(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/3625 E. , 2013/6421 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tahliye, alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye, alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz…
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2013/3625 E. , 2013/6421 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tahliye, alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye, alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 01.07.2010 başlangıç tarihli sözleşmeye göre kiracı olduğunu, sözleşmenin ek koşullar 2.maddesine göre yeni dönemde kira bedelinin 50.- TL’lik artışla 750.- TL olduğunu, davalının 2011/Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları kira paralarını artış yapmaksızın 700.-'er TL den ödediğini, bu konuda davalıya usulüne uygun temerrüt ihtarı tebliğ edildiğini, davalının fark kira borcunu ihtar süresi içinde ödemediğini belirterek, 150.- TL kira alacağının tahsiline ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ise; kira parasının yenilenen dönemde arttırılacağına ilişkin ek koşullar bölümündeki imzanın kendisine ait olmadığını, bu hali ile artış koşulunun kendisini bağlamayacağını, kira parasının tam ve zamanında ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Yapılan imza incelemesinde, kira sözleşmesinin özel koşullar bölümündeki imzanın davalıya ait olduğu, sözleşmenin genel şartlar bölümü ile sözleşmeye ekli “ek koşullar” başlıklı belgede yer alan imzaların davalının eşi Hüseyin Ferruh Çam’a ait olduğu belirlenmiştir. Davacı, davalının eşi tarafından vekaleten imzalanan “ek koşullar” başlıklı belgenin 2.maddesindeki artış koşuluna dayanmıştır. Mahkemece sözleşmenin bu bölümünün davalıya vekaleten eşi tarafından imzalandığı, davalının da buna sonradan icazet verdiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Doktrin ve yargısal kararlarda temsil, iradi temsil ve kanuni temsil olarak ikiye ayrılmaktadır. İradi temsilde, temsil olunan kimsenin iradi olarak tek yanlı yetkilendirmesi esas iken, kanuni temsilde ise küçüklerin ve kısıtlıların veli ya da vasileri tarafından temsil edilmesinde olduğu gibi temsil yetkisi kanun hükmünden kaynaklanmaktadır. Aile birliğinin temsiline ilişkin TMK’nun 188.madde hükmü saklı kalmak kaydı ile, eşlerin birbirinin kanuni temsilcisi olacağına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Kaldı ki, somut olayda kanuni temsile ilişkin bir iddia ya da mahkemenin kabulü söz konusu olmayıp uyuşmazlık davalının iradi temsil yoluyla eşi tarafından temsil edilip edilmediği, bu kapsamda artış şartına ilişkin ek sözleşme hükmünün davalıyı bağlayıp bağlamayacağı noktasında toplanmaktadır. Davacı, artış şartının yer aldığı ek sözleşme koşulunun davalı adına davalının eşi tarafından imzalandığını iddia etmiş, davalı ise söz konusu belgenin bilgisi ve rızası dışında düzenlendiğini savunmuştur. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Davacı ileri sürdüğü temsil olgusunu usulüne uygun delillerle kanıtlamak durumunda olup, davacı sunduğu delillerle bu iddiasını kanıtlayabilmiş değildir Bu durumda, artış şartına ilişkin ek sözleşme hükmünün davalı yönünden bağlayıcı olmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.