başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir elektrik üretim aşnin eüaş seyitömer termik santralinde çavuşu sıfatıyla çalışmakta olan başvurucu tarihinde hizmet kolunda faaliyette bulunan sendika çalıştığı kuruma ait işyeri numarası ile üye olma talebinde bulunmuştur sendikanın üyelik talebini kabul edip üyelik başvuru formunu ilgili kuruma göndermesi üzerine eüaş başvurucunun kendi personeli olmadığını belirterek belgeleri iade etmiştir başvurucu tarihli dilekçesiy
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir elektrik üretim aşnin eüaş seyitömer termik santralinde çavuşu sıfatıyla çalışmakta olan başvurucu tarihinde hizmet kolunda faaliyette bulunan sendika çalıştığı kuruma ait işyeri numarası ile üye olma talebinde bulunmuştur sendikanın üyelik talebini kabul edip üyelik başvuru formunu ilgili kuruma göndermesi üzerine eüaş başvurucunun kendi personeli olmadığını belirterek belgeleri iade etmiştir başvurucu tarihli dilekçesiyle sendikaya üye olduğundan şirket ile imzalanan ve halen yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiğini belirterek toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret ve işçilik haklarından fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla tl için alacak davası açmış tarihli dilekçesiyle talebini tl olarak ıslah etmiştir kütahya mahkemesi tarihli kararla yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen aynı mahiyetteki çok sayıda dosyayı da emsal göstererek hizmet alım ihalesini alan alt işverenlerin değişmesine rağmen başvurucunun çalışmaya devam ettiği hizmet alımına konu işin asıl iş niteliğinde olduğu ve bu itibarla asıl işveren ile alt işveren arasındaki hizmet alımının muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir kütahya mahkemesinin anılan karan mahkemenin benzer nitelikteki çok sayıda karan ile birlikte temyiz edilmiştir ulusal yargı ağı bilişim sistemi uyap üzerinden temin edilen belgelerden yargıtay hukuk dairesinin tarihinde başvurucu ile birlikte çok sayıda dosyada benzer şekilde ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verdiği saptanmıştır bozma kararında elektrik üretimi yapan davalı şirketin tarihli ve sayılı enerji piyasası düzenleme kurumunun teşkilat ve görevleri hakkında kanunun maddesinde tanınan imtiyazlara sahip olması nedeniyle asıl işin tamamı veya bir kısmını alt işverene devredebileceği tespitinde bulunulmuştur bu saptamadan hareketle somut olayda muvazaalı alt işverenlik ilişkisinden bahsedilemeyeceğinden ilk derece mahkemesi karan bozulmuştur yargıtay bozma kararında alt işverenlik hususunun ilk defa bu madde kapsamında değerlendirildiğine de işaret etmiştir yargıtay hukuk dairesinin bozma kararlan üzerine aralarında başvurucunun da bulunduğu bazı işçiler tarafından açılan davalar kütahya mahkemesine bazı davalar da kütahya mahkemesine tevzi edilmiştir kütahya mahkemesi bozma üzerine yapmış olduğu yargılama sonucunda fazla dosyada direnme karan vermiş olup bu kararlar da temyiz edilmiştir yargıtay hukuk genel kurulu hgk direnme üzerine yapmış olduğu tarihli inceleme sonucunda davalı kamu tüzel kişiliği ile yapılan hizmet alım sözleşmelerinin içeriği alt işverenlerin değişmesine rağmen çalışan işçilerin değişmemesi alınacak işçilerin unvanlarının şartnamede ayn ayn belirtilmesi alt işverenin ücret bordrolarını tutan bir işçi başvuru numarası karar tarihi dışında diğer işçileri sevk ve idare eden işçisinin bulunmaması puantaj kayıtlarının eüaş tarafından belirlenen kişilerce tutulması işe alan ve işten çıkaranın eüaş olması davacı ve alt işveren şirket işçilerinin asıl işveren eüaş işçileri ile aynı şekilde ve üretimin her bölümünde çalışması emir ve talimatların eüaş tarafından verilmesi çalışma şartlarının ve yıllık izinlerin eüaş tarafından belirlenmesi alt işveren işçilerinin yapılan iş ve hizmette eüaş tarafından temin edilen ve yine davalıya ait araçları kullanması gibi nedenleri gözönünde tutarak davalı şirket ile alt işveren arasındaki hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğu ve başvurucunun asıl işveren şirketin işçisi olduğu gerekçeleriyle direnme kararını yerinde bulmuştur hgk özel daire tarafından incelenmeyen diğer temyiz itirazlarının incelenmesi amacıyla dosyaları özel daireye göndermiştir yargıtay hukuk dairesi tarihinde kamu tüzel kişisi olan davalının imzaladığı alt işverenlik sözleşmesinin muvazaa sebebiyle geçersiz ve davacıların baştan itibaren kamu tüzel kişisinin işçisi olduğu hgk kararıyla kabul edildiğinden uygulama birliği ile hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri uyarınca dosyaları onamıştır kütahya mahkemesi ise aralarında başvurucunun da bulunduğu dosyada yargıtay hukuk dairesinin tarihli bozma ilamına uyarak davanın reddine karar vermiştir anılan hüküm başvurucu tarafından temyiz edilmiştir yargıtay hukuk dairesi tarihinde bozma ilamına uyularak karar verilen diğer dosyalarla benzer şekilde hgknın tarihli kararıyla muvazaanın varlığı kabul edilmiş olmakla bozma kararındaki görüşünü korumasına rağmen hukuki istikrar adına hgkdan geçen dosyaları onadığını belirtmiş ancak kendisi tarafından bozulan ve ilk derece mahkemesince bozmaya uyulması nedeniyle hgknın önüne çıkmayan somut olayda davalı lehine usule ilişkin müktesep hak oluştuğundan hükmün onanmasına karar vermiştir bu arada aralarında başvurucunun vekillerinin de bulunduğu avukatlar tarafından tarihli dilekçeyle yargıtay hukuk dairesi ve yargıtay hukuk dairesi ile yargıtay hukuk dairesi kararları arasında asıl işveren ile alt işveren arasındaki iş ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı hususunda içtihat aykırılığı bulunduğu ileri sürülerek içtihadın birleştirilmesi talep edilmiştir yargıtay birinci başkanlık kurulu tarihli ve sayılı karar ile muvazaa iddiasının her somut olayın özelliğine göre çözümlenmesi gerektiğinden içtihadı birleştirme yoluna gidilmesine gerek olmadığına karar vermiştir nihai karar tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur iv hukuk a ulusal hukuk kanun hükümleri tarihli ve sayılı türk borçlar kanununun maddesinin ilgili kısmı şöyledir bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın gerçek ve ortak iradeleri esas alınır sayılı kanunun mülga maddesinin ilgili kısmı şöyledir g ek enerjisi üretim iletim ve dağıtım faaliyeti gösteren kamu tüzel kişileri gerekli hallerde üretim iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerini tabi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alınması yoluyla yaptırabilirler başvuru numarası karar tarihi tarihli ve sayılı elektrik piyasası kanununun maddesi şöyledir sahibi tüzel kişiler lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak alımı yapabilirler ancak bu durum ilgili lisans sahibi tüzel kişinin lisanstan kaynaklanan yükümlülüklerinin devri anlamına gelmez hangi faaliyetlerin hizmet alımı yoluyla yaptırılabileceği kurul tarafından belirlenir sayılı kanunun maddesinin ilgili kısmı şöyledir sayılı kanunun inci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır yargısal kararlar yargıtay hukuk dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir alt işveren bir işverenden işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve görevlendirdiği işçileri sadece bu işyerinde