11. Hukuk Dairesi 2010/9388 E. , 2012/11357 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/01/2010 tarih ve 2008/735-2010/27 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.06.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanm
**11. Hukuk Dairesi 2010/9388 E. , 2012/11357 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/01/2010 tarih ve 2008/735-2010/27 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26.06.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısı İsviçre’de yerleşik dava dışı Tetrapak İnternational SA'nın İzmir'de mukim Tetrapak Paketleme Sanayi ve Tic. A.Ş'ne 13. Eylül 2006 tarihli Proforma fatura tahtında göndermiş olduğu 84.600 kg ağırlığındaki polietilen emtiası 5 konteynıra yüklenerek 17.09.2006 tarihinde Anvers Belçika Maersk Barcelona gemisine yüklendiğini, geminin boşaltma limanı İzmir'e doğru yola çıktığını, taşıma konusu emtianın İzmir’de tahliye edilerek alıcı Tetrapak A.Ş’ne teslim edildiğini, konşimento muhteviyatı konteynır alıcı tarafından açıldığında kesik bir koku ve kapı kenarında bir takım kirlilik ve böcek olduğunun görüldüğü, hasarın sigorta şirketine ihbar edildiği ekspertiz incelemesi sonucunda konteynır içindeki kokunun daha önce taşınan emtiaya ait olduğunu ve polietilen yüküne sinerek emtiayı kullanılamaz hale getirdiğinin tespitinin yapıldığını, sovtaj indirimi dikkate alınarak hasar miktarının 10.251,61 Euro olduğunun belirlendiğini ve sigortalısına bu miktar tazminatı ödediğini, yükteki zararın konteynırdan kaynaklandığını, TTK 1019 maddesi gereğince kendisi tarafından tedarik edilen konteynırın yüke ve taşımaya elverişsiz olması sebebi ile davalının sorumlu olduğunu, TTK 1235/7 uyarınca gemi üzerinde alacak hakkının da doğduğunu, davalı aleyhine yapılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Maersk Barcelona gemisi donatanı/taşıyanına izafeten Maersk Denizcilik AŞ vekili, öncelikle davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, TTK 1067 maddesi gereğince yükün zarara ve ziyaa uğramasından kaynaklanan tazminat davalarının teslimden itibaren en geç 1 yıl içinde açılması gerektiğini, dava konusu taşımada malların 17.09.2006 tarihinde Anvers limanında gemiye yüklendiğini ve geminin 28.09.2006 tarihinde varma limanı olan İzmir limanında tahliye edildiğini, dolayısıyla bu taşımadan dolayı hasar iddiasına dayanılarak açılacak davanın en geç 28.07.2007 tarihinde açılması gerektiğini, davacı tarafından davaya konu icra takibinin 25.10.2007 tarihinde yaptığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda takibin hak düşürücü süre geçmeden önce başladığı, icra takibinin dava açılmış sayılması için yeterli olduğu ve takip tarihinin dava tarihi sayılacağından dolayı davanın süresinde açıldığı hususu benimsenmiş ise de, davacının TTK 1067 maddesine göre süresinde dava açmayıp takip yapmasının yeterli olmadığı, TTK 1067 maddesinde mahkemeye müracaat ibaresinin dava açmak olarak yorumlanması gerektiği, buna göre davanın TTK 1067 maddesinde ön görülen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesine dayalı ödenen tazminatın, davalı taşıyandan tahsili için yapılan icra takibine olan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece Dairemizin kararları emsal gösterilmek suretiyle TTK 1067. maddesinde mahkemeye müracaat ibaresinin dava açmak olarak yorumlandığı, davacının TTK 1067. maddesine göre süresinde dava açmayıp, takip yapmasının yeterli olmadığı gerekçesiyle, 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir. Ancak daha önce Dairemizin 2007/218 -2008/8219 sayılı kararında da belirtildiği gibi icra takibinin yapılmasının TTK’nun 1067. maddesinde belirtilen “mahkemeye müracaat” sayılmayacağı kabul edilmiş ise de, bu hususta uygulamada ortaya çıkan tereddütleri gidermek açısından Dairemizin eski tarihli uygulamalarının isabetli olacağı ve TTK’nun 1067.maddesindeki “mahkemeye müracaat” ibaresinin icra takibinde bulunmayı ve Borçlar Kanunu'nun dava açılmasına eşit saydığı diğer muameleleri de kapsadığı kabul edildiğinden (Dairemizin 10.10.1973 gün ve 1973/3017-3757K. ve 28.10.2010 gün ve 2009/559-2010/10959 K.) mahkemece, somut olayda hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin bu esasa göre tesbiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.