Başvuru, temyiz talebinin süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, temyiz talebinin süre yönünden reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 12/9/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: B.P. A.Ş. isimli Şirket ile F. Bankası (Banka) arasında genel kredi sözleşmesi imzalanarak Şirkete ait taşınmaza ipotek konulmuştur. Şirket Bankaya olan borçlarını ödememiş ve hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılmıştır. Takip devam ederken borçlu Şirketin iflasına karar verildiğinden alacağın bir kısmı iflas idaresince iflas masasına kaydedilmemiştir. Banka ile müflis Şirket arasında eksik olan alacağa ilişkin protokol imzalanmıştır. Banka, iflas masasına kaydedilmeyen alacak için kayıt kabul davası açmıştır. Dava devam ederken Banka, alacağını temlik sözleşmesine istinaden başvurucuya devir ve temlik etmiştir. Başvurucu, (ticaret mahkemesi sıfatıyla) Düzce Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) temlik sözleşmesine istinaden alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davasında davacı olmuştur. Mahkeme 17/2/2013 tarihli kararında davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Mahkemenin kısa ve gerekçeli kararlarında, karara karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararı 27/1/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 10/2/2014 tarihinde temyiz dilekçesini sunmuştur. Yargıtay Hukuk Dairesi (Daire) 6/5/2015 tarihli kararında, hükmün başvurucuya 27/1/2014 tarihinde tebliğ edildiğini belirterek 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun maddesinde öngörülen on günlük yasal süre geçtikten sonra temyiz talebinde bulunulduğundan temyiz talebinin süre yönünden reddine karar vermiştir. Karar düzeltme talebi Dairenin 8/5/2017 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai kararı 5/9/2017 tarihinde öğrendiğini beyan eden başvurucu 12/9/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 2004 sayılı Kanun'un 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanun ile değiştirilen maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Ticaret mahkemesince verilen nihaî kararlar, 160 ıncı maddenin son fıkrasına göre alınan masraftan karşılanmak suretiyle mahkemece re'sen taraflara tebliğ olunur.Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı da tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır. ..." 2004 sayılı Kanun’un maddesinin 5311 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki hâlinin ilgili kısmı şöyledir: "Ticaret mahkemesince verilen nihai kararlar tebliğden itibaren on gün içinde temyiz edilebilir. Kararlar 160 ıncı maddenin son fıkrasına göre alınacak masraftan karşılanmak suretiyle mahkemece resen taraflara tebliğ olunur...." 2004 sayılı Kanun’a 5311 sayılı Kanun'un maddesiyle eklenen geçici maddesi şöyledir: "Bölge adliye mahkemelerinin, 2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar İcra ve İflâs Kanununun bu Kanunla yapılan değişiklikten önceki temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümleri uygulanır." 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:“Hüküm "Türk Milleti Adına" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:…ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.…” 6100 sayılı Kanun'un geçici maddesi şöyledir:"(1) Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. (2) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. (3) Bu Kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hallerde bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır." 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı mülga Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: '' Karar aşağıdaki hususları kapsar: ...... Hüküm sonucu ile varsa kanun yolu ve süresi, ...'' 1086 sayılı mülga Kanun’un dava tarihi itibarıyla yürürlükte olan maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Temyiz süresi on beş gündür. Temyiz süreleri, ilâmın usulen taraflardan her birine tebliği ile işlemeye başlar."