başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir başvurucu ankara barosuna kayıtlı olarak avukatlık mesleğini icra etmektedir başvurucu türk telekom aş vekili olarak ankara müdürlüğü nezdinde birden fazla icra takibi yapmıştır başvurucunun bu takipler esnasında icra müdürünün ve memurlarının bilgisi olmaksızın takibe ilişkin belgelere sahte kaşe bastığı icra müdür yardımcısı adına imza attığı ve bu sayede talebi gibi işlem yapılmasını sağladığı yönündeki iddialar üzerin
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir başvurucu ankara barosuna kayıtlı olarak avukatlık mesleğini icra etmektedir başvurucu türk telekom aş vekili olarak ankara müdürlüğü nezdinde birden fazla icra takibi yapmıştır başvurucunun bu takipler esnasında icra müdürünün ve memurlarının bilgisi olmaksızın takibe ilişkin belgelere sahte kaşe bastığı icra müdür yardımcısı adına imza attığı ve bu sayede talebi gibi işlem yapılmasını sağladığı yönündeki iddialar üzerine bakanlık tarafından başvurucu hakkında kovuşturma izni verilmiştir bu izin üzerine başvurucu hakkında ankara ağır ceza mahkemesinde sahtecilik suçu isnadıyla kamu davası açılmıştır başvuru numarası karar tarihi ankara ağır ceza mahkemesi tarihli kararıyla başvurucunun sahtecilik suçunu işlediğine kanaat getirerek yıl ay gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetmiş ancak tarihli ve sayılı ceza muhakemesi kanununun maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir hükme yönelik itiraz ankara ağır ceza mahkemesinin tarihli kararıyla reddedilmiştir ankara barosu başvurucu hakkında ceza yargılamasına konu eylemi nedeniyle disiplin soruşturması başlatmıştır disiplin soruşturması sonucunda tarihli işlemle tarihli ve sayılı avukatlık kanununun maddesinin a bendi ile ve maddeleri uyarınca başvurucunun iki yıl süreyle meslekten yasaklanmasına karar verilmiştir söz konusu disiplin işlemine karşı başvurucunun yaptığı itiraz türkiye barolar birliğinin tarihli kararı ile reddedilmiş ve adalet bakanlığı hukuk genel müdürlüğünün tarihli işlemi ile ceza onaylanmıştır başvurucu disiplin cezasının iptali istemiyle ankara mahkemesi mahkeme nezdinde iptal davası açmıştır mahkeme tarihli kararıyla davayı reddetmiştir ret gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir sayılı ceza mahkemesi kanununun maddesinin fıkrasında beraat kararının bent halinde hangi hallerde verileceği açıkça düzenlenmiş olup anılan yasanın maddesinde sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmedilen ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceğinin düzenlenmesi karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında esasen kişi mahkemece üzerine atılı suçtan suçlu bulunmakta ve mahkumiyetine karar verilmekle birlikte yasada öngörülen şartların bulunması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına da karar verildiğinden beraat kararı gibi değerlendirilmesi mümkün değildir davacı hakkında disiplin kovuşturmasına konu eylemi nedeniyle sahtecilik suçundan açılan ceza davası sonunda ankara ağır ceza mahkemesinin tarih ve sayılı kararı ile sayılı türk ceza kanununun maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ve sayılı ceza muhakemesi kanununun maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği karara karşı davacı tarafından yapılan itirazın ankara ağır ceza mahkemesince reddine karar verilmesi üzerine tarihinde kesinleştiği ceza muhakemesi kanununun maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanık hakkında hukuk sonuç doğurmayacağı hükme bağlanmış ise de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının mahkemece bütün delillerin denetime imkan verecek şekilde toplanması fiil ve faile bağlı olarak suç vasfının tayini ve bu uygun bir şekilde mahkumiyet karar verilerek yargılamanın bitirilmesi ancak verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmaması ve sanığın belirli bir denetim süresi içinde denetimli serbestliğe tabi tutulması anlamında bulunduğu genel veya özel af niteliği taşımadığı mahkemenin söz konusu karar ile işten elini çektiği verilen kararın itiraz kanun yolundan geçmek suretiyle kesinleştiği böylece ortada şekli anlamda bir kesin hükmün bulunduğu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu sahtecilik suçunun avukatlık kanununun maddesine göre avukatlığa engel suçlardan olduğu anılan kanunun maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği görülmektedir bu durumda sahtecilik eyleminde bulunduğu hususu mahkeme kararı ile sabit olan davacının eyleminin sayılı avukatlık kanununun maddesiyle bağdaşmadığı açık olup aynı kanunun maddesi gereğince takdiren iki yıl süreyle işten yasaklama başvuru numarası karar tarihi cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu disiplin cezası işleminde ve bu işlemin onanmasına ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır ret hükmü ankara bölge mahkemesi kurulunun tarihli kararı ile onanmış ve karar düzeltme istemi aynı kurulun tarihli kararı ile reddedilmiştir diğer taraftan ankara ağır ceza mahkemesinin tarihli kararı ile başvurucunun beş yıl içinde yeni bir suç işlememiş olduğu gerekçesine yer verilerek sahtecilik suçuna ilişkin tarihli ilamın ortadan kaldırılmasına ve davanın düşürülmesine hükmedilmiştir başvurucu ankara bölge mahkemesi kurulunun karar düzeltme isteminin reddine dair kararını tarihinde tebellüğ etmesinin ardından tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur iv hukuk a ulusal hukuk sayılı kanunun avukatlığa kabulde engeller kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde avukatlık mesleğine kabul istemi reddolunur a türk ceza kanununun üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile kasten işlenen bir suçtan dolayı iki yıldan fazla süreyle hapis cezasına ya da devletin güvenliğine karşı suçlar anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar zimmet irtikap rüşvet hırsızlık dolandırıcılık sahtecilik güveni kötüye kullanma hileli iflas ihaleye fesat karıştırma edimin ifasına fesat karıştırma suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkum olmak sayılı kanunun maddesi şöyledir avukatlık onuruna düzen ve gelenekleri ile meslek kurallarına uymayan eylem ve davranışlarda bulunanlarla çalışmada görevlerini yapmayan veya görevinin gerektirdiği dürüstlüğe uygun şekilde davranmayanlar hakkında bu kanunda yazılı cezaları uygulanır sayılı kanunun maddesinin ilgili kısmı şöyledir disiplin cezaları şunlardır çıkarma avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere yasaklanmasıdır sayılı kanunun maddesinin numaralı fıkrasının son cümlesi şöyledir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurulan hükmün sanık hakkında bir sonuç doğurmamasını ifade eder b uluslararası hukuk avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme maddesinin ikinci fıkrası şöyledir kendisine bir suç isnat edilen herkes suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz sayılır başvuru numarası karar tarihi sözleşmenin maddesinin ikinci fıkrası suçluluğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum sayılma hakkını güvence altına almaktadır avrupa hakları mahkemesi içtihadında masumiyet karinesiyle sağlanan güvencenin iki unsurunun varlığını kabul etmiştir ceza yargılamalarının yürütülmesi ile ilgili usule ilişkin ilk unsur ve mahkumiyet dışında bir şekilde sonuçlanan ceza yargılamalarıyla bağlantılı müteakip yargılamalar bağlamında başvuranın sabit bulunan masumiyetine saygı gösterilmesini sağlamayı amaçlayan ikinci unsur bu bağlamda söz konusu ilke cezai konularda usule ilişkin bir güvence olmakla sınırlı değildir bu ilkenin kapsamı daha geniştir ve hiçbir devlet temsilcisinin kişinin suçluluğu bir mahkeme tarafından tespit edilmeden o kişinin suçlu olduğuna ilişkin bir ifadede bulunmamasını gerektirir bu hususta masumiyet karinesi yalnızca ceza yargılamaları bağlamında değil aynı zamanda ceza yargılamaları ile eş zamanlı olarak yürütülen diğer hukuk davalarında veya diğer davalarda ya da disiplin incelemelerinde de ihlal edilebilir masumiyet karinesinin korunmasına ilişkin ikinci unsur ceza yargılamaları mahkumiyetten başka bir şekilde sonlandığı zaman devreye girer ve daha sonraki yargılamalarda ceza gerektiren suç ile ilgili olarak kişinin masumiyetine ilişkin şüphe doğurmamasını gerektirir kemal b no sözleşmenin maddesinin ikinci fıkrasının disiplin yetkisini haiz makamların ceza yargılaması kapsamında kendisine suç isnat edilen ve eylemi usule uygun bir şekilde tespit edilen bir kamu görevlisine yaptırım uygulamasını engellemek gibi bir amacı veya etkisi bulunmadığına ve sözleşmenin herhangi bir eylem nedeniyle hem ceza hem de disiplin yargılamalarının başlatılmasına veya söz konusu iki yargılama türünün eş zamanlı olarak yürütülmesine halel getirmediğine vurgu yapmaktadır ayrıca cezai sorumluluğun kaldırılması halinde bile daha hafif bir ispat külfeti temelinde aynı olaylardan doğan hukuki veya diğer sorumlulukların tesis edilmesine halel getirilmediğine işaret etmektedir ancak nihai bir cezai hüküm olmaksızın disiplin yargılaması kapsamında başvurana iddia konusu uygunsuz hareketi nedeniyle cezai sorumluluk yükleyen bir ifadenin bulunması halinde maddenin ikinci fıkrası kapsamına giren bir mesele söz konusu olacaktır b no v