4. Hukuk Dairesi 2023/11730 E. , 2023/13653 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : KIT/2022-56 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İşbu karar davalı vekili tarafından te
**4. Hukuk Dairesi 2023/11730 E. , 2023/13653 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : KIT/2022-56 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İşbu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacının kızı in yolcu olarak bulunduğu araca çarpmasıyla 01.12.2019 tarihinde ölümlü kaza meydana geldiğini, davacının ölenin desteğinden yoksun kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada şimdilik 100,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 12.03.2020 tarihli artırım dilekçesiyle taleplerini 71.843,32 TL'ye yükseltmiş, davacı vekili bozma sonrası sunduğu 20.01.2022 tarihli dilekçeyle talebini 144.950,61 TL'ye arttırdığını belirtmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadan tahkime başvurulduğu için davanın usulden reddi gerektiğini, emniyet kemeri takılmaması nedeniyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 67.521,82 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 4.041,18 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 71.562,00 TL'nin 07.01.2020 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetininin bozma öncesi kararı ile davacı vekili ve davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 21.06.2021 tarih 2021/15031-2021/3306 sayılı kararı ile; ''Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine; özellikle, dava açılmadan önce gerekli tüm belgeler ile başvuru yapılmamasının, tamamlanabilir dava şartı olarak kabul edilmesine; davacı desteğinin müterafik kusurlu sayılmasını gerektiren bir hal bulunmadığı için, bu nedenle tazminattan indirim yapılmayışının yerinde görülmesine; davalı tarafından sigortalı araç hususi otomobil olduğundan yasal faize karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına; davalının karardan sonra ödediği bedelin kararın infazı sırasında dikkate alınabilecek olmasına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu yardımın miktarı belirlenmelidir. Ölenin parasal veya bedensel destekliğinin derecesi ile bundan yoksun kalanların tazminat isteklerinin ölçüsü ya da hesaplama yöntemi konusunda, öğretide görüş birliği yoktur. Gerçek yardım miktarının yeterli delillerle ispat edilemediği durumlarda yargıç, takdir hakkını kullanarak yardım miktarını belirleyebilecektir. Bu belirlemede, destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, dahil oldukları sosyal ve ekonomik çevre, yaşam standartları, cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar da göz önünde bulundurulacaktır. Hayatın olağan akışı içinde, destek sayılan kimsenin, baktığı kimselere gelirini belli paylara bölerek baktığı pek söylenemese de tazminat hesabında bir paylaştırma yapmak zorunlu ... gelmektedir. Destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre; destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için, herşeyden önce destek alma hakkı olan kişinin yaşamının sürüyor olması ve destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Bu itibarla; kendi yaşamı sürmeyen kişinin, desteğinden yararlandığı kişinin yardımından yoksun kaldığından bahsedilemeyeceği ve desteği olan yakınından dolayı destek tazminatına hak kazanamayacağı, destek görenin ancak kendi yaşam süresi kadar bir süre için tazminata hak kazanabileceği; tazminat hesabında, destek alacaklılarının paylarının belirlenmesi esnasında, sadece hayatta olanlar için pay ayrılması gerekeceği açıktır. Somut olayda; davacının desteği olan kızı ile in desteğinden yararlanacak olan eşi davaya konu kazada aynı anda ölmüş ve geriye destek alacaklısı olarak davacı, desteğin 1 çocuğu ve annesi kalmıştır. Hakem Heyeti'nin karara esas aldığı 11.03.2020 tarihli aktüer raporunda, destek alacaklısı olan davacı için destek payı belirlenirken, aynı kazada ölen desteğin eşi için de (diğer hak sahipleriyle birlikte) pay ayrıldıktan sonra, kalan pay üzerinden davacının payının saptandığı görülmektedir. Oysa, destekten yoksun kalma tazminatının yukarıda açıklanan amaç ve kapsamı; bu tazminatın hesaplanması sırasında, destek alacaklılarının muhtemel ömür sürelerinin, kabul gören yaşam tablolarına göre varsayımsal olarak belirlendiği; somut gerçeğin bulunduğu durumda varsayımlara dayalı hesaplama yapılamayacağı gözetilerek, kazada ölmeyip sağ kalmış olması halinde, ölen eşinin desteğinden yararlanacak olan desteğin eşi ye, eşinin (desteğin) ölümünden dolayı pay ayrılmadan hesaplama yapılmalıdır. Aynı kazada ölmüş olan eşlerin (destek ve eşi 'nin) diğer eşten destek alma hakkı olmayacağı için, davacının ölen kızının gelirlerinin, yaşamı devam eden hak sahipleri ile destek arasında paylaştırılması gerektiği dikkate alınmadan destek paylarını belirleyen bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi eksik inceleme niteliğindedir. Diğer yandan; destek, kaza anında 28 yaşında olup 1 çocuklu olarak vefat ettiğinden, gerek yaşı gerekse sadece bir çocuğunun bulunması ve eşi 'nin de aynı kazada ölmüş olması nedeniyle, desteğin sağ kalıp yaşaması halinde ileride yeniden evlenebileceği ve yeni evliliğinden de en az bir çocuğu olacağının kabul edilmesi hayatın olağan akışına uygun düşmektedir. Açıklanan tüm bu nedenlerle; desteğin aynı kazada ölen eşi 'ye pay ayrılmadan ve desteğin bir süre sonra yeniden evlenip 1 çocuğunun olabileceği varsayımı da gözetilmek suretiyle, geride kalan hak sahipleri (davacı, desteğin annesi, çocuğu, muhtemel yeni evliliğindeki eşi ve bir çocuğu) için kademeli olarak destek paylarının belirlenmesiyle tazminat hesaplaması yapılması için, aktüer bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, payların hatalı belirlendiği rapora göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...'' gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma gereği düzenlen aktüer ek raporunda bozma ilamı dikkate alınarak hesap yapıldığı, davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle bozma sonrası verilen dilekçenin ıslah dilekçesi olduğu ve davacının ıslah hakkının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 144.950,61 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 4.041,18 TL cenaze gideri olmak üzere toplam 148.950,61 TL'nin 07.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 24.03.2020 tarihli rapora göre dosyada 02.04.2020 tarihinde ödeme yapıldığını, ödeme mahsup edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının ilk temyiz başvurusunda yalnızca aktüerya raporundaki destek paylarının hatalı olduğuna ilişkin itirazlarının mevcut olduğu, hesaplama yöntemi ile esas alınacak gelir ve yıl hususlarına ilişkin talebinin bulunmadığını, davalı lehine oluşan kazanılmış haklar gözetilmeksizin TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formulü esas alınarak güncel asgari ücret üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, emniyet kemeri takmama nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını, tarifeye göre belirlenecek vekalet ücretinin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yolcu konumundaki kızının ölümü nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Somut olayda bozma öncesi hükme esas alınan raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,8 teknik faiz ve rapor tarihindeki asgari ücret verileri esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Her ne kadar Dairemiz'in yerleşik uygulamalarındaki prensibe göre TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından da güncel ücret esas alınıp "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplaması gerekli ise de; bozma öncesi düzenlenen hesap raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz hesap esas alınarak hesap yapılmış, kararın davacı vekili ve davalı vekilince temyizi üzerine bu hesaplama yöntemi bozma konusu yapılmayarak kesinleşmiş ve davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu halde; İtiraz Hakem Heyetince davalının usuli kazanılmış hakları dikkate alınarak TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,8 teknik faiz esas alınarak güncel asgari ücret verileri esas alınarak yapılacak hesaplamaya göre karar verilmesi gerekirken, bozma sonrası progresif rant formulü esas alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Somut olayda; bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince davalı aleyhine 18.104,22 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bozma öncesi Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında davalı aleyhine 10.103,19 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması ve davalı vekili tarafından vekalet ücreti temyiz konusu yapılmadığından 10.103,19 TL vekalet ücreti davacı lehine kesinleşmiş olup, 10.103,19 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY İtiraz Hakem Heyetince nispi ve tam vekalet ücretine hükmedildiği, davalı vekilince bu hususun temyiz nedeni yapılmadığı, bozmadan sonra İtiraz Hakem Heyetince yeniden kurulan hükümle birlikte nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesinin davacının usuli kazanılmış hakkına uygun olup doğru olduğu kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun (3) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum.