Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/6983 E. , 2024/5218 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6983 Karar No : 2024/5218 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGIL…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/6983 E. , 2024/5218 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6983 Karar No : 2024/5218 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Dava; Uşak Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacı tarafından, 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin 2012 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E: ... K: ... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiş olup, anılan karar Danıştay Onikinci Dairesinin 19/03/2014 günlü, E:2013/8877, K:2014/1772 sayılı kararıyla bozulmuş, bu karara yönelik davacının karar düzeltme istemi Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesinin 29/12/2015 günlü, E:2015/10928, K:2015/8645 sayılı kararıyla gerekçeli olarak reddedilmiştir. Danıştay Onikinci Dairesinin 19/03/2014 günlü, E:2013/8877, K:2014/1772 sayılı ve Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesinin 29/12/2015 günlü, E:2015/10928, K:2015/8645 sayılı kararlarında belirtilen hususlar yönünden yeniden yapılan inceleme sonucunda ...İdare Mahkemesinin ...günlü, E: ..., K: ... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptali ile parasal hakların ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş; anılan karar Dairemizin 26/10/2021 günlü, E:2021/1892, K:2021/3774 sayılı kararıyla onanmış ise de bu karara yönelik davalı idarenin karar düzeltme istemi Dairemizin 08/03/2022 günlü, E:2022/282, K:2022/1118 sayılı kararıyla kabul edilerek ...İdare Mahkemesinin ...günlü, E: ..., K: ... sayılı kararı bozulmuştur. ...İdare Mahkemesinin ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararıyla davanın açıldığı tarihte davacının görev yaptığı Uşak ilinin bağlı olduğu yargı çevresinin değişmesi sebebiyle davanın yetki yönünden reddine, dava dosyasının yetkili ... İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararla; dava konusu işlemin iptali ile davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının terfi tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesi talebine ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Danıştay İkinci Dairesinin 27/04/2023 günlü, E:2023/940, K:2023/2361 sayılı kararıyla, ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E: ..., K: ... sayılı kararın iptale ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 27/04/2023 günlü, E:2023/940, K:2023/2361 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle yeniden yapılan inceleme sonucunda Uşak İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; parasal hak istemine ilişkin kısmın temyiz edilmeden kesinleşmesi nedeniyle dava dosyası bozulan kısma hasren incelenerek, davacının liyakaten yapılan değerlendirmesinde yetersizliğinin davalı idarece somut delilleriyle ortaya konulamadığı, bu haliyle davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; Emniyet teşkilatında rütbe terfi işlemlerinin, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesi, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik ile emsal yargı kararları uyarınca tesis edildiği; kadro durumu da dikkate alınarak liyakatli personelin terfi etmesinin amaçlandığı, terfi durumu Değerlendirme Kurulunda görüşülen davacı hakkında yasa ve mevzuata uygun olarak “terfi etmez” kararı verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görülerek yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 4638 sayılı Yasa ile değişik 55. maddesinde; terfilerin kıdem ve liyakata göre yapılacağı, her bir rütbe için belirlenen zorunlu bekleme süreleri sonunda bir üst rütbeye terfi edilebilmesi için bekleme süresi kadar olumlu sicil alınması ve bir üst rütbede boş kadronun bulunması gerektiği; kıdem sırasının her yıl duyurulacağı; polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde mevcut rütbedeki fiili çalışma süresinin esas alınacağı ve kıdem sırasının tespitinde de bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun'a dayanılarak 10/08/2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle (Mülga) Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 9. maddesinde, polis amirlerinin rütbelere terfilerinin, anılan Yönetmelik'in 11. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla kıdem ve liyakata göre yapılacağı; 11. maddesinde, polis amirlerinin bir üst rütbeye yükselmesi için, üst rütbede boş kadro bulunmasının; bulundukları rütbede 10. maddede gösterilen bekleme süresi kadar fiilen çalışmış olmalarının; bekleme süresi içerisinde, zorunlu en az bekleme süresi kadar olumlu sicil almış olmalarının gerektiği; 14. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan metninde; Devlet memurluğunu sona erdirecek veya meslekten çıkarmayı gerektirecek suçlardan dolayı haklarında adli veya idari soruşturma açılanların rütbe terfi işlemlerinin, kurullarca haklarında rütbe terfilerine karar verilmiş olsa dahi durdurulacağı; 15. maddesinde, kıdemin tespitinde, polis amirlerinin bulundukları rütbeye atandıkları tarih ve rütbe terfiinde değerlendirilen çalışma sürelerinin esas alınacağı; 16. maddesinde, kıdem sırasının tespitinde; bulunulan rütbeye atanma tarihi önce olanın, aynı tarihte terfi edenlerden, bulundukları rütbedeki zorunlu en az bekleme sürelerinde almış oldukları son üç yıl sicil notlarının ortalaması yüksek olanın, sicil notlarının eşitliği halinde bulunduğu rütbede ödül ve takdirnamesi fazla olanın, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise sicil numarası daha küçük olanın, diğerine göre daha kıdemli sayılacağı; 24. ve 25. maddelerinde ise, Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurullarının, terfi edecek personel hakkında; bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiillerini, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarını veya soruşturma bilgilerini ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerini, sicil, ödül ve takdirname bilgilerini, meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlarını değerlendirerek edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verecekleri kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden; polis amirlerinin üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel iki ölçütün, kıdem ve liyakat olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, bir terfi döneminde terfi etmeyi hak eden amirlerin kıdemlerine göre sıralanmasından sonra, belirlenen sıralamaya göre her birinin liyakat yönünden değerlendirilmesi, liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesi, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesi gerekmektedir. Liyakatin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinde ise; personelin aldığı sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiilleri, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezaları veya soruşturma bilgileri ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerin niteliği bir bütün olarak dikkate alınmalıdır. Bu itibarla; Dairemizin 29/02/2024 günlü, E:2023/6983 sayılı ara kararı ile davalı idareden, davacının terfisinin görüşüldüğü 2012 yılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunda, davacının ve terfiye aday diğer personelin kıdem sırasını, sicil notunu (performans değerlendirme notunu), geçmiş yıllarda alınan takdirnameler, başarı belgesi, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini; mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini; bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezaları, disiplin cezalarını, devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini ve Yönetmelik'te belirtilen sınavlar sonucunda elde edilen başarı durumlarını içeren listenin onaylı bir örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. Ancak, davalı idarenin 08/05/2024 günlü cevabi yazısı ile gönderilen listede sadece "rütbe kıdemini geciktiren süreler" ile "takdir/taltif" sayısına yer verilen listenin gönderildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, davacının liyakat yönünden değerlendirilmesine olanak sağlamayan liste nedeniyle dava konusu işlemin hukuki denetimi yapılamayacağından, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, söz konusu iptal kararı, davacının 2012 yılı için doğrudan terfi ettirilmesi anlamına gelmeyeceğinden, davalı idare tarafından kararımızda belirtilen liyakate ilişkin unsurları içeren listenin oluşturulması suretiyle yapılacak değerlendirme sonucunda yeniden karar verilmesi gerektiği açıktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E: ..., K: ... sayılı temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.