4. Hukuk Dairesi 2019/1174 E. , 2019/3183 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 21/09/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulüne dair verilen 14/04/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili taraf
**4. Hukuk Dairesi 2019/1174 E. , 2019/3183 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve diğerleri aleyhine 21/09/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulüne dair verilen 14/04/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kasten yaralama nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın maddi tazminat istemi yönünden reddine, manevi tazminat istemi yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm, davacı ile davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, olay tarihinde evinin önünde davalılar tarafından sopa ile dövülerek yaralandığını, söz konusu fiile ilişkin yapılan ceza yargılaması sonucunda davalıların ayrı ayrı hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek hükmün açıklanmasının geriye bırakıldığını, saldırı sonrası yüzünde sabit iz oluştuğunu ve görme duyusunda kayıp yaşadığını, manevi olarak da zarar gördüğünü belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar, olayın haksız tahrik sonucu meydana geldiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece; davacının somut maddi bir zararı olmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, davalıların iştirak halinde davacıyı darp ettikleri ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/105 esas sayılı kararı ile sabit olması dikkate alındığında ise manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından, taraflar arasındaki yargılamanın son oturumunda hüküm olarak; “davanın maddi tazminat yönünden reddine, manevi tazminat yönünden kısmen kabul kısmen reddine” biçiminde karar verilmişken; daha sonra yazılan gerekçeli kararda; “davanın 5.000,00 TL maddi tazminat yönünden reddine, 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin ise 2.500,00 TL yönünden reddi ile 2.500,00 TL yönünden kabulü ile dava tarihi olan 21/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine” karar verilmiştir. Şu durumda kısa kararda manevi tazminat yönünden kabul edilen kısım ve faiz hakkında hüküm kurulmadığı gibi, HMK 297/2 gereğince kısa kararın gerekçeli karar ile de uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır. Böyle bir durumun bozma nedeni oluşturacağına ve bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi giderme koşuluyla vicdani kanaatine göre karar verebileceğine, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nca 10/04/1992 gün ve 7/4 sayıyla karar verilmiştir. Mahkemece kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi için kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 29/05/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.