8. Hukuk Dairesi 2013/2302 E. , 2013/5696 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.09.2009 gün ve 722/1300 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, dava dilekçesinde; ... Köyü, 135 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak murisi ...oğlu ...'den kaldığını, …
**8. Hukuk Dairesi 2013/2302 E. , 2013/5696 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.09.2009 gün ve 722/1300 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, dava dilekçesinde; ... Köyü, 135 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak murisi ...oğlu ...'den kaldığını, murisin davalıdan başka mirasçılarının da bulunduğunu, mirasçılar arasında taksimin yapılmadığını, satış sözleşmesinin de geçersiz olduğunu açıklayarak taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile veraset ilamındaki payı oranında vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi, 15.06.2009 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine aykırı olarak usulsüz tebliğ edilmiştir. Davalı yargılama oturumlarına katılmamıştır. Mahkemece, davanın kabulüne 135 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile 1/8 oranında hissenin davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muristen intikal, kadastro öncesi kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayalı olarak TMK'nun 713/1 ve 996, 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali, tescil davasıdır. Mahkemenin gerekçeli kararı 23.11.2009 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21, Tebligat Kanunu'nun uygulanmasına dair Yönetmeliğin 29. maddesine aykırı olarak muhatabın adreste bulunmama sebebini beyan eden şahsın ismi yazılarak imzası alınmadan, imzadan kaçınmış ise bu husus tutanağa yazılarak tebligat memuru tarafından imzalanmadan usulsüz olarak tebliğ edilmiştir. Köy Muhtarlığı'nca düzenlenen 02.11.2012 tarihli tutanak başlıklı belgeye göre, davalı ... Köyünde sürekli olarak ikamet etmemekte olup yıl içerisinde belirsiz zamanlarda kısa süreliğine köye gelip gitmekte ve ... İlçesinde ikamet etmektedir. Polis memuru ..., çarşı ve mahalle bekçisi ... tarafından düzenlenen 02.11.2012 tarihli tutanağa göre ise, davalının dört aydır Balıkesir’de olduğu, ... Bulvarı, no:238 adresinde ikamet ettiği anlaşılmaktadır. ...tarafından düzenlenen 28.01.2013 tarihli tutanak başlıklı belgede davalının ... Bulvarı, no: 238 adresinde on yılı aşkın bir süredir oturduğu belirtilmiştir. Anayasa’nın 36. maddesine göre “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” HMK'nun 27 (HUMK. m. 73) maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını da kapsamaktadır. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Zira, insan onurunun yargılamadaki zorunlu bir sonucu olarak, yargılama sujelerinin, yargılamada şeklen yer almaları dışında tam olarak bilgi sahibi olmaları, kendilerini ilgilendiren yargılama konusunda açıklama ve ispat haklarını tam ve eşit olarak kullanmaları ve yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermesi gereklidir. Somut olayda, davalıya tebligat tarihinde oturmadığı adresine Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Kanunu'nun uygulanmasına dair Yönetmeliğin 29. maddesine aykırı olarak usulsüz tebligat yapıldığı halde yargılamaya devam olunarak hüküm kurulmuş olması az önce açıklanan hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder nitelikte olduğu gibi yukarıda açıklanan Anayasa ve Yasa maddelerine de aykırı olmuştur. Davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 27,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.