10. Ceza Dairesi 2023/13559 E. , 2024/25764 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 02.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anl
**10. Ceza Dairesi 2023/13559 E. , 2024/25764 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 02.02.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/32219 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/63292 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB - 2023/63292 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosyalar kapsamına göre, sanık hakkında inceleme dışı evvelce 22/10/2017 tarihli işlediği suçtan yapılan soruşturma sonunda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/05/2018 tarihli ve 2017/89892 soruşturma, 2018/1544 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği, anılan kararın 24/05/2018 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, sanığın hem yükümlülüklere uymamada ısrar ettiği hem de aynı nev'iden suçu tekrar işlemesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine dair Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2020 tarihli ve 2018/1073 esas, 2020/574 sayılı kararının verildiği; Sanığın yukarıda belirtilen 22.10.2017 tarihli suçtan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.05.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karardan önce, incelemeye konu 10.04.2018 tarihinde işlemiş olduğu aynı nev'iden suçtan dolayı hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, sanık hakkında Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.08.2018 tarihli ve 2018/2585 soruşturma, 2018/47 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, anılan kararın kesinleşmesini müteakip, şüphelinin aynı nev’iden suçu tekrar işlmesi nedeniyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 2017/6318 esas, 2017/6699 sayılı karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç; bu aşamadan sonra ilk kullanma/bulundurma eyleminin ihlâl; iddianame düzenleninceye kadar gerçekleşen kullanma/bulundurma şeklindeki birden fazla eylemin ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği nazara alındığında, inceleme konusu 10.04.2018 tarihli suçun, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11.05.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karardan önce işlendiği anlaşılmakla, birleştirme kararı verilerek, tek bir uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. A. Şüpheli hakkında, 10.04.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının 10.08.2018 tarihli ve 2018/2585 Soruşturma, 2018/47 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 28.08.2018 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, kararın infazı için 10.08.2018 tarihinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak Mudanya Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2019 tarihli ve 2018/2585 Soruşturma, 2019/185 Esas, 2019/183 sayılı iddianamesi ile Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.05.2019 tarihli ve 2019/205 Esas, 2019/675 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, 04.07.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 18.07.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.12.2021 tarihli ve 2021/316 Esas, 2021/794 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1073 Esas, 2020/574 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 22.10.2017 (kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında bahsedilmese de yine bu dosya kapsamında işlediği anlaşılan 07.11.2017, 13.02.2018, 06.04.2018 tarihli suçlar) tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2018 tarihli ve 2017/89892 Soruşturma, 2018/1544 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, kararın şüphelinin bilinen adresine tebliğe çıkarılarak 24.05.2018 tarihinde işte olması nedeniyle komşusuna tebliğ edildiği, kararın infazı için 06.08.2018 tarihinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği ve 03.06.2018 ve 14.07.2018 tarihlerinde tekrar aynı suçu işlediği gerekçesiyle erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2018 tarihli ve 2017/89892 Soruşturma, 2018/28639 Esas, 2018/22045 sayılı iddianamesi ile Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli ve 2018/1073 Esas, 2020/574 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. F. Mudanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/316 Esas, 2021/794 Karar sayılı dosyası yönünden yapılan incelemede; Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK2nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Uygulamada sıklıkla karşılaşılması nedeniyle, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, Dairemizce bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Dosya kapsamına göre; Sanık hakkında 22.10.2017 tarihli eylemi nedeniyle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2018 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, karar 24.05.2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Sanığın 14.07.2018 tarihinde yeniden aynı nitelikteki suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2018 tarihli iddianamesi ile Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli ve 2018/1073 Esas, 2020/574 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karar istinaf edilmeden 03.02.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Sanık hakkında verilen Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı esas alındığında, incelemeye konu 10.04.2018 tarihli eylemin, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş olduğu, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak kabul edilmesi gerektiği bu iki dosyanın birleştirilerek karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemindeki gerekçe yerindedir. Ancak, G. Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/1073 Esas, 2020/574 Karar sayılı dosyası yönünden yapılan incelemede; Şüphelinin 22.10.2017, 07.11.2017, 13.02.2018, 06.04.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2018 tarihli ve 2017/89892 soruşturma, 2018/1544 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin 03.06.2018 ve 14.07.2018 tarihlerinde uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 15.11.2018 tarihli iddianamesiyle kamu davası açıldığı, 11.05.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 24.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre anılan erteleme kararının 09.06.2018 tarihinde kesinleşeceği, 03.06.2018 tarihli suçun, 11.05.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenmesi nedeniyle bu eylemin erteleme kararının ihlali sayılamayacağı, 11.05.2018 tarihli erteleme kararının 03.06.2018 tarihli suçu da kapsadığı, sanığın yalnızca 14.07.2018 tarihli eyleminin erteleme kararının ihlali sayılacağı, erteleme kararının kesinleşmesi tarihine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak kabulü gerektiği, 5237 sayılı CMK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edildiği, bu durumda sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde zincirleme suç hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanması kanuna aykırıdır. Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli ve 2018/1073 Esas, 2020/574 Karar sayılı kararına karşı da, kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar vermek gerekmiştir. Gerekçe bölümünde tespit edilen nedenlerle, Bursa 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2020 tarihli ve 2018/1073 Esas, 2020/574 Karar sayılı kararına karşı da, kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.