10. Ceza Dairesi 2021/18236 E. , 2023/7850 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/223 E., 2018/162 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması, Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı…
**10. Ceza Dairesi 2021/18236 E. , 2023/7850 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/223 E., 2018/162 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması, Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin süresinde olduğu, her ne kadar sanık ... müdafii temyiz süresini temyizde bulunmaksızın geçirmiş ise de, sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanığa meşruhatlı şekilde tebliğ edilmediği, bu nedenle sanık ve müdafiinin eski hale getirme talebinin kabul edildiği, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2016 tarihli ve 2015/419 Esas, 2016/414 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve sanık ... yönünden 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.02.2018 tarihli ve 2017/223 Esas, 2018/162 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sanık ... yönünden temyiz talebinin reddi, sanık ... yönünden temyiz talebinin esastan reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu olduğuna, 4. Eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, 5. Delillerin hukuka aykırı surette elde edildiğine, 6. Sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ......,nin 13.07.2015 tarihinde Köyceğiz otogarında polisler tarafından üzerinde yapılan aramada bulunan 49 adet hap hususundaki savunmasında, müdafii huzurunda alınan kolluk beyanında söz konusu hapları Torbalı'da roman mahallesinden aldığını, savcılıkta ve yargılama sırasındaki savunmalarında ise yürüyüş yolu tarafında torbacı diye tabir edilen şahısların ağaçların arasına bir şeyler koyduğunu gördüğü, oradan ayrıldıklarında bıraktıkları poşeti aldığını, içinde üzerinde bulunan hapların olduğunu beyan ederek söz konusu uyuşturucu hapları ne şekilde temin ettiği hususunda çelişkili beyanlarının bulunması, hapları külotunun içinde saklamadığını, kendi rızasıyla polise teslim ettiğini beyan etse de, 13.07.2015 tarihli tutanakla kaba üst aramasında cinsel organının olduğu bölgede şişlik fark edilmesi üzerine, ne olduğu sorulduğunda bir şey yok dediği, ısrarcı olunması üzerine söz konusu hapların cinsel organının yanından çıkarılan poşette olduğu, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 28.07.2015 tarihli ekspertiz raporunda net 1,8 gr ağırlığında üzerin W ibaresi bulunan 6 adet sarı renkli, net 0,45 gr ağırlığında üzerin W ibaresi bulunan 2 adet mavi renkli tabletin metamfetamin etken maddesini içerdiği, 0,49 gr ağırlığında ibaresiz mavi renkli 2 adet, net 12,72 gr ağırlığında elmas şeklinde mavi renkli 39 adet tabletin ecstasy olarak bilinen amfetamin türevi olan mdma etken maddesini içerdiği, her iki maddenin de uyuşturucu maddeler kapsamında olduğu sabit olmakla sanıklar arasındaki 24.06.2015 tarihinden 14.07.2015 tarihine kadar yapılan görüşmelerin iletişim tespitleri incelendiğinde; sanık ...'in "... Nakite çevirirsek hemen geleceğiz, nakite çevirmeye çalışıyoruz, daha duruyo 4-3 tane duruyo biri bozuk zaten, bunun dedi makarada sıkıntı var dedi, tırnağı işe yaramıyo değiştirmiyo almıyo yerinden dedi, tırnağı oynamış bunun yerinden diyo yuva yerleştirmiyo diyo, iyi ki almamışım, tırt olacaktık tırt ..", sanık ...'ın "bi tanesi sıkıntılıydı arıza yapınca adamlar vazgeçtiler yoksa bilader peynir ekmek gibi vermiştik, bana niğde de lazım şu an" şeklindeki konuşmalarına karşılık sanık ...'ın, ...'in İzmir'e gidip geldiğinden haberi olduğunu, ancak uyuşturucu veya silah getirmesi konusunda anlaşmalarının olmadığını, Niğde'de düğüne gidecek olduğundan ...'den silah almak için sık sık aradığını, sanık ...'in de kendine ait iki tane silahını tamir ettirmek için İzmir'e gittiğini, bu dönemde sanık ...'la sık sık konuştuklarını, ...'