Hukuk Genel Kurulu 2000/21-1652 E., 2000/1719 K. Hukuk Genel Kurulu 2000/21-1652 E., 2000/1719 K. - EKSİK ARAŞTIRMA İLE KURULAN HÜKÜM - HİZMET TESBİTİ- 506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 79 ] "" Taraflar arasındaki "hizmet tesbiti"davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Tekirdağ Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 8.10.1999 gün ve 1999/11-40 sayılı kararın incelenmesi davalı S.S.K. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.H…
Hukuk Genel Kurulu 2000/21-1652 E., 2000/1719 K. **Hukuk Genel Kurulu 2000/21-1652 E., 2000/1719 K.** **- EKSİK ARAŞTIRMA İLE KURULAN HÜKÜM - HİZMET TESBİTİ**- 506 S. SOSYAL SİGORTALAR KANUNU(MÜLGA) [ Madde 79 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki "hizmet tesbiti"davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Tekirdağ Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 8.10.1999 gün ve 1999/11-40 sayılı kararın incelenmesi davalı S.S.K. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin 6.12.1999 gün ve 1999/8595-8877 sayılı ilamiyle; (...Sigortalılık başlangıç tarihi ve hizmet tesbitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icabettiği, Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/8.maddesi olan bu tür davalarda, öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren, tarafından verilip verilmediği, ya da çalıştıklarının Kurumca tesbit edilip edilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu yasal koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı, Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmasının konusu, sürekli kesintili mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre isticvap olunmalı, işyerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmelidir. Bu davalarda işverenin kabulünün tek başına hukuki bir sonuç doğurmayacağı gözönünde tutulmalıdır. Yukarıda açıklanan hususlar, yeterli ve gerekli bir araştırmayla ve deliller hep birlikte değerlendirilerek aydınlığa kavuşturulduktan sonra o çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, ya da ne zaman bu niteliğe kavuştuğu yönü üzerinde durulmalı ve çalışmayı kapsama alan yasanın yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmetin tespitine karar verilmelidir. Sözkonusu fiili ve hukuki gerçekler ve özellikle 506 sayılı Kanunun m:79/8,2-9 hükümleri dikkate alınmadan, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.