Başvuru, idari nitelikteki bir tasarrufun doğrudan yasama işlemi ile gerçekleştirilmesi nedeniyle idari yargı mercileri tarafından etkili bir yargısal denetim yapılmasının engellendiği ve yargı kararının icra edilemeyeceği belirtilerek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, idari nitelikteki bir tasarrufun doğrudan yasama işlemi ile gerçekleştirilmesi nedeniyle idari yargı mercileri tarafından etkili bir yargısal denetim yapılmasının engellendiği ve yargı kararının icra edilemeyeceği belirtilerek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 15/4/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:A. Bireysel Başvurudan Önceki Süreç Başvurucu, Antalya/Finike ilçe millî eğitim müdürü olarak görev yapmakta iken 25/8/2011 tarihli ve 652 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye (KHK), 1/3/2014 tarihli ve 6528 sayılı Kanun'la eklenen geçici maddenin (3) numaralı fıkrası uyarınca 14/3/2014 tarihi itibarıyla başvurucunun bu görevi sona ermiştir. Başvurucu, aynı KHK hükmü kapsamında Antalya İl Millî Eğitim Müdürlüğü emrine eğitim uzmanı olarak atanmıştır. Bu durum Millî Eğitim Bakanlığının 14/3/2014 tarihli işlemi ile başvurucuya bildirilmiştir. Başvurucu 15/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Bireysel Başvurudan Sonraki Süreç Antalya İdare Mahkemesi Dava Dosyası Başvurucu 7/5/2014 tarihinde 14/3/2014 tarihli atama işleminin iptali istemiyle Antalya İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme 22/10/2014 tarihli kararıyla 652 sayılı KHK’nın geçici maddesinin (3) numaralı fıkrasının uygulanmasına yönelik olarak tesis edilen atama kararnamesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bu süreçte Anayasa Mahkemesinin 13/7/2015 tarihli ve E.2014/88, K.2015/68 sayılı kararıyla; başvurucunun ilçe millî eğitim müdürlüğü görevinin sona erdirilmesinin ve eğitim uzmanı olarak atanmasının hukuki dayanağı olan 652 sayılı KHK'nın geçici maddesinin (3) numaralı fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “...Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi, Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür, İnşaat ve Emlak Grup Başkanı ve...” ibaresi ile “...bulunanlar ile Bakanlık taşra teşkilatında İl Müdürü, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı ve İlçe Millî Eğitim Müdürü kadrolarında...” ibaresi ve ikinci cümlesinde yer alan “Bunlardan Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi, Müsteşar Yardımcısı ve Genel Müdür kadrolarında bulunanlar ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen Bakanlık Müşaviri kadrolarına,...”, “...ve İl Müdürü...” , “...ve İl Müdürü....” ile “..., diğerleri ile geçici 3 üncü maddeye istinaden şahsa bağlı Şube Müdürü kadrolarında bulunanlar ise ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen Eğitim Uzmanı kadrolarına,...” ibareleri Anayasa'nın maddesine aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesinde özetle 6528 sayılı Kanun'la 652 sayılı KHK'da yapılan değişiklikler bir bütün olarak incelendiğinde Bakanlık teşkilatında yapılan değişikliklerin Talim ve Terbiye Kurulu üyesi, il müdürü, il millî eğitim müdür yardımcısı ve ilçe millî eğitim müdürü kadrosunda bulunanların görevlerinin sona ermesini, şahsa bağlı şube müdürü kadrosunda bulunanların ise bir başka kadroya atanmalarını gerektiren hukuki ve fiilî zorunluluk olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle dava konusu kuralın söz konusu kişiler yönünden hukuki güvenlik ilkesinin ihlaline yol açtığı belirtilmiştir. Antalya İdare Mahkemesi kararı, Danıştay İkinci Dairesinin 15/12/2015 tarihli kararıyla bozulmuştur. Bozma kararının gerekçesinde işlemin dayanağı olan yasa maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle yasal dayanaktan yoksun hâle geldiği, dolayısıyla davanın reddi yönündeki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkeme 9/6/2016 tarihli kararıyla Danıştayın bozma kararında belirtilen gerekçeyle başvurucunun 652 sayılı KHK'nın geçici maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca müdürlük görevinin sona ermesine ilişkin işlem ile yine aynı madde gereğince eğitim uzmanı unvanıyla atanmasına ilişkin işlemi iptal etmiştir. Karar aynı Dairenin 16/3/2017 tarihli kararıyla onanmıştır. Davalı idarenin karar düzeltme istemi aynı Dairenin 23/10/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Antalya İdare Mahkemesi Dava Dosyası Başvurucu, Antalya İdare Mahkemesindeki dava devam ederken Anayasa Mahkemesinin 13/7/2015 tarihli iptal kararı uyarınca yeniden ilçe millî eğitim müdürü olarak atanması talebiyle 6/8/2015 tarihinde idareye başvurmuş; başvurucunun bu başvurusu cevap verilmemek suretiyle reddedilmiştir. Başvurucu, zımni ret işleminin iptali istemiyle Antalya İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme 18/5/2016 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinde;Anayasa'nın maddesi hükmü gereğince Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, bu sebeple başvurucunun Anayasa Mahkemesinin iptal kararı uyarınca yeniden eski görevine atanma talebinin zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir. Karar, Danıştay İkinci Dairesinin 30/3/2017 tarihli kararıyla onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme istemi aynı Dairenin 18/10/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. 652 sayılı KHK'ya 6528 sayılı Kanun'un maddesi ile eklenen geçici maddenin (3) numaralı fıkrasının uyuşmazlık konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan ve Anayasa Mahkemesinin 13/7/2015 tarihli ve E.2014/88, K.2015/68 sayılı kararı ile bir kısım ibareleri iptal edilmeden önceki şekli şöyledir:"Millî Eğitim Bakanlığı merkez teşkilatında Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi, Müsteşar Yardımcısı, Genel Müdür, İnşaat ve Emlak Grup Başkanı ve Grup Başkanı kadrolarında bulunanlar ile Bakanlık taşra teşkilatında İl Müdürü, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı ve İlçe Millî Eğitim Müdürü kadrolarında bulunanların görevleri bu maddenin yayımı tarihinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın sona erer. Bunlardan Talim ve Terbiye Kurulu Üyesi, Müsteşar Yardımcısı ve Genel Müdür kadrolarında bulunanlar ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen Bakanlık Müşaviri kadrolarına, Grup Başkanı ve İl Müdürü kadrolarında bulunanlar ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen Grup Başkanı ve İl Müdürü kadrolarına, diğerleri ile geçici 3 üncü maddeye istinaden şahsa bağlı Şube Müdürü kadrolarında bulunanlar ise ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen Eğitim Uzmanı kadrolarına, hâlen bulundukları kadro dereceleriyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın atanmış sayılır. Ekli (3) sayılı liste ile ihdas edilen kadroların herhangi bir sebeple boşalması hâlinde bu kadrolar hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır." 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının uyuşmazlık konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan şekli şöyledir:"Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90 sayılı Kararı ile.)(…) (Ek cümleler: 21/2/2014- 6526/18 md.) Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, görevden alma, göreve son verme, naklen veya vekâleten atama, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliği işlemleriyle ilgili olarak verilen iptal ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin mahkeme kararlarının gereği; dava konusu edilen kadronun boş olması hâlinde bu kadroya, boş olmaması hâlinde ise aynı kurumda kazanılmış hak aylık derecesine uygun başka bir kadroya atanmak suretiyle yerine getirilir. Eski kadro ile atandığı yeni kadro arasında mali haklar bakımından bir fark bulunması durumunda, bu fark 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 91 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen usul ve esaslar çerçevesinde ödenir."