ın kendisindeki silahı Niğde'de düğünde sıkmak için istediğini, üzerinde bulunan tabancaların amcasından yadigar olduğunu, tabancalardan biri bozuk olduğu için İzmir'e tamir ettirmeye gittiği şeklindeki savunmalarının aksine silah alışverişinde bulunarak nakit para elde etmeye çalıştıkları, sanık ...'in "oğlum telefonda gonuşma lan", sanık ...'ın "benim şu an konuşacak konuşamıyorum, çay içtik", ... "çay güzel miydi" ... "ne diyon ya gökan var ya gökan banyoda kendini yıkadı kalbim çok hızlı atıyo diye" şeklindeki konuşmalarıyla da telefonda konuşmaktan çekindikleri, sanık ...'ın çay diye şifreleyerek uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddeyi alan arkadaşının durumunu anlattığı değerlendirilerek aralarında savunmalarını destekler nitelikle görüşmelerin olmadığı, silahı düğünde kullanmak için bu kadar sık görüşmelerinin mantık çerçevesinde değerlendirilemeyeceği ve açık bir şekilde yalan söyledikleri, kendilerini suçtan kurtarmaya çalıştıkları, nitekim sanık ...'ın M. A. K. ile ...'in İzmir'den yola çıktıktan sonra kendisine ulaşamaması üzerine yaptığı görüşmelerde ...'den bahsederek" inşallah kendi üzerine almamıştır bileti", "vallaha yemin ediyorum orospu çocuğu olayım bana bile gelmedi yolda yakalattım dedi", M. A. K. "........ ben ikiniz bana tezgah yaptınız zannetim", ... "abi beim iş bana bile gelmedi", "abi yakalanması gerekirken cezaevine nasıl atılmadı", M. A. K. "tabi canım onu bırakırlar mı en azından bir gün tutarlardı", ... "haberlere çıkardı hiçbi şey yok", M. A. K. "haberlere çıkmasa bile en azından bir gün tutarlardı içerde mahkemeye çıkana kadar" şeklindeki konuşmalara sanık ... her ne kadar sanık ...'in yakalandıktan sonra uyuşturucu taşıdığını öğrendiğini, M. A. K. ile ...'i merak ettiği için görüştüğünü savunsa da, sanık ...'in yakalanmasından olağandan fazla endişe ettiğini gösterir mahiyette konuşmalar yaptığı, ...'in yakalanması, mahkemeye çıkarılması ihtimallerini peşinen konuşup akabinde sanık ...'in iç çamaşırına gizlediği değişik renk ve logolarda ecstacy hap, tabanca ve mermiler ile yakalanması hususları birlikte değerlendirildiğinde sıklıkla yapılan telefon görüşmelerinin kayıtlarının bütününden teknik, fiziki takip, iletişimin tespiti ile hapların miktarı Yargıtay içtihatlarına göre kişisel kullanım sınırları içinde kalsa da sanığın son zamanlarda bir kaç kez uyuşturucu kullandığı, son 4 yıldır hiç kullanmadığı, uzun zamandır uyuşturucu kullanmadığı ve yargılama sırasında da uyuşturucu ortamı bile olmadığını savunup bulunan haplardan 5 tanesini kendisinin içtiğini söylemesi ve bunun dışında kullanmak amacıyla aldığı konusunda bir beyanının bulunmaması, hapların bir kısmının metamfetamin etken maddesini içerdiği, bir kısmının ecstasy olarak bilinen amfetamin türevi olan mdma etken maddesini içerdiği raporla da sabit olduğu, bu durumda birden fazla çeşit uyuşturucu madde ele geçirildiği, maddelerin paketleniş ve ele geçirilme şekli de dikkate alınarak sanıkların satma amacı ile temin ettikleri ve başından itibaren birlikte hareket ettikleri, birlikte suçu işlemeye karar verip yine icra hareketlerini birlikte gerçekleştirdikleri sabit bulunmuştur. 07.08.2015 tarihli olay yönünden, sanık ... savunmasında U. T., M. G., G. T. isimli arkadaşlarıyla Vadi Fiskos Bara eğlenmeye gittiklerini, masanın altından çıkan hapların polislerin kendisine ait olduğunu iddia ettiklerini, hapların kendisine ait olmadığını, kamera kayıtları incelenirse her şeyin ortaya çıkacağını beyan etmiş, 07.08.2015 tarihli iki tutanakta polis memurlarının içeri girmesiyle U. T., M. G., G. T. ve sanık ...'ın bulundukları yerden kalkarak iç kısımda bulunan koltuklu masaya geçtikleri, bu esnada hal ve hareketleri göz ucuyla takip edilen şahıslardan sanık ...'ın oturduğu koltuğun alt kısmına doğru bir şey attığının fark edilmesi üzerine yanlarına gelerek atılan şeyin küçük poşet içinde 12 tane renkli hap olduğu görüldüğünün tespit edilmesi ve İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 02.10.2015 tarihli ekspertiz raporunda net 3 gr ağırlığında "box" ibareli 12 adet tabletin ecstasy olarak bilinen amfetamin türevi olan mdma etken maddesini içerdiği ve uyuşturucu maddeler kapsamında olduğunun sabit olması, olay yerine ait kamera kayıtlarının incelenmesinde tutanak tespitlerinin doğrulandığı ve hapları sanık ...'ın masa altına attığı, U. T., M. G., G. T. isimli şahısların alınan ifadelerinde söz konusu hapların ne olduğunu bilmediklerini ve ilk defa gördüklerini, masanın altına kimin attığını görmediklerini beyan etmeleri, yapılan üst aramalarında da suç unsuruna rastlanmadığı da dikkate alındığında uyuşturucu hapların sanık ...'a ait olduğu sabit bulunmuştur. Her ne kadar ele geçen hapların miktarı Yargıtay içtihatlarına göre kişisel kullanım sınırlarında kaldığı görülse de sanığın bu hapların kendisine ait olmadığı yönündeki inkarına rağmen açıklanan deliller karşısında kendisine ait olduğunun sabit olması ve kullanmak için bulundurduğuna dair bir beyanının da bulunmaması, kullanma amacına yönelik olsa bile bir defada üzerinde taşıdığı hap miktarının fazlalılığı, uyuşturucu madde ile yakalanmamak için polisleri görünce elinden çıkarmaya çalışması ve dosya kapsamındaki sanık ...' ın eylemleri bir bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde kullanmak amacıyla değil satma amacı ile bulundurulduğu sabit bulunmuştur. 11.08.2015 tarihli olay yönünden, sanık ...'ın, müdafii huzurunda alınan kolluk beyanında İzmir'e roman mahallesinden tanımadığı kişilerden uyuşturucu madde almak için gittiğini, savcılıktaki sorgusunda Basmane bölgesindeki Murtaka Mahallesinden 300,00 TL karşılığında esrar aldığını, yargılama sırasında ise E. K. isimli şahısla kavga ettiği için İzmir'e gittiği şeklindeki İzmir'de bulunma amacına ve uyuşturucuyu temin şekline ilişkin çelişkili savunmaları, özellikle romen mahallesinden temin ettiğine ilişkin savunmasının sanık ...'in de üzerinde bulunan uyuşturucu için ilk olarak aynı şekilde beyanda bulunarak şahısların kendilerini suçtan kurtarmaya yönelik fikir birlikteliği içinde benzer ifadelerde bulundukları, sanıkların 11.08.2015 ve 13.08.2015 tarihli iletişim tespitlerinde sanık ...'ın x1 ve x2 olarak kodlanan şahıslarla ...'in arkadaşı olduğunu söyleyerek konuşmalar yaptığı, x2 ile kodlanan şahsın telefona ... isimli bir şahsı verdiği, konuşmaların bu şahısla devam ettiği, akabinde ...'ın "o dediğimiz olmadı öbürü oldu sen yanlış anlamışsın öle söyledi, öbüründen dedi o dedi beni yanlış anlamış demek ki dedi, para sordu ben para getiremedim geri dönüş yaparım sana dedim", ".. Ondan sonra gazinoda yüz milyonluk eğlendik", sanık ... "para vermedin de mi", ... "yok para vermedim", ... "ayşe yok fatma mı varmış", ... "ayşe fatma yokmuş işte öbürü varmış", ... "yeşil gözlü olandan mı", ... "ha la öbüründen de var da yanında çocuğa sordu paran var mı dedi .... Yanındaki çocuk vermedi de ses çıkarmadı sen ara bi sor", ... "noldu şimdi sen boş gelmiyon de mi", ... "yok canım ee gelince görüşürüz" şeklindeki konuşmalarından sanık ...'ın, sanık ...'in tanıdığı kimselerle İzmir'de görüştüğü, sanık ...'in de ...'ın telefonda konuştuğu ... isimli şahsın arkadaşı olduğunu ikrar ettiği, akabinde ...'ın görüştüğü şahıslarla yaptığı konuşmalardan sanık ...'e bahsettiği, bu tür suçlarda sanıkların kendi aralarında bir takım şifreler geliştirerek uyuşturucu miktarları ve çeşitlerini gizleyerek birbirlerine aksettirmeye çalıştıkları yaygın olarak bilinen bir gerçektir, nitekim sanıkların "ayşe, fatma yokmuş öbürü varmış, yeşil gözlü olan" gibi konuşmalarının, sanıklar her ne kadar ayşe, fatma, yeşil gözlü olandan derken kadınlara ilişkin konuşmalar yaptıkları şeklindeki fikir birlikteliği içinde herhangi bir dayanağı ve destekleyici unsuru olmayan, konuşmaların bütünüyle de ilgisi kurulamayan savunmalarının uyuşturucu ticaretine kılıf mahiyetinde olduğu, aynı şekilde " yüz milyon eğlendik" şeklindeki görüşmelerde geçen 100,00 TL'nin, sanık ... bardaki eğlenceyle ilgili olduğunu savunsa da bu konuşmaların da aynı mahiyette olduğu, sanık ...'ın 4 numaralı olaydaki sanık ...'in otobüs bileti için "inşallah kendi üzerine almamıştır" şeklindeki konuşması dikkate alındığında aynı fikri 12.08.2015 tarihli İzmir'den Fethiye'ye dönerken aldığı otobüs biletini ... adına alarak kendisinin uyguladığı, buna ilişkin, hakkında aramalar olduğu ve o gün alkolün etkisi ile ...in ismini söylediğini savunsa da 12.08.2015 tarihli tutanakla sabit kendisine herhangi suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda yok dediği, yapılan aramada otobüste oturduğu koltuğun alt kısmında 4 adet şeffaf poşetler içinde satışa hazır vaziyette toplam dara ağırlığı 102,76 gr gelen ve üst aramasında cebinde bulunan sigara paketi içinde tütünle karışık yeşil renkli dara ağırlığı 1,31 gr esrar maddesi olarak değerlendirilen madde bulunduğu, Izmir Kriminal Polis Laboratuvarının 26.02.2016 tarihli ekspertiz raporunda net 90 gr yeşil renkli bitki kırıntısının ve net 1,1 gr kahve yeşil bitki kırıntısının tütünle karışık esrar aktif maddelerinden delta-9-tetrahidrokannabinol etken maddesini içerdiği, bu maddenin yasaklı uyuşturucu maddeler kapsamında olduğu tespit edilmekle uyuşturucu taşıdığından kimliğini gizlemeye çalıştığı açıktır. Olay bütünlüğüyle birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar ele geçen uyuşturucu madde miktarı Yargıtay içtihatlarına göre kişisel kullanım sınırlarında kaldığı görülse de, sanığın bu maddeleri içmek için getirdiğini savunsa da tüm dosya kapsamından tedavi gördükten sonra uyuşturucu kullanmayı bıraktığı, uzun zamandır kullanmadığı şeklindeki iddianameye konu eylemleri bakımından farklı farklı ifadelerinin bulunması nedeniyle bu hususta çelişkiye düştüğü bu sebeple kullanmak amacıyla temin ettiğini söyleyerek kendisini suçtan kurtarmaya çalıştığı, sanık ...'le sık sık irtibat halinde kalarak İzmir'e uyuşturucu temini için gittiği teknik, fiziki takip, iletişimin tespitlerinden anlaşılmakla uyuşturucu maddenin gramaj olarak hemen hemen eşit miktarlarda hazırlanarak ayrı ayrı poşetler içinde satışa hazır vaziyette bulundurulduğundan satma amacı ile temin ettikleri, sanıkların başından itibaren birlikte hareket ettikleri, birlikte suçu işlemeye karar verip yine icra hareketlerini birlikte gerçekleştirdikleri sabit bulunmuştur. 07.06.2015 tarihli olay yönünden İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 28.08.2015 tarihli ekspertiz raporunda E. M. isimli şahsın üzerinde bulunan net 1,63 gr kahve yeşil renkli bitki kırıntısının tütünle karışık esrar aktif maddelerinden delta-9-tetrahidrokannabinol etken maddesini içeren bitki kırıntısı olduğu, elde edilebilecek esrar miktarı net 0,326 gr olduğu ve yasaklı uyuşturucu maddelerden olduğu sabit bulunmuştur. Öncelikle tanık E. M.'nin talimatla alınan ifadesinde sanıkları tanımadığını, 07.06.2015 tarihinde kollukta verdiği ifadenin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, hayatında hiç Muğla'ya gitmediğini, 2015 yılı altıncı ayında nüfus cüzdanını kaybettiğini beyan ettiğinden 07.06.2015 tarihli ifadeyi veren kişinin kimliği konusunda şüphe oluşması üzerine yapılan araştırmalar sonucu 10.06.2016 tarihli araştırma tutanağına göre söz konusu ifadeyi verenin E. M. değil, onun kimliğiyle yakalanan ve kimliğini kullandığını ikrar eden kardeşi A. D. M.'nin olduğu, ifadeyi alan polislerin de A. D. M.'yi teşhis ettiği, sanık ...'in de "bu şahıs kardeşinin ismini kullanarak kendisini tanıtıyordu" şeklindeki beyanıyla bu hususu doğruladığı, bu durumda A. D. M.'nin E. M. kimliğini kullanarak verdiği ifadede daha önce muşta lakaplı şahısla tanıştığını, olay tarihinde bu şahsın yanlarına gelerek kendisini yanına çağırdığını, üzerinde bulunan esrar maddesini bu şahıstan temin ettiğini beyan etse de, sanık ... ve sanık ... ve olay tarihinde yanlarında bulunan A. K.'nin beyanlarında böyle bir şahıstan bahsedilmediği anlaşılmakla muşta lakaplı şahsın hayali bir kimse olduğu ihtimalinin büyük olduğu açıktır. A. K.'nin E. M.'nin esrar maddesini kimden aldığını görmediğini, sanıklar ... ve ...'in savunmalarında E. M.'nin üzerinden çıkan esrar maddesiyle ilgilerinin olmadıklarını savunsalar da dosya kapsamındaki tüm iletişim tespitleri ile sanıklar ... ve ... yönünden iddianameye konu olayların tek tek değerlendirilmesinde yapılan tespitler sonucu da uyuşturucu temini ve ticaretinde birlikte hareket ettikleri sabit olan sanıklar aleyhine delil olduğu anlaşılmıştır. Sanık ... ve sanık ...'in eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında; 13.07.2015 tarihli 4 numaralı, 11.08.2015 tarihli 6 numaralı, 07.06.2015 tarihli 7 numaralı eylemleri ile yasaklı uyuşturucu maddelerden oldukları raporlarla sabit olan maddeleri temin ettikleri eylemler arasındaki zaman aralığı da dikkate alındığında sanıkların birden fazla kez bir suç işleme kararının icrası kapsamında hareket ettiği, bu haliyle de 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen teselsül şartlarının oluştuğu gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... yönünden; Tebliğnamede sanığın temyiz ve eski hale getirme talebinin reddini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyada mevcut olan delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı ve suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanık ...'ın 07.08.2015 tarihli eylemi sabit ise de, 12.08.2015 ve 07.06.2015 ve 13.07.2015 tarihli eylemlerle ilgili olarak sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin görgü tanığı bulunmadığı, eylemlerle ilişkilendirilebilecek ve savunmasının aksine mahkûmiyeti için yeterli olacak delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, 2. Yapılan UYAP kontrolünde, sanığın 07.08.2015 tarihli eylemine ilişkin olarak Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/912 Esas, 2022/588 Karar sayılı dosyasında uyuşturucu kullanmak ve bulundurmak suçundan mahkûmiyet hükmü verildiği ancak hükmün kesinleşmediği görülmekle, bu dosyanın sonucu araştırılarak derdest ise bu dosya ile birleştirilmesi, kesinleşmiş ise aslı ya da onaylı örneğinin dosyaya alınarak mükerrer dava olup olmadığının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Sanık hakkında tekerrüre esas alınacak mahkeme ilamı olarak sadece Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/158 Esas, 2015/221 Karar sayılı kararının gösterilmesi gerekirken birden fazla ilam gösterilmek suretiyle hükümde karışıklık yaratılması, Hukuka aykırı görülmüştür. B. Sanık ... yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyada mevcut olan delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanık ...'in 13.07.2015 tarihli eylemi sabit ise de, 12.08.2015 ve 07.06.2015 tarihli eylemlerle ilgili olarak sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin görgü tanığı bulunmadığı, ikametinden ve üzerinden suça konu madde ele geçirilemediği, eylemlerle ilişkilendirilebilecek ve mahkûmiyeti için yeterli olacak delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Sanıklar ... ve ... hakkında; Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.02.2018 tarihli ve 2017/223 Esas, 2018/162 Karar sayılı kararında sanıklar ve müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden; hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Fethiye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.