çalıştıran diğer işveren olarak tanımlanabilir alt işverenin iş aldığı işveren ise asıl işveren olarak adlandırılabilir bu tanımdan yola çıkıldığında asıl işveren alt işveren ilişkisinin unsurları iki ayrı işverenin olması mal veya hizmet üretimine dair bir işin varlığı işçilerin sadece asıl işverenden alınan iş çalıştırılması ve tarafların muvazaalı bir ilişki içine girmemeleri gerekir alt işverene yardımcı iş ya da asıl işin bir bölümü ancak teknolojik nedenlerle uzmanlık gereken işin varlığı halinde verilebilecektir sayılı kanununun maddesinde asıl işveren alt işveren ilişkisini sınırlandırılması yönünde yasa koyucunun amacından da yola çıkılarak asıl işin bir bölümünün alt işveren verilmesinde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler ölçütünün bir arada olması gerektiği belirtilmelidir sayılı kanununun maddesinin ve fıkralarında tamamen aynı biçimde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik uzmanlık gerektiren işler sözcüklerine yer verilmiş olması bu kararlılığı ortaya koymaktadır alt işverene verilebilecek işlerin uzmanlık gerektireceği baskın öğe olarak kabul edilmektedir kararları da bu yönde istikrar kazanmıştır arasında muvazaalı biçimde asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmasının önüne geçilmek istenmiş ve sayılı kanununun maddesinde bu konuda bazı muvazaa kriterlerin yer verilmiştir muvazaa borçlar kanununda düzenlenmiş olup tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla ve kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmesi arzu görünüşte bir anlaşma olarak tanımlanabilir üçüncü kişileri aldatmak kastı vardır ve gerçek amaç gizlenmektedir muvazaanın ispatı genel ispat kurallarına tabidir bundan başka sayılı kanununun maddesinin fıkrasında sözü edilen hususların adi kanuni karine olduğu v aksinin kanıtlanmasının mümkün olduğu kabul edilmelidir somut olayda davacı davalı şirketin alt işverenlik uygulamasının muvazaaya dayandığını ileri sürmesine rağmen mahkemece sözü edilen iddia üzerinde yeterince inceleme yapılmadan davalı b hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir muvazaa re sen araştırılmalı ve işçinin gerçek işvereni açıklığa kavuşturulduktan sonra davalıların sorumlulukları belirlenmelidir bu nedenle yapılması gereken iş uzman bilirkişi aracılığı ile alt işverenlik uygulamasının yukarıda belirtilen esaslara aykırı olup olmadığını tespit etmek ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı bulunmuştur yargıtay hukuk dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir taraflar arasında temel uyuşmazlık davalılar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır somut olayda davacı asıl işveren olan davalı aş den elektrik ve onarım işlerini ihale suretiyle alan davalı taşeron şirkette işçi olarak çalışmıştır başvuru numarası karar tarihi davalı işyerinde elektrik ve onarım işleri ihale sözleşmeleri neticesinde uzun yıllardır alt işveren şirketler eliyle yürütülmüş davacıda bu şirketlerin işçisi olarak ihale ile iş alan şirketler değişmesine rağmen ara vermeden asıl işverenin işyerlerinde çalışmasını sürdürmüş tür sayılı kanunun maddesinin net fırkası asıl işin bir bölümünde işletme ve ışın gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler alt işverene devredilebilecektir anılan düzenlemede baskın öğe teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerdir başka bir anlatımla işletmenin ve işin gereği ancak teknolojik nedenler var ise göz önünde tutulur söz konusu hükümdeki şartlar gerçekleşmeden asıl işin bölünerek alt işverene verilmesi halinde asıl işveren alt işveren ilişkisi geçersiz olacaktır bu sebeple mahkemece üniversite öğretim üyelerinden seçilecek bir mühendisi bir makine mühendisi ve bir de hukukçu bilirkişiden oluşturulacak kişilik bilirkişi heyeti marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporla davalı asıl işverenin yaptığı işin ne olduğu asıl işveren tarafından alt işverene ihale suretiyle verilen işin asıl işverenin asıl işi mi yoksa yardımcı işi mi olduğu alt işverene verilen ışın bu madde kapsamında verilip hususları tespit edilmeli muvazaa iddiası her türlü şüpheden uzak bir şekilde dosyada mevcut tüm delillerle birlikte alt işveren uygulamasına yönelik sözleşme ve teknik şartnamelerde göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirilerek açıklığa kavuşturulmalıdır yazılı şekilde eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatalıdır yargıtay hukuk dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir dosya içeriğine göre mahkemece davacının davalı b bünyesinde işe başladığı tarihten itibaren b işçisi kabul edilmesi işveren ilişkisinin işçilik teminine yönelik olması ve muvazaa tespiti nedeni ile isabetli olup davacının sendika üyeliğinin işverene bildirilmesinden sonra toplu sözleşmesi hükümlerine göre fark işçilik alacaklarının hesaplanıp hüküm altına alınması yerindedir keza davacı açısından ilave tediye alacağının işverenin özelleştirilmesinden sonrada dönem toplu düzenleme nedeni ile maddeleri gereğince hesaplanıp hüküm altına alınması da doğrudur mahkemece davacının sendika üyesi olmadığı dönem için fark alacaklar hüküm alınmamıştır ancak davacının sendika üyesi olmadığı dönemde işverene yazılan yazıda emsal olarak çalışan işçiye ödenen ücret esas alınarak davacının alabileceği ücret sorulmuş davalı işverenin bildirimi üzerine de bilirkişi bu dönem içinde fark ücret alacaklarını ve fark işçilik alacaklarını ek rapora göre hesaplamıştır mahkemece ek rapora göre alacakların hüküm altına alınması gerekirken sadece sendika üyesi olduğu dönem için fark işçilik alacaklarının hüküm altına alınması hatalıdır yargıtay hukuk dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir asıl işin bir bölümü alt işverene verilemese de kanunda özel hüküm bulunması hallerinde yardımcı iş olduğuna bakılmaksızın asıl işin bir kısmı alt işverene bırakılabilir sayılı elektrik piyasası kanunu maddesine göre g ek md elektrik enerjisi üretim iletim ve dağıtım faaliyeti gösteren kamu tüzel kişileri gerekli hallerde üretim iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerini tabi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alınması yoluyla yaptırabilirler anılan madde doğrultusunda kamu ihale kanunu ve doğrultusunda davalı da ihale ile kömür işletilmesi bakım ve onarımının temizliğinin gözetlemesinin yapılması çalışır vaziyette tutulması ve hizmet alım sözleşmesi ile performans kriterlerine uygun olarak c tesisinin işletilmesi elektromekanik tamir bakım ve onarımının yapılması temizliğinin yapılması ve gözetlenmesi işleri dava dışı şirketlere vermiştir davalı ile dava dışı işverenler arasında sayılı kanunun maddesi kapsamında kalan asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu dikkate alınmaksızın muvazaa bulunduğundan bahisle fark alacaklara hükmedilmesi hatalı olup bozma nedenidir yargıtay hukuk dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir başvuru numarası karar tarihi davalı işverenin muvazaalı sözleşmeler ile davacıyı alt işverenin işçisi gibi çalıştırdığı davacının görünüşte farklı bir iş kolunda faaliyet gösteren alt işveren işçisi olması nedeniyle davalıya ait işyerinde geçerli toplu iş sözleşmesinden yararlanamadığı buna göre davalının muvazaalı sözleşmelere dayalı olarak davacıda alt işverenin işçisi olduğu görünümü yaratarak davacının davalının faaliyet gösterdiği iş kolunda örgütlü sendikaya üye olmasını ve buna bağlı olarak işyerinde geçerli toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının engellenmesini amaçladığı anlaşılmaktadır yukarıdaki açıklamaların ışığında uyuşmazlığın değerlendirilmesinde davalı işverenin kendi muvazaasına dayalı olarak davacıyı toplu iş sözleşmesinden yararlandırmamak suretiyle maddi menfaat elde etmeyi amaçladığı bu anlamda davalının savunmasının dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu hiç kimse kendi muvazaasına dayanarak bir hak talep edemeyeceğinden davalının dürüstlük kuralına aykırı davranması nedeniyle muvazaalı eyleminin sonuçlarına katlanması ve bu nedenle de davacının başlangıçtan itibaren eüaş işçisi olarak ile hak ve alacaklarının buna göre belirlenmesi zorunludur denilmiştir yargıtay hukuk genel kurulunun tarih esas karar sayılı kararı yargıtay hukuk genel kurulunun bahsi geçen kararları sonrasında dairemiz önceki hukuki görüşünü korumakla beraber hukuki istikrar adına somut olay özelinde hukuk genel kurulunca belirlenen prensipleri kabul etmiştir anılan sebeplerle mahkemece öncelikle tarafların delilleri toplanılmalı ardından uzman bilirkişilerle yerinde inceleme yapılarak yargıtay hukuk genel kurulu kararında belirtilen ilkeler doğrultusunda davalı ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı ve muvazaaya dayalı olup olmadığı araştırılarak sonuca göre davacının talepleri değerlendirilmelidir şu husus da gözden kaçırılmamalıdır ki muvazaanın tespiti ihtimalinde davacının asıl işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması için taraf sendikaya üye olması ve üyeliğin işverene bildirilmesi veya dayanışma aidatı kesilmesini talep etmesi gereklidir muvazaanın tespiti halinde davacının asıl işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması için bu şartların gerçekleşip gerçekleşmediği de belirlenmelidir yargıtay hukuk dairesinin tarihli ve sayılı kararının ilgili kısmı şöyledir sayılı enerji piyasası düzenleme kurumunun teşkilat ve görevleri hakkında kanunun maddesinde elektrik enerjisi üretim iletim ve dağıtım faaliyeti gösteren kamu tüzel kişileri gerekli hallerde üretim iletim ve dağıtım tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerini tabi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alınması yoluyla yaptırabilirler denilmiştir bu hükmü tarihi itibariyle yürürlükten kaldıran sayılı elektrik piyasası kanunu maddesinde lisans sahibi tüzel kişiler lisansları kapsamındaki faaliyetlerle ilgili olarak hizmet alımı yapabilirler ancak bu durum ilgili lisans sahibi tüzel kişinin lisanstan kaynaklanan yükümlülüklerinin devri anlamına gelmez hangi faaliyetlerin hizmet alımı yoluyla yaptırılabileceği kurul tarafından belirlenir kuralı öngörülmüştür davalı sayılı kanun un maddesindeki imtiyazdan yararlanmaktadır bu hüküm ile asıl işin tamamı ya da bir kısmı herhangi bir sınırlamaya bağlı kalmaksızın alt işverene verilebilir ancak anılan hüküm asıl işveren ilişkisinin genel muvazaa hükümleri yönünden denetime tab tutulmasına engel değildir sayılı kanunun maddesinin yürürlükten kalktığı tarihinden sonraki dönem bakımından ise sayılı kanunu yürürlükten kaldıran sayılı kanun un maddesi hükmü nazara alınarak hüküm gereğince hizmet alımı konusunu oluşturabilecek faaliyetlerin belirlenmesine yönelik kurul kararının olup olmadığının ayrıca araştırılması gerekir diğer yönden genel muvazaa denetimine ilişkin olarak mahkemece öncelikle uzman bilirkişiler eşliğinde keşifle yerinde inceleme yapılarak davacının fiilen yaptığı iş ve bu işin hizmet alım sözleşmesi kapsamında belirlenen iş olup olmadığı davalı asıl işveren çat es in kendi işçileri ile davalı alt işveren işçilerinin aynı işi yapıp yapmadıkları alt işveren işçilerinin doğrudan muhatap olabilecekleri alt işveren şirket yetkililerinin iş yerinde bulunup bulunmadığı tespit edilerek ardından yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda davacının yaptığı işin hizmet alım sözleşmesi kapsamına girip girmediği davalı ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin kanuna uygun kurulup kurulmadığı ve muvazaaya dayalı olup olmadığı araştırılarak sonuca göre bir karar verilmelidir başvuru numarası karar tarihi b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesi sözleşme maddesinin numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir herkes davasının medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir avrupa hakları mahkemesi adil yargılanma hakkının hukukun üstünlüğünün sözleşmeci devletlerin ortak mirası olduğunu belirten sözleşmenin önsözüyle birlikte yorumlanması gerektiğini belirtmektedir hukukun üstünlüğünün temel unsurlarından biri hukuki durumlarda belirli bir istikrarı garanti altına alan ve kamuoyunun mahkemelere olan güvenine katkıda bulunan hukuki güvenlik ilkesidir toplumun yargısal sisteme olan güveni hukuk devletinin esaslı unsurlarından biri olmasına rağmen birbirinden farklı yargı kararlarının devamlılık arz etmesi bu güveni azaltacak nitelikte bir hukuki belirsizlik durumu yaratabilecektir nejdet şahin ve perihan b no hukuki güvenlik ilkesinin hukuki durumlarda belli bir istikrarın sağlanmasını ve toplumun adalete olan güvenini desteklemeyi amaçladığını aynı olaya ilişkin farklı yargı kararlarının devamlılık arz etmesinin toplumun yargısal sisteme olan güvenini azaltacak nitelikte bir hukuki belirsizliğe yol açabileceğini belirtmiştir çelebi ve b no içtihat farklılıklarını kendi bölgesinde yetki sahibi olan ve davanın esasına bakan yerel mahkemelerin bulunduğu yargı sistemlerinin doğal bir sonucu olduğunu kabul etmekle birlikte yüksek mahkemelerin görevinin bu çelişkileri düzeltmek olduğunu ve şayet çelişkili uygulama yüksek mahkemenin bünyesinde gelişiyorsa bu durumun toplumun adli sisteme olan güvenini azaltarak hukuki güvenlik ilkesini ihlal edeceğini belirtmiştir çelebi ve diğer yandan bireylerin makul güvenlerinin korunması ve hukuki güvenlik ilkesi içtihadın değişmezliği şeklinde bir hak bahşetmemektedir b no nejdet şahin ve perihan mahkemelerin yorumlarında dinamik ve evrilen bir yaklaşımın sürdürülememesi reform ya da gelişimi engelleyeceğinden kararlardaki değişim adaletin iyi idaresine aykırılık teşkil etmez eski yugoslav cumhuriyeti b no çelişkili yargı kararları nedeniyle temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddiasıyla yapılan başvurularda öncelikle ulusal mahkemelerin yerini almak gibi bir görevi olmadığını ulusal mevzuatın yorumlanmasından doğan sorunların öncelikle mahkemelerin görevi olduğunu ve rolünün bu tür yorumlama sonuçlarının sözleşme ile uyumlu olup olmadığını denetlemekten ibaret olduğunu belirterek içtihat farklılığından kaynaklanan tutarsızlığın giderilmesi için iç hukukta bir mekanizmanın bulunup bulunmadığının ve bu mekanizmanın uygulanıp uygulanmadığının önemli olduğunu vurgulamıştır nejdet şahin ve perihan iki ihtilafa farklı muamele yapılmasının incelenen gerçek olayların farklılığından kaynaklanmış olması halinde çelişkili içtihatlardan bahsedilmesinin mümkün olmadığını belirtmektedir erol uçar türkiye kk b no başvuru numarası karar tarihi v