11. Ceza Dairesi 2012/2923 E. , 2013/2326 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1) Sanıklar ... ve ... için: a) Resmi nitelikteki sahte evrakı kullanmak suçu nedeniyle: Lehe olduğu değerlendirilen 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına. b) Nitelikli dolandırıcılık suçu nedeniyl…
**11. Ceza Dairesi 2012/2923 E. , 2013/2326 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1) Sanıklar ... ve ... için: a) Resmi nitelikteki sahte evrakı kullanmak suçu nedeniyle: Lehe olduğu değerlendirilen 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80, 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına. b) Nitelikli dolandırıcılık suçu nedeniyle: 5237 sayılı TCK.nun 158/1-e-son, 43/1, 168/2, 62/1, 52/2, 52/4. maddeleri gereğince sanığın 1 yıl 15 gün hapis cezası ve 4.320 TL adli para cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına. 2) Sanıklar ... ve ... için:Resmi Belgede Sahtecilik suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmış ise de ; atılı suçu işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, atılı suçu işledikleri hususunun sabit olmadığı anlaşıldığından CMK 223/2-e-son maddesi gereğince beraatlerine, Sanık ... Uras müdafilerinin vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezasının süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip incelenerek gereği görüşüldü. I-Sanıklar ... ve ... haklarında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelen sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Cumhuriyet savcısının sanıklar ... ve ... haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet ve Cumhuriyet savcısı ve katılan kurum vekilinin sanıklar ... ve ... haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde gelince: 1-03.04.2006 tarihli iddianameyle sanıklar ... ve ... haklarında sadece “nitelikli dolandırıcılık” suçundan dava açıldığı halde; ayrıca resmi belgede sahtecilik suçundan da hüküm kurulduğu, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının bağımsız suçlar olup, birinin diğerine dönüşmeyeceği ve hükmün konusunun iddianamedeki fiil olduğu gözetilmeden ve bu hususta ek iddianame de düzenlettirilmeden iddianame kapsamı dışına çıkılarak dava açılmayan resmi belgede sahtecilik suçlarından hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 225. maddesine muhalefet edilmesi, 2-Doktor olan sanıklar ... ve ...' nun eczacı ve yardımcıları tarafından temin edilen hastaları görmeden ve muayene etmeden veya hastalıkları ile bağlantısı olmayan pahalı ilaçları yazarak ve protokol kaydı da bulunmayan sahte reçeteler düzenlediklerinin iddia olunması, ...' nün 01.07.2004 gün ve 3 sayılı teftiş raporunda; doktor olan sanıklardan ...' in hastalar ..., ... ve ... adına düzenlediği 13 adet reçetenin protokol kayıtlarının bulunmadığı ve bu sanığın ..., ..., ..., ..., ..., ...'i, diğer sanık ... Mısırlıoğlunun ise; hastalardan ... ve ...' i muayene etmeden bu kişiler adına yaklaşık 50 adet reçeteyi sahte olarak düzenlediklerinin tespit edilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi açısından; öncelikle suça konu reçete asıllarının getirtilmesi, teftiş raporunda adı geçen adlarına reçete düzenlenen ve müfettişe verdikleri ifadelerinde muayene olmadıklarını beyan eden ancak kovuşturma aşamasında dinlenmeyen ..., ..., ..., ..., ...' nın dinlenerek reçeede adı geçen doktora muayene olup olmadıklarının ve reçetelerin muhteviyatındaki ilaçların eczaneden eksiksiz olarak alıp almadıklarının, reçetelerdeki imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, suça konu reçetelerin ilgili (adı geçen) doktorlara gösterilerek reçetelerdeki yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığı sorularak gerektiğinde reçetelerdeki yazı ve imzalar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinde reçetelerde belirtilen teşhislere ilişkin sağlık raporu ve tetkik evrakları getirtilerek reçetelerde yazılan ilaçların miktar ve doz bakımından teşhislere uygun olup olmadığının da bilirkişilere tespit ettirilmesinden sonra, suça konu reçete asıllarında tahrifat veya ilave yapılıp yapılmadığının, ilave yapılmışsa mühür veya imzaya ilişkin mahkemece gözlem yapılarak aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra sonucuna göre toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıklar ... ve ...' nun hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen sebepten dolayı, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.