Başvuru, yürütülen yargılamada delillerin eksik toplanması ve davanın makul sürede sonuçlandırılamaması nedenleriyle adil yargılama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yürütülen yargılamada delillerin eksik toplanması ve davanın makul sürede sonuçlandırılamaması nedenleriyle adil yargılama hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 11/10/2013 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 21/4/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm tarafından 29/5/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 1/7/2014 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. OLAYVE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu "kasten öldürme, yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından 26/4/2003 tarihinde gözaltına alınmış, İstanbul (Kapanan) Devlet Güvenlik Mahkemesinin 2003/28 Sorgu sayılı kararıyla 30/4/2003 tarihinde tutuklanmıştır. İstanbul (Kapanan) Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı, 1/5/2003 tarihli ve 2003/519 sayılı iddianameyle başvurucu hakkında isnat edilen suçlardan cezalandırılması talebiyle aynı yer Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açmıştır. A.O.K.nın öldürülmesi olayı ile ilgili 30/8/2002 tarihli olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağında klasik otopsi yapılması gerektiği bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 7/11/2002 tarihli raporunda;çürüme nedeniyle ölü lekelerinin lokalizasyonun ayırt edilemediği, zenci başı görünümü olduğu, sol kol medialde 30x10 cm'lik ekimoz alanı saptandığı, sol ramus mandibula altından başlayıp arkaya doğru uzanan 7 cm uzunluğunda 0,1 cm genişliğinde çizgisel cilt lezyonu görüldüğü, bu bölgede ekimoz saptandığı, solda ön aksiller çizgide 2-7 kodları, sağda ve kodları, arka aksiller hatta da ve kodların kırık olduğu, boyun arka kısmında, boynun arkaya deviye olması sonucu oluşan boydan boya kat izi bulunduğu bildirilmiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İhtisas Kurulunun 29/1/2003 tarihli raporunda A.O.K.nın ölümünün zorlama bir ölüm olduğu belirtilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 11/10/2011 tarihli ve E.2003/73, K.2011/248 sayılı kararıyla başvurucu, kasten insan öldürme suçundan 20 yıl hapis, yağma suçundan 8 yıl hapis, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiş ve tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Gerekçenin ilgili kısımları şöyledir:" Tüm dosya kapsamı sanık savunmaları, şikayetçi A. Y.'nin hazırlık aşamasındaki beyanları, genel adli muayene raporu, diğer bilgi ve belgeler bir bütün olarak incelenmesi sonucunda;... ile Talat Şahin'in diğer sanıklar H.İ.S. ve F. Z. ile birlikte 3 gün boyunca elleri ve gözleri bağlı vaziyetteki müştekiyi sorguladıkları, dövdükleri ve Talat Şahin ve F. Z.'nin zaman zaman müştekinin başında nöbetleşe olarak bekledikleri maktül A. O. K.'nin alacağının tahsili maksadıyla müşteki A.Y.'nin mal varlığının araştırılması ve bu parayı ödemesi hususunda onu zorladıkları, . netice itibariyle 3 gün süre ile alıkoydukları müşteki A.Y.'nin bu alacak konusunda sorumlu bulunmadığı kanaatine vardıkları ve A.Y.'nin bu olanları kimseye anlatmaması, aksi halde kendisine ve yakınlarına zarar verileceği şeklinde gerekli ikazlar yapıldıktan sonra işyerine yakın bir yere götürülüp bırakıldığı,... Atılı suçun, suç tarihi itibari ile yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 499 maddesinde tarif edilen para temin etmek maksadı ile tenhaya adam kaldırmak mahiyetinde olduğu, ancak bu suçun daha sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın da benzer bir tanımlamasının ve paralel bir düzenlemesinin bulunmadığı, dolayısıyla sanıkların eylemlerinin nitelikli yağmaya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturacağı kabul edilerek,... Ölü muayene tutanağı, adli tıp raporlarından ölen A. O. K.'nin aldığı darbelerin sayısı, darbelerin birden fazla kod kırığına neden oluşu, ölenin domuz bağıyla bağlanmak suretiyle aldığı darbelerle, öleceğinin muhakkak olduğunun sanıklar tarafından da değerlendirilebileceği kabul edilerek, kastın aşılması suretiyle adam öldürmenin sınırlarının aşıldığı ve sanıklar . Ve Talat Şahin'in, kasten A. O. K.'yi öldürdüğü kabul edilmiş ve kasten adam öldürme suçundan cezalandırılmalarına;... karar vermek gerekmiştir." Başvurucunun temyizi üzerine bahsi geçen karar Yargıtay Ceza Dairesinin 3/7/2013 tarihli ve E.2013/2300, K.2013/4743 sayılı ilamıyla onanmıştır. Nihai karar başvurucuya 17/9/2013 tarihinde müddetname ile birlikte tebliğ edilmiştir. Başvurucu 11/10/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 1/2/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun maddesi şöyledir:"Her kim, bir kimseyi kasten öldürürse 24 seneden 30 seneye kadar ağır hapis cezasına mahkûm olur." 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrası ve maddesinin (2) ve (3) numaralı fıkraları.