Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket nezdinde 13.06.2016-30.10.2017 tarihleri arasında ... Şirketi özerk Acaristan bölgesi ... Hidroelektrik projesinde kalıpçı elemanı olarak çalıştığını, müvekkilinin aylık net ücretinin 1.600,00 USD olduğunu, iş sözleşmesinin iş bitimi gerekçesiyle tek taraflı olarak feshedildiğini, istifa dilekçelerinin gerçek fesih iradesini yansıtmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket nezdinde 13.06.2016-30.10.2017 tarihleri arasında ... Şirketi özerk Acaristan bölgesi ... Hidroelektrik projesinde kalıpçı elemanı olarak çalıştığını, müvekkilinin aylık net ücretinin 1.600,00 USD olduğunu, iş sözleşmesinin iş bitimi gerekçesiyle tek taraflı olarak feshedildiğini, istifa dilekçelerinin gerçek fesih iradesini yansıtmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, davacının ücreti, talep ettiği alacaklara hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hesaplanması ve yargılama gideri ile vekâlet ücretine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukukun tespiti bakımından yeni esaslar belirlenerek yabancı hukukun uygulanması yönünde içtihat değişikliğine gidilmiştir. Diğer taraftan gerek Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesinin gerekse Dairemizin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davaların bir kısmında, benimsenen yeni görüş doğrultusunda yabancı hukukun uygulanması, davacı taraf aleyhine bazı olumsuz sonuçların ortaya çıkmasına sebebiyet verebilmektedir. Bu sebeple Dairenin önceki uygulamasına güvenilerek açılan davalarda, Mahkemece görüş değişikliğine bağlı olarak yabancı hukukun uygulanması nedeniyle ret kararı verilmesi durumunda bu ret sebebi ile davacı aleyhine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyetli olmayacağı ve adaletsizliğe yol açacağı sonucuna varılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, dava tarihinin 11.09.2020 olması ve davanın yabancı hukukun uygulanması nedeniyle kısmen reddedilmiş olması karşısında, Dairenin önceki uygulamasına güvenerek dava açan davacı aleyhine, davalı yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi hakkaniyete aykırıdır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.