Başvuru, bir diş hekiminin katıldığı televizyon programında reklam yaptığından bahisle idari para cezasıyla cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, bir diş hekiminin katıldığı televizyon programında reklam yaptığından bahisle idari para cezasıyla cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 11/1/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 29/9/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 9/11/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 23/12/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 6/1/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 8/1/2016 tarihinde ibraz etmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Diş hekimi olan başvurucu 9/3/2009 tarihinde lazer destekli implant tedavisi konusunda konuşmak üzere özel bir televizyon kanalında programa katılmıştır. Program esnasında diş hastalıkları ve tedavisi yöntemlerine ilişkin olarak yaptığı açıklamaların reklam amacı taşıdığından bahisle başvurucu hakkında İstanbul Diş Hekimleri Odası disiplin soruşturması başlatmıştır. Yapılan disiplin soruşturması sonucunda İstanbul Diş Hekimleri Odası Disiplin Kurulunun 10/9/2009 tarihli ve 2009/66 sayılı kararı ile başvurucunun katıldığı programda 20/05/1991 tarihli ve 20876 sayılı Resmî Gazete'de yayımlananTürk Dişhekimleri Birliği ve Dişhekimi Odaları Disiplin Yönetmeliği'nin (Disiplin Yönetmeliği) maddesinin (a) bendi uyarınca reklam yaptığı gerekçesiyle 043 TL idari para cezası ile cezalandırılmıştır. Başvurucu anılan idari para cezasına karşı yaptığı itiraz, Türk Diş Hekimleri Birliği Yüksek Disiplin Kurulunun 13/1/2010 tarihli ve 21/2010 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Başvurucunun, idari para cezasının iptali istemiyle açtığı davada Ankara İdare Mahkemesi 12/5/2011 tarihli ve E.2010/1194, K.2011/735 sayılı kararıyla davanın reddine karar vermiştir. Mahkemenin gerekçesi şöyledir:"Olayda; deşifre metninin incelemesinden programa katılan davacının implant konusunda bilgiler verdiği, tedavinin çok kısa sürdüğünü ve garantili olduğunu beyan ettiği, başka tedavi yöntemlerine ve cihazlara ilişkin olumsuz görüşler beyan ettiği, kendisinin 2001 senesinde elbiyum lazeri alan ilk Türk Hekimi olduğunu, dişhekimliği ile ilgili ne kadar cihaz varsa hepsini kullandığını beyan ederek ağız ve diş sağlığı bilgileri aktarmaktan çok kendisi tarafından yapılan ve son teknolojilerin kullandığı tedavilerin anlatıldığı, ayrıca program sırasında ekranda muayene telefon numarasının verildiği görülmekle, açıkça reklam yapan davacıya fiiline uygun olarak verilen para cezasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır." Davanın reddine ilişkin karar, Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/2/2012 tarihli ve E.2011/8019, K.2012/465 sayılı kararıyla onanmış ve karar düzeltme istemi aynı Dairenin 11/10/2012 tarihli ve E.2012/4838, K.2012/7408 sayılı kararıyla reddedilerek kesinleşmiştir. Başvurucu karar düzeltme isteminin reddine dair kararı 20/12/2012 gününde tebellüğ etmiştir. Başvurucu 11/1/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Programın İçeriği 9/3/2009 tarihinde başvurucunun katıldığı televizyon programının deşifre edilen metni özetle şöyledir: Sunucu, diş sağlığına ilişkin olarak yanlış bilinen ve uygulanan birçok yöntemin olduğunu ve çok kısa süre içinde implant tedavisinin nasıl yapılacağı sorusunun cevabını arayacaklarını belirterek programı açmıştır. Başvurucu ise "Türkiye'nin en sıra dışı diş hekimi" olarak tanıtılmıştır. Daha sonra diş tedavisi esnasında hastaların karşılaşabileceği bazı sorunlar üzerine konuşulmuş ve muayenehaneler ile kullanılan cihazlarınsterilizasyonunun önemi vurgulanmıştır. Programın devamında başvurucu implant tedavisini nasıl yapıldığına dair konuşmaya başlamıştır. Başvurucu geleneksel tedavi yöntemlerinin olumsuz yönlerini anlatarak implant tedavisinin diş sağlığı yönünden faydalarını ifade etmiştir. Daha sonra başvurucu; içinde kendisinin de bulunduğu, Türkiye'de az kişinin uyguladığı lazerle implant tedavisinin nasıl yapıldığını ve faydalarını anlatmıştır. Program izleyicilerin soruları ile devam etmiştir. Bu sırada başvurucu implantta kullanılan dişin nasıl yapıldığını program esnasında uygulamalı olarak göstermiştir. Programın genelinde başvurucu, lazerle implant tedavisini anlatırken bu tedaviyle "kısa zamanda muhteşem ve mükemmel sonuçlar" aldıklarını ileri sürmüştür. Programda izleyici soruları da cevaplandırılmıştır. Bu kapsamda başvurucunun iletişim bilgilerini isteyen bir izleyiciye sunucu, başvurucunun İstanbul'da faaliyet gösterdiğini ve irtibat bilgilerinin ekrandan verileceğini belirtmiştir. Başvurucu bu açıklamaya herhangi bir itirazda bulunmamıştır. Öte yandan yurt dışından katılan bir izleyicinin sorusu üzerine sunucu, başvurucunun yurt dışından devlet başkanı düzeyinde dahi hastalarının olduğunu belirtmiş ve başvurucuya İstanbul dışına gidip gitmediğini sormuştur. Başvurucu, bu soruya ülkemizde sağlık turizmin çok gelişmiş olduğunu belirterek cevap vermiştir. Programa telefonla katılan bir izleyici de başvurucunun hastası olduğunu belirterek başvurucunun kendisine nasıl implant uyguladığını antlamıştır. İlgili Hukuk 11/4/1928 tarihli ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un maddesi şöyledir:"İcrayı sanat eden diş tabipleri ve dişçiler hasta kabul ettikleri mahal ile muayene saatlerini bildiren ilanlar tertibine mezun olup diğer suretlerle reklam ve saire yapmaları memnudur." 13/1/1960 tarihli ve 4/12578 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yayımlanan Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi 'nin (Nizamname) maddesi şöyledir:"Tabiplik ve diş tabipliği mesleklerine ve tedavi müesseselerine, ticari bir veçhe verilemez.Tabip ve diş tabibi, yapacağı yayınlarda tababet mesleğinin şerefini üstün tutmaya mecbur olup, her ne suretle olursa olsun, yazılarında kendi reklamını yapamaz.Tabip ve diş tabibi, gazetelerde ve diğer neşir vasıtalarında, reklam mahiyetinde teşekkür ilanları yazdıramaz." Anılan Nizamname'nin maddesi şöyledir:"Tabip ve diş tabibi, gazete ve sair neşir vasıtaları ile yapacağı ilanlarda ve reçete kağıtlarında, ancak ad ve soyadı ile adresini, Tababet İhtisas Nizamnamesine göre kabul edilmiş olan ihtısas şubesini, akademik ünvanını ve muayene gün ve saatlarını yazabilir.Muayenehane kapılarına veya binaların dışına asılacak tabelaların ebadı ve adedi, mahalli tabip odaları tarafından tesbit edilebilir. Tabipler ve diş tabipleri, tabip odalarının bu husustaki kararlarına riayet etmekle mükelleftirler.Tabelalarda en çok iki renk kullanılabilir. Işık verici vasıtalarla tabelaları süslemek yasaktır." Disiplin Yönetmeliği'nin maddesinin (a) bendi şöyledir:"Para cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:a) Reçete kağıtları, el ilanları, promosyon malzemeleri ve benzeri araçlarla reklam yapmak veya sanal ortamlar da dahil olmak üzere her türlü iletişim araçlarında reklam amacına yönelik veya haksız rekabeti sağlayıcı yazılar yazmak, yazdırmak veya açıklamalarda bulunmak; çalıştığı veya ortağı olduğu kuruluş veya şirket aracılığı ile anılan eylemlerin yapılmasını sağlamak veya yapılmasına göz yummak,"