar olanağı tanınmadığından ve Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları'nın kararlarına uyulması mecburi olduğundan Dairemiz kararının bozulan kısmı yönünden Kurul kararında belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : 29/05/2013 tarih ve 28661 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının, 14. maddesinin 2. fıkrasının, 17. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinin, 18. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının, 20. maddesinin 1. fıkrasının, Geçici 1. ve 2. maddelerinin, 50. maddesinin ve Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-3 ve Ek-4'ün iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46'ncı maddesinin 1'inci fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49’uncu maddesinin 2’nci fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4’üncü fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50’nci madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeninden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeninden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır. Dosyanın incelenmesinden, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının, 14. maddesinin 2. fıkrasının, 17. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinin, 18. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının, 20. maddesinin 1. fıkrasının, Geçici 1. ve 2. maddelerinin, 50. maddesinin ve Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-3 ve Ek-4'ün iptali istemiyle açılan davada; dava konusu Yönetmeliğin Geçici 1. maddesi ve 50. maddesi yönünden iptaline, Yönetmeliğin 18. maddesinin 2. ve 3. fıkraları, 20. maddesi, geçici 2. maddesi, Yönetmelik'in ekinde yer alan Ek-3 ve Ek-4 yönünden 4. maddesinin (ç) bendi, 7. maddesinin 1. fıkrası, 17. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendi yönünden davanın reddine, Yönetmeliğin 14. maddesinin 2. fıkrası yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesince verilen 31/03/2022 tarih ve E:2020/3741, K:2022/2231 sayılı kararının, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/05/2023 tarih ve Esas No : 2022/2923, Karar No : 2023/922 sayılı kararıyla temyiz isteminin kısmen kabulü ile Daire tarafından, her ne kadar İçişleri Bakanlığı tarafından sunulan Yönetmelik taslağına ilişkin görüş bildirim formunda getirilen teklife uygun düzenleme yapılmadığı gerekçesi ile iptal kararı verilmiş ise de, yönetmeliğin 17. maddesi ile düzenlenen direksiyon eğitim araçlarının, Yönetmelikte belirtilen şartlara uygun hale getirilmeleri için 1 yıllık geçiş sürecinin öngörüldüğü ve bu suretle İçişleri Bakanlığı teklifine uyulduğunun anlaşıldığı, bu itibarla, İçişleri Bakanlığı tarafından sunulan Yönetmelik taslağına ilişkin görüş bildirim formunda getirilen teklife uygun düzenleme yapılmadığı gerekçesi ile verilen iptal kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararın Yönetmeliğin 50. maddesinin iptaline ilişkin kısmının ise bozulmasına, temyiz isteminin kısmen reddi ile Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin iptaline ilişkin kısmının onanmasına karar verildiği, yapılan karar düzeltme isteminin ise reddedildiği anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, İdari Dava Daireleri Genel Kurul kararında belirtilen gerekçe ile Yönetmeliğin 50. maddesinin iptali istemiyle açılan davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince; Dairemizin 31/03/2022 tarih ve E:2020/3741, K:2022/2231 sayılı kısmen iptal, kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 04/05/2023 tarih ve E:2022/2923, K:2023/922 sayılı kararı ile kısmen onanması, kısmen bozulmasına karar verilmesi ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 25/12/2023 tarih ve E:2023/2603, K:2023/3216 sayılı kararı ile kararın düzeltilmesi isteminin reddine karar verilmesi üzerine, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 38. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. ve 49. maddeleri uyarınca bozulan kısım yönünden dosya yeniden incelenmek suretiyle gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : Dairemizin 31/03/2022 tarih ve E:2020/3741, K:2022/2231 sayılı kararı ile kısmen iptal, kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 04/05/2023 tarih ve E:2022/2923, K:2023/922 sayılı kararıyla; Anılan kararın Yönetmeliğin 50. maddesinin iptaline ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiş, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 25/12/2023 tarih ve E:2023/2603, K:2023/3216 sayılı kararı ile de kararın düzeltilmesi isteminin reddine karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 'İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri' başlıklı 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar' başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması durumunda ısrar olanağı tanınmamıştır. Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 29/05/2013 tarih ve 28661 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 7. maddesinin 1. fıkrasının, 14. maddesinin 2. fıkrasının, 17. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinin, 18. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının, 20. maddesinin 1. fıkrasının, Geçici 1. ve 2. maddelerinin, 50. maddesinin ve Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek-3 ve Ek-4'ün iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT : 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Sürücü adaylarının sınavları ile sürücü belgelerinin verilmesi esasları" başlıklı 42. maddesinin 3. fıkrasında, "Sürücülerin eğitimleri ve sınavları, eğitimlerin ve sınavların süresi, içeriği ve yapılacağı yerlerin özellikleri, sınav yapıcıların nitelikleri ve eğitimi ile diğer usul ve esaslar İçişleri Bakanlığının uygun görüşü alınarak Millî Eğitim Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne, "Sürücü kursları" başlıklı 123. maddesinin 2. fıkrasında ise, "Sürücü kurslarının sürücü belgesi cinslerine göre sınıflandırılması, hangi sınıf kursun kimler tarafından açılabileceği, öğretim ve eğitim konuları ile metodu, kurs süreleri, kurslar için eğitim ve öğretimde kullanılacak bina, araç, gereç ve teçhizatın nitelik ve niceliği, teminat miktarları, sertifika sınavlarının esas ve usulleri, sertifika aranmayacak sürücü belgesi sınıfları ve bunların sınavları İçişleri Bakanlığının uygun görüşü üzerine Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığınca çıkartılan yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Yönetmeliğin 50. maddesinin incelenmesi; Dosyanın incelenmesinden; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan ve görüş alınmak üzere İçişleri Bakanlığına gönderilen Yönetmelik taslağında yürürlük maddesi olarak yer alan 54. maddenin; "Maliye ve İçişleri Bakanlıkları ile Sayıştay görüşü alınarak hazırlanan bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer" kuralını ihtiva etmektedir. İçişleri Bakanlığınca hazırlanan görüş bildirim formunda ise; taslağın 16. maddesinden sonra gelmek üzere, "Emniyet kemeri simülasyon eğitimi" başlıklı yeni bir maddenin taslağa eklenmesi teklifinde bulunulduğu ve bahse konu teklifin konusunu oluşturan emniyet kemeri simülasyon eğitimi için geçiş sürecinin belirlenmesi amacıyla da, taslağın 54. maddesinin "Maliye ve İçişleri Bakanlıkları ile Sayıştay'ın görüşü alınarak hazırlanan bu Yönetmeliğin 17 nci maddesi yayımı tarihinden bir yıl sonra; diğer maddeleri ise, yayımı tarihinde yürürlüğe girer." şeklinde düzenlemesinin teklif edilmiştir. Dava konusu Yönetmeliğin yayımlanan ilk halinde, İçişleri Bakanlığınca teklif edilen düzenlemeye yer verilmediği, Yönetmeliğin "Direksiyon eğitim araçları" başlıklı dava konusu 17. maddesinin ise gerek başlığı gerekse içeriğinin, İçişleri Bakanlığınca taslağa eklenmesi istenen düzenleme ile ilgisinin bulunmadığı görülmektedir. Buna rağmen, Yönetmeliğin yayımlanan ilk halinde yer alan Geçici 3. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce, kurum açma izni ile iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alan kurslar direksiyon eğitim alanları ile direksiyon eğitim araçlarını bir yıl içinde bu Yönetmelikte belirtilen şartlara uygun hâle getirirler. Verilen süre içerisinde direksiyon eğitim araçları ile ilgili şartları yerine getirmeyen kursların o sertifikaya ait programları iptal edilir." kuralına yer verilerek, Yönetmeliğin 17. maddesi ile düzenlenen direksiyon eğitim araçlarının, Yönetmelikte belirtilen şartlara uygun hale getirilmeleri için 1 yıllık geçiş sürecinin öngörüldüğü ve bu suretle İçişleri Bakanlığı teklifine uyulduğu anlaşılmaktadır. Karayolu, trafikte can ve mal güvenliği için önem arz eden kuruluşlara yönelik kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetildiği anlaşılan söz konusu yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın bu kısmının reddi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1- Dava konusu Yönetmeliğin 50. maddesi yönünden DAVANIN REDDİNE, 2- Dava sonuç olarak kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından; ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre hesaplanan 2/3'ü karşılığı ...-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine; yargılama giderlerinin haklılık oranına göre hesaplanan 1/3'ü karşılığı ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 3- İlk aşamada taraflar lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine, 4- Posta gideri avanslarından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine, 5-Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.