4. Hukuk Dairesi 2009/6687 E. , 2010/2776 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gazetecilik AŞ ve diğerleri aleyhine 14/06/2005 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi taraf…
**4. Hukuk Dairesi 2009/6687 E. , 2010/2776 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gazetecilik AŞ ve diğerleri aleyhine 14/06/2005 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/10/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15/03/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M) (M) KARŞI OY YAZISI Dava; yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı iddiasına dayanan, manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirkete ait ... gazetesinin 18/01/2005 tarihli sayısında yayınlanan ... tarafından yazılan "... yalan söylüyor" ve ... tarafından yazılan "... ... dostuysa ben değilim" başlıklı yazılarda kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürmüş; davalı taraf ise, yazılarda davacının eleştirildiğini, kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığını savunmuştur. Mahkemece dava konusu yazıların, davacının davalıya yönelik sözleri üzerine yazıldığı ve sert eleştiri sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının Genel Başkanı olduğu ... Partisi'nin 2005 yılı kurultayından önceki tarihlerde davalı şirkete ait ... gazetesi "...'nin başında kim olmalı" isimli bir anket çalışması başlatmış, "...'de değişimin şart olduğunu, halkın ...'a güveninin kalmadığını, halkın ...'nin başında ...'ü görmek istediğini" vurgulayan haberler yayınlanmıştır. Bunun üzerine bir basın açıklaması yapan davacı, ... gazetesinin ...'nin mevcut yönetimine karşı başlattığı yayın politikası ve anket çalışmalarını eleştirerek, gazete yazarlarının tümünün ...'nin mevcut yönetimine karşı olduklarını beyan etmiştir. Davacının yaptığı basın açıklaması üzerine, dava konusu edilen yazılar ile davacıya cevap verildiği ve eleştirilerde bulunulduğu açık ise de; dava konusu yazılarda yer alan "... ... dostuysa ben değilim" başlıklı makalede davacıya yönelik olarak, "hırslı bir düzeysizliğin insanı nerelere taşıdığı"; "... yalan söylüyor" başlıklı yazıda da, "...'ın bu iddiası tamamen düzmece ve yalandır. Buradan açıkça yazıyorum, ... yalan söylüyor" biçimindeki söz ve nitelendirmelere yer verilerek davacının güvenilmez, beceriksiz, düzeysiz, yalancı, partisinin yararlarına aykırı davranan bir kişi olduğu biçiminde değerlendirmeler yapılarak eleştiri sınırları aşılmıştır. Anılan söz ve değerlendirmeler hukuka aykırı olup, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmaktadır. Bu nedenlerle davacı lehine uygun miktarda manevi tazminat takdiri gerekirken, yazıların sert eleştiri olduğu kabul edilerek davanın tümden reddine karar verilmiş olması yerinde olmadığından çoğunluğun onama kararına katılamıyoruz. 15/03/2010