16. Hukuk Dairesi 2014/10664 E. , 2014/13624 K. "" MAHKEMESİ : SİLİFKE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/10/2013 NUMARASI : 2011/606-2013/1008 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki Belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 243 ada 111 parsel sayılı 1.562,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıc…
**16. Hukuk Dairesi 2014/10664 E. , 2014/13624 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SİLİFKE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/10/2013 NUMARASI : 2011/606-2013/1008 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki Belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 243 ada 111 parsel sayılı 1.562,78 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın alma nedeniyle davalı M.. G.. adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı M.. G.. tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dosya kapsamında jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiden alınan raporda, Harita Genel Komutanlığından gönderilen hava fotoğraflarının içinde ... Köyü'ne ait hava fotoğrafları bulunmadığından 2010 yılına ait uydu fotoğrafları üzerinden inceleme yapıldığı belirtilmiş, buna göre de dava konusu taşınmazın bir bölümünün fotoğrafta toprak olarak görüldüğünden söz edilmiş, ziraatçi ve jeoloji bilirkişi raporunda ise fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümün taşlık ve kayalık olduğu, (A) harfi ile gösterilen bölümün de zilyetlikle iktisaba elverişli olmadığı vurgulanmıştır. Keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler A.. D.., V.. K.. ve İ..K.., taşınmazın dikilen bölümlerinin 30 yıldır aynı nitelikte kullanıldığını belirtmişler, tespit bilirkişilerinden A.. D..e ve M.. K.. ile davalı tanığı D.. A..U.. da yine aynı yönde beyanda bulunmuşlardır. Belirtilen durumlar karşısında; alınan bilirkişi raporları, içerikleri itibariyle yetersiz olduğu gibi yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla da belirgin şekilde çelişkili sonuçlar ortaya koymuştur. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle; kadastro tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesi zaman dilimi içerisinde farklı tarihlere ait en az 3 hava fotoğrafı, bu hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları istenilerek dosya arasına konulmalı, bundan sonra, taşınmazların bulunduğu yